Dünyanın bir ucuna gidip Yunan restaurantı bulunca sevindiğinde Bülent Ecevit’in ���Türk-Yunan Şiiri”ni anlıyorsun.
“sıla derdine düşünce anlarsın
yunanlıyla kardeş olduğunu
bir rum şarkısı duyunca gör
gurbet elde istanbul çocuğunu”
Milliyetçiliğin insana ne yaptığını bu tür örneklerden görebilirsiniz. Ben bir Malatyalı olarak bunu izlediğimde “Ulan ne çok ortak yanımız var” diyorum. Yamtar tayfa bakıp “Cevizli sucuk Ermenilerin değil bizim” diyor. Senin olsa ne oluyor mesela sucuk buhar mı olacak videoda?
Şimdiden not düşmek istiyorum. Erdoğan'ın seçim planı Özgür Özel'le teke tek yarışıp kazanmak. Ki ülkedeki tüm sorunlara rağman gerçekten de kazanır. İkinci KK vakası olsun istenmiyorsa, İmamoğlu aday olamadığı takdirde aday Mansur Yavaş olmalı.
Atatürk’e “İngiliz Kemal” diyen kişi bu ülkede öğretmenlik YAPAMAZ !
Bu şahsı açığa alıp adli süreci başlatacak mısınız? Yoksa adını soyadını ve yolladığınız yeni okulunu açıklayacağım ?
Herkes evladını kime teslim ettiğini bilsin. @Yusuf__Tekin@ispartamem@tcmeb
KKTC'de bugün yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini, gayriresmi sonuçlara göre %62,80 oy oranı ile kazanan, kardeş partimiz CTP'nin lideri, çok değerli dostum Sayın Tufan Erhürman'ı yürekten kutluyorum.
Kıbrıs Türk Halkı bu seçimde yalnızca Sayın Erhürman'ı seçmekle kalmamış, aynı zamanda KKTC demokrasisine ve milli iradeye, kendi çıkarları için dışarıdan müdahale eden, tuttuğu tarafın propagandasını yapmak adına adaya adeta çıkarma yapan zihniyete de cevabını vermiştir.
Son olarak, Ankara'da sadece ülkemizin dış politika görgüsünü değil, hukuku da açıkça hiçe sayan, desteklediği adaya kazandırmak için her türlü kara propagandaya başvuran, bu saatlerde dahi seçim sonuçlarına yönelik hazımsızlığını sosyal medyadan duyuranlar da dileriz Kıbrıs Türkünün mesajını doğru anlamıştır.
Erhürman’ın, devletimiz ile ilişkiler noktasında ortaya koyduğu serin kanlı, yapıcı dili de önemsiyorum.
Yarın güzel ve yepyeni yeni bir güne uyanacak KKTC’de herkesin umut ve mutluluğunu paylaşıyorum.
Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman ile Genel Merkezimizde bir araya geldik.
"Biz kardeş partiler olarak ülkelerimizde iktidar olduğumuzda hem Kıbrıs için hem Türkiye için çok daha iyi günlerin müjdeleneceğine yürekten inanıyoruz."
Halkımız yine olaya en sikko yerden 'denize döktük eğeğeğeğ' yapmış.
Lan 3 tarafı denizlerle çevrili olan ülkende halkının çoğu yüzme bilmiyor, kanallarda çocuklar ölüyor, ayağına kramp girince insanlar ne yapacağını bilmiyor.
Örnek alacağın yere ergen mizahı yapıyorsun.
Zamanında Şahin K diye pornocu bir eleman vardı. Bu adamı Okan Bayülgen’den Saba Tümere kadar herkes canlı yayına çıkarmış, sırtını sıvazlamıştı.
Ama şu kadın kredi borcunu kapatmak için porno film tekliflerini kabul etmek zorunda kalınca kötü kadın oldu.
İki yüzlü bir toplumuz
İmamoğlu ve onlarca CHP’li belediye başkanının hapiste tutulduğu, iktidarın ana muhalefet partisini sindirmeye çalıştığı bir ortamda, CHP’nin Meclis komisyonuna katılmasını çok ciddi bir hata olarak görüyorum. Bu, 19 Mart’tan beri yapılan en büyük stratejik yanlış olur. Eğer hâlâ durdurulma ihtimali varsa, @herkesicinCHP tabanının bu noktada güçlü bir tepki göstermesi gerektiğini düşünüyorum.
Komisyon önerisi ilk olarak CHP’den geldiği ve “Kürt seçmeni küstürmemek” için girilmesi gerektiği savunuluyor. Ancak o öneri yapıldığında Türkiye’de parlamenter sistem vardı. Bugünse, etkisiz bir Cumhurbaşkanlığı rejimi altında, yasayla kurulmamış, hukuki bağlayıcılığı olmayan bir komisyon söz konusu. CHP bir yandan komisyon tartışmalarına dahil olurken, öte yandan belediye başkanlarına yönelik ağır yargı saldırılarını göğüslüyor. Asıl çelişki budur.
Kürt sorununun varlığını inkâr etmeyen, kent uzlaşısı modeliyle Kürtlere yerel düzeyde alan açan, tutuklu Kürt siyasetçilerin haklarını savunan bir CHP, bu komisyona neden katılmadığını Kürt seçmenlere de açık bir şekilde anlatabilir.
Komisyona katılmanın birkaç açıdan ciddi riskleri var:
CHP sürece katılarak Cumhur İttifakı’na meşruiyet kazandıracak ve 19 Mart’tan bu yana yürüttüğü mücadelenin toplumsal enerjisini törpüleme riskiyle karşı karşıya kalacak.
1. Öcalan üzerinden gündeme getirilecek ve toplumda tepki çekecek her önerinin siyasi faturası CHP’ye çıkarılacak.
2. Komisyon süreci tıkandığında, AKP-MHP ittifakı sorumluluğu yine CHP’nin üzerine atacak.
3. Sürece katılım, DEM’in ikircikli tutumunun muhalif kamuoyunca eleştirilmesini zorlaştırırken; İYİP ve ZP gibi partilerin eleştirilerini de CHP’nin üstüne çekecek.
4. Öcalan figürü üzerinden Kürt seçmenler iktidara yanaştırılırken, Türk milliyetçisi seçmenlerle CHP arasındaki mesafe açılacak. Oysa CHP’nin seçim kazanması için her iki tabana da hitap etmesi gerekiyor.
Ancak CHP bu dar ve etkisiz komisyondan ibaret bir sürece mahkûm değil. Kendi alternatif yöntemleriyle, daha şeffaf ve toplumsal meşruiyeti olan bir çizgi izleyebilir.