Esta foto fue tomada en 1946. Este tipo es Ken Shimizu. Tiene 35 años y es padre de 2 hijos. Shimizu no hace deporte, duerme 10 horas al día y come lo que quiere. Incluso bebe cerveza en vez de agua. ¿Qué hace Shimizu para conseguir ese cuerpo? Shimizu no tiene ningún secreto. Shimizu es el que está sentado en la esquina inferior izquierda de la foto. En cuanto a ese tipo que está chupando cámara en el medio, no sé quién es.
@vanmutoka1 « Peu importe que le chat soit noir ou blanc « …
je crois qu’il voulait dire escro ou reglo argent sale ou propre l’essentiel c’est de gagner peu être que les africains sont trop reglo 🤔
Nikola Tesla’nın "Beyin bir alıcıdır" felsefesini, kuantum/ezoterik bir bakış açısıyla ve biyolojik bir şemayla açıklayan oldukça estetik, illüstratif bir Japonca infografik.
Sağ üstte evrenden gelen sinyaller var. Evrende her türlü bilginin birer dalga titreşim olarak var olduğunu gösteriyor. Bu enerjiler durmaksızın aşağı doğru akar ve tüm canlılara ulaşır.
Sol üstte gözle görülmeyen elektromanyetik dalgalar ve frekanslar var. Bunlar bilgiyi taşıyan araçlardır. Şemada Tesla’nın bu mekanizmayı tıpkı bir telsiz/radyo sistemi gibi kavradığı belirtilmiş.
Evrensel bilgi çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Frekanslar ve boyutlar arası geçişler bir tür filtrelemeden elenerek aşağı iner. Üst boyutlardaki bilgi daha evrensel ve bütünselken, aşağı indikçe kişiselleşir ve özelleşir(Sağ Orta).
Sol ortada sinir ağı/nöronlar var. Sinir hücrelerinin dendritleri ve aksonları (çizimdeki ağaç köküne benzeyen yapılar), evrenden gelen bu sinyalleri yakalayan birer anten görevi görüyor. Yani beyin bilgiyi kendi kendine üretmez, dışarıdan gelen sinyalleri toplayan ve dağıtan bir ağdır.
Beyin = Alıcı (Sağ Alt): Tesla’nın meşhur teorisini özetlemiş. "Beyin bilgiyi yaratan bir organ değil, evrenden gelen sinyalleri alan, yorumlayan ve bilince ulaştıran bir cihazdır." Çizimin en altında beynin bir radyo bobini/devresi gibi konumlandırılması da bu mekanik benzetmeyi destekliyor.
Duyusal Dönüşüm (Sol Alt): Alınan ham bilgi ve frekanslar, beyin içinde dönüştürülerek görme, işitme, dokunma gibi duyulara dönüştürülür. Bizim gerçeklik algısı dediğimiz şey, bu dönüşümün sonucudur.
"Düşünce, beynin içinde üretilen bir şey olmaktan ziyade dışarıdaki (evrendeki) bilginin beyin tarafından algılanması ve dönüştürülmesi sürecidir."
İnsanı sadece kendi kafatasının içine sıkışmış biyolojik bir yapıdan çok daha fazlası, yani evrensel bir ağın aktif bir parçası olarak konumland��rmış. Eğer beyin bir alıcıysa, bilinç beynin ürettiği bir yan ürün değil evrende halihazırda var olan ve beynimizin akort edildiği küresel bir yayındır. Bir televizyonu kırdığınızda sinyal yok olmaz, sadece o cihaz artık o frekansı yakalayamaz. Ölüm veya bilinç kaygısı bu modele göre sadece cihazın kapanmasıdır, yayının değil.