“Fon krizinden imara, kamu kurumlarından belediyelere, iş dünyasından sivil topluma rüşvet ve yolsuzlukların suçluları ve sorumluları kim olursa olsun, hesap vermelidir.”
Evladına gönderdiği 283 lirayı 'terör finansmanı' sayıp hasta yaşlı bir kadını 4 yıldır cezaevinde tutanlar; 2 milyarlık fon talanının faillerini koruyor.
Bu ikiyüzlü düzen, çökmüş bir adalet sisteminin resmidir.
@mehmetdemirtr Listesi sendeyse neden yaplaşmıyorsun 200 bin birde kamuda aklımızla alaymı ediyorsunuz
Eğer böyle birşey yoksa bu alenen biZi türk milletini kandırmaktır
Bir ağır ceza mahkemesi, AİHM'in ihlal kararı sonrası yapılan yeniden yargılama sonucu, hakkında verilen önceki mahkumiyet hükmünün kaldırarak başvurucunun beraatine karar verdi. 👇👇
AİHM’den bugünlerde sık sık ihlal kararları geliyor.Adalet Bakanı binlerce kişi hakkında tutuklama kararı açıklıyor.Bu devletimiz için ne demek, düşünen varmı?
@AhmetCelik95464 Ahmet milletin parasını verin hırsızlara haramzedelere söyle sana zahmet
Ülke at çiftliğine dönmüş üç harfliler ülkeyi yönetiyor gabarda petrolümüz çıktı mazot 100 lirayı geçti karadenizde gazımız çıktı fatura ödemiyoruz şimdi % 47 mi aptal yoksa % 53 mü zekan buna yetiyor mu
@CavitKarab62097@burhanduran@umitonaltr Militan olup olmadığınıa sen mi karar vereceksin devlet nerde o zaman sen mahkememisin madem karar verdin bu adam niye dışarda içeri at ülke kurtulsun tek kurtuluş onda ya !!!!
@zuleyha0816 Milletten çalınan paraları sen bülbül olup ötermisin Zuleyha
Yediğiniz haram lokmalar kıçınızda dert olsun
Adamın suçu çalınan paraları yapılan yanlışları eleştirmek mi
Allah çarpmış bu Ak kavmini felç olmuş beyinleri
13. YARGI PAKETİ…
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 13. Yargı Paketi’nin ekim ayında Meclis’e sunulacağını açıklamıştı.
Adalet Bakanlığı ile AK Parti grubu arasında geçen hafta bir görüşme daha gerçekleşti.
Edindiğim bilgilere göre paket, 24-25 maddeden oluşacak ve 12. Yargı Paketi’nin devamı niteliğinde olacak.
@TubaGulquler Başındaki sarık mı seni kurtaracak haksızlığa birgün ses çıkarttın mı haram yiyene milletin parasını çalana birşey dedin mi nasıl bir iman bahşetmiş sana İman timsali dersen Alpaslan hocayı örnek alında biraz insan olun insan
“Herhalde öldürdüğüm sivrisineklerin bedelini ödüyorum burada. Çünkü bunun ötesinde hayatım boyunca kimseye bir kötülük yapmadım, kimsenin hakkını yemedim.”
Cuma günü Silivri Cezaevi’nde Mine Özerden’le de sohbet ettik. Kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algının aksine, şiddet olaylarıyla en ufak bir ilgisi olmamasına rağmen Gezi davasında 18 yıl hapis cezasına mahkûm edilen Mine Hanım dört buçuk yıldır cezaevinde.
Onu en çok üzen şeylerden biri, uğradığı haksızlığın bedelini yalnızca kendisinin ödememesi: “Dört buçuk yıldır annemin, kızımın, sevdiklerimin hakkı da yeniliyor. Onlara karşı sorumluluklarımı yerine getirme imkânım da elimden alınmış.”
Bir insanı hapsettiğinizde yalnızca onun hayatına müdahale etmiyorsunuz. Anne ve babasının, eşinin, çocuklarının, yakınlarının hayatından da geri getirilemeyecek yıllar alıyorsunuz. Hapsin yol açtığı tahribat, cezaevinin duvarlarıyla sınırlı kalmıyor.
Mine Hanım’a göre asıl mesele kötülüğü kimin yaptığı değil, kötülüğün yapılabiliyor olması. Failleri tek tek saymak bu yüzden yeterli değil. Haksızlığı mümkün kılan düzeni, onu olağanlaştıran alışkanlıkları ve bütün bunlara karşı sessiz kalmanın sonuçlarını da konuşmak gerekiyor.
“Eşyalar kullanılmak, insanlar sevilmek için vardır. Bugün ise eşyalar seviliyor, insanlar kullanılıyor” diyor. “Sürekli siyaset konuşuyoruz, oysa asıl konuşmamız gereken etik.”
İnsanı kendi başına değer taşıyan bir varlık olarak değil, amaçlara ulaşmak için kullanılabilecek bir araç olarak gören anlayışla yüzleşmeden, yaşadığımız hukuksuzlukların kaynağını da yeterince kavrayamayız.
Bir arada durmanın önemini de özellikle vurguladı. Herkesin her konuda aynı düşünmesi, aynı siyasi görüşü paylaşması gerekmiyor. Ama temel hak ve özgürlükler söz konusu olduğunda ortak ilkelerde buluşabilmek, farklılıklarımıza rağmen birbirimizin hukukunu savunabilmek çok önemli.
Ayrılırken aklımda en çok bir cümlesi kaldı: “Bilenin bilmeyene, olanın olmayana borcu vardır.”
Bu söz, özgür olanların özgürlüğünden mahrum bırakılanlara karşı sorumluluğunu da hatırlatıyor. Haksızlığa uğrayanları unutmamak, onların sesini duyurmak ve başkalarının hukukunu da kendi hukukumuz kadar önemsemek, bu sorumluluğun gereği.
Mine Özerden’in ve hukuksuz biçimde özgürlüğünden mahrum bırakılan herkesin bir an önce sevdiklerine kavuşmasını diliyorum.
Hukuk devletinin vazgeçilmez güvenceleri olan bu ilkeler, neden dün yüz binlerce insanın hayatı karartılırken aynı kararlılıkla savunulmadı? İnsan onuru, insanın kim olduğuna göre mi korunur; adalet, kimin hakkı söz konusu olduğuna göre mi biçim değiştirir? Asıl mesele, bugün 214 kişinin isimlerinin açıklanıp açıklanmaması değildir. Asıl mesele, hukukun evrensel ilkelerinin neden herkese aynı ölçüde uygulanmadığıdır.
Sessizliğin bedeli ağırdır!
Sırrı Er'in Yazısı Ocakmedya'da
“Lekelenmeme Hakkı, Mâsûmiyet Karînesi ve İnsan Onuru” https://t.co/pRbcg9Fk72 @ocakmedya aracılığıyla @konusmasanati#ocakmedya
Anayasa Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının yerine getirilmemesi dolayısıyla Devletin mahkum edildiği tazminat miktarlarının rücu yoluyla ilgililerden tahsil edilmemesi, siyasetin duyarlı olduğu olaylar bağlamında yargının yürütmenin etkisiyle karar verdiğinin açık kanıtıdır!
17 Ekim Cumartesi günü @SamsunKHKPLATF nun davetlisi olarak Samsun’da olacağım.
Kadın kadına 10 yıldır yaşananları hukuk,sosyoloji,psikoloji ve en önemlisi “insanlık” ekseninde konuşacağız, dertleşeceğiz. Uygun olanları bekleriz.