Allah Yönetime Değil Devlete Millete Zeval Vermesin Diyor.. Sözün Bittiği Yer.
2 Gün Sonra İş Arkadaşınız Terörist Olabilir.Aftan Yararlanıp Devlet Dairelerinde İmkan Şaşırtmz
2 Gün Sonra Otobüste Yanınızda Arkadaşınızın Babasını Şehit Eden Terörist Oturabilir.
#ÇerçeveYasası
#BTC#ETH#ALTCOİN#ABD#TÜFE
Kripto Camiasında İsen RİSK ALMAYI BİLECEKSİN.
Kazanamıyorsan Eğer,Önce Kaybetmemeyi Öğreneceksin! Her Gördüğün Duyduğun Gerçek Değil Burası Kurtlar Sofrasından Daha Beter Burda Sizi Kimin Yediği Belli Değil.Av Değil Avcı Olmak ZORUNDASIN!
#BTC#ETH#ALTCOİN
Başarana Kadar Kimseye Anlatmayın! Bırakın Kaybettiniz Sansınlar!Zaman Daralıyor Zamanlada Problemimiz Yok ALLAH ŞAHİDİM BİR ÇOĞUNUZU TEPEYE YAKIN YERLEDEN ÇIKARACAM FOMO YOK SİSTEMİN KÖPEKLERİNE İNANMAK YOK SEN VARSIN @sessizistila58 VAR BİZ VARIZ!
#ALTIN 8.100-8.300₺ #Telegram Kanalında Çok Söyledim.
Hala İçinizde O 10.000₺ Olacak Diye Sallayanlar En İyi Analistler Bile Sizi Kandırdı.HERKES SİSTEMİN KÖPEĞİ.
5.300₺ İLK ALIM YERİM TARİHE NOT⏳
#BTC#ETH#ALTCOİN
2020 den Beri Çok Rahat 1 Daire Sildim.
2020 de Bu Coin Camiası Büyüledi Beni.
Ben Kazanan Kripto Fenomenleri Gibi Değilim Herkes Beni Ne Kadar Kaybettiğimle Tanır.
Burayla İnatlaşan Ya Donundan Olur Yada Zengin Olur.
Çok Parayı Büyütme!Azı Çoğalt⏳
#BTC BEKLENTİM 41.379$ KILÇIKSIZ.
Gün Gün Rakamlar Vereceğim Eğimden Dolayı.
59.GÜN
#BTC 71.300$ Kırıp Üstünde Hafta Kapatmadıkça Yön Tapa Gaz Aşağı⬇️
Haftalık Ma Rsı Üstündeyiz Ama Bu Düşüşün Bittiğine Dair Güçlü Kanıt Değil❤️
Apple'da hesap oluşturalamıyor aylardır . Apple bu konuda bir açıklama da yapmıyor. icloud hesabı açamıyoruz açık olan icloud hesabına 2 adımda doğrulama yapamıyoruz sms kabul etmiyor. Bu sorun ne zaman çözülecek acaba ?
Rehber eşliğinde İshak Paşa Sarayı'nı geziyoruz. Rehber küçük bir camın önüne gelip Bakın, o dönemdeki mimariye; Ağrı Dağı'nı tam olarak bu cama denk getirmişler dedi. Aq Ağrı Dağı'nı nereye koysan görünür zaten puşt
Otoriterliğin Kamufle Edilmiş Yüzleri Ve Sizden Olanın Kirli Ve Gizli Faşizmi.
Otoriterlik, tarihin arşivlerinde unutulmuş bir kavram değildir. Tersine, her çağda yeni maskeler takarak, yeni sloganlar uydurarak ve farklı kimliklerle yeniden doğar.
Renkleri değişir: kırmızı yerine mavi, beyaz yerine yeşil… Bazen bir öğretmenin otoriter sesiyle, bazen savcı cübbesiyle, bazen seçtiğiniz parlamenterin meclis koridorlarında salladığı parmakta, bazen fonlanan bir gazetecinin kalemiyle yazılanlarda, bazen de iradeniz dışında devlet aklı tarafından dayatılan genelgeler ve idari prosedürlerin soğuk baskısıyla karşınıza çıkar.
Asıl tehlikeli yanı, demokrasinin dışında değil, tam da demokrasinin esnek ve kullanışlı dokusu içinde yuvalanabilmesidir.
Toplumsal gerilim anlarında bu potansiyel hızla gerçeğe dönüşür; çünkü demokratik kurumlar, doğru araçlarla manipüle edildiğinde en etkili otoriterleşme zemini haline gelebilir.
Bu sürecin daha sinsi ve yaralayıcı bir boyutu ise “sizden saydığınızdan” gelendir.
Yıllarca adınıza mücadele ettiğini iddia edenler, eleştiriye tahammül edemediği anda birdenbire başka bir yüze bürünür.
Onurlu bir barış talebi, masanın kırılması halinde bile temel ilkelerin ve kimliğin korunmasını savunan bir duruş, hızla “barış karşıtlığı”, “kan dökülmesini istemek” ya da “ölüm arzulamak” gibi iğrenç suçlamalarla yaftalanır.
50 yıllık bir mücadele ve kimlik birikimi, onursuz bir teslimiyeti seçenler tarafından yok sayılır; devlet aklının oyunlarına gelerek kendi geçmişlerini hakaret konusu yapanlar, belden aşağı bir dil ve son kalan trol artıklarıyla omurgalı duruş sergileyenleri hedef alır.
Bu dönüşüm, klasik faşizmden daha tehlikelidir. Çünkü dışarıdan gelen baskı görünür ve direnilebilirken, “içeriden” gelen saldırı güveni, aidiyeti ve ortak hafızayı zehirler.
Hareketler kendi içinde dogmalaştığında, eleştiriyi ihanet saydığında ve kimliği pazarlık konusu haline getirdiğinde, savundukları değerlerin tam tersine evrilirler.
Gerçek barış, teslimiyet değil; karşılıklı onur, hesap verebilirlik ve ilkelerin korunması üzerine kurulur.
Bu yüzden, otoriterliğin her yeni maskesini teşhis etmek kadar, “bizden” görünen yüzünü de cesaretle teşhir etmek gerekir. Aksi takdirde, demokrasi adına yapılan her şey, sessizce onun içini boşaltmaya hizmet eder.