Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
GS hocası 4 şampiyonluğa ve Avrupa’nin en iyi 16 takımından biri olmasına rağmen apoletlerin gücünü arkasına almadan gayet nezih, yapıcı ve uyum içersinde şikayet etmeden çalışıyor. 1 kere şampiyon olan hocalar bakıyorsun işsiz ve çalımlarından geçilmiyor Youtube da bile.. 4 de 0 çekenler iş buluyor üstelik Greenwood hediye ediliyor. Kötü analiz. Her başkanın sorun çıkarmadan çalıştığı için isteyeceği bir profil Okan Buruk.
-Okan Buruk’a açık mektup-
Sevgili Okan Buruk,
7 Temmuz’da 27.Şampiyonluk hedefi ile yeni sezona başlıyoruz.
Bu hedef gerçekleştirildiği takdirde Türk futbol tarihinde yeni bir ilk başarılmış olacak ve bu başarı en çok Galatasaray’a yakışacak.
Böyle bir başarının arifesine bizi getiren Teknik Direktör Okan Buruk bundan 26 yıl önce yine aynı günlerde bu sefer futbolcu olarak aynı başarının arifesinde 2000-2001 sezonuna başlamıştı.
Bir önceki sezonu Avrupa’dan iki kupa getirerek kapatmış olan Türk futbol tarihinin en iyi takımını durdurmak için her yolu denemekten geri durmayacak olan, benzer marifetlerini yine aynı gözü karalıkla icra ettikleri bir başka sezonda kendi ifadeleri ile “hız sınırını aşmış ve radara yakalanmış” ve neticesinde tarihlerine kara bir leke bulaştırmış olacak bir rakiple karşı karşıyaydı.
Dönemin Galatasaray Başkanı ve yönetimi her ne kadar çok büyük başarıların kazanıldığı bir dönemde görev almış da olsalar bu en önemli sezona başlarken takımın önemli isimlerinin ayrılmalarına engel olamamış hatta bazı ayrılıkların sebebi olmuşlardır.
Fatih Terim’in yerine Mircea Lucescu, ayrılan çok önemli oyuncuların yerine yine çok önemli oyuncular getirilmiş, Türkiye’deki en güçlü kadroya sahip olduğumuz gerçeği değişmemişti.
Ama bir gerçek de futbolculara verilen sözleri uzun zamandır tutamayan, asli görevlerini yerine getiremeyen yönetimle takım arasındaki bağların koptuğu, yöneticilerin bu ortamda bir de oyunculara karşı davranışlarındaki yanlışlar sebebiyle takımın ahenginin eskisi gibi olmadığı gerçeğiydi.
Bu ortamda en çok haksızlık yapılan, hatta kaybedilen şampiyonluğun sorumlusu olarak görülen futbolcu Okan Buruk Galatasaray terbiyesi gereği sessiz sedasız ayrıldı, ileriki yıllarda kendi tribünlerinden ona yöneltilen aşırı tepkilere rağmen gerçekte neler yaşandığını hiç anlatmadı.
Tarih kürsüsünden o günlere yakından tanıklık etmiş ve gerçekleri bilen bir Galatasaraylı olarak tam da 27. Şampiyonluğun arifesinde bunları hatırlatmak gerektiğini düşündüm.
Galatasaray tarihi çok büyük başarılara olduğu kadar bu başarıların ardından gelen ve tamamen iç çekişmelerden dolayı engel olunamayan tuhaf başarısızlıklara da şahitlik etmiştir.
26 yıl önce Galatasaray’da yaşanan buydu.
Bir de sahalardaki asker hakemlerin Galatasaray gollerini tereddütsüz kaldırdıkları bayraklarıyla iptal edişleri, Galatasaraylı futbolcuları ve tribünleri tahrik edecek tavırlar takınıp buldukları her fırsatta kullandıkları kartlarla sonuçlara Galatasaray’ın aleyhinde olacak şekilde etki ettiklerini de eklemem lazım.
Bu organize hikaye ligin finalinde Kadıköy’e gözlerini kapatıp görevini yapmaya çıkan hakem Orhan Erdemir’in utanç verici yönetimiyle taçlanmıştır.
O sezonun hikayesi “bir tanık” tarafından televizyonlarda en ince ayrıntısına kadar anlatılmış, dönemin Fenerbahçe futbolcusu Serhat Akın’ın ligin son maçı olan Samsunspor deplasmanında gelen şampiyonluğu kutladıkları sırada soyunma odasında Başkanlarının kendilerine “Fazla sevinmeyin, siz nasıl şampiyon olduğunuzu bilmiyorsunuz” dediği tarihe bir delil olarak bırakılmıştır.
Sevgili Hocam,
Dört kere üst üste şampiyon olan ve beşinci şampiyonluğu bu şartlar altında yaşayamamış olan futbolcu Okan Buruk bugün aynı başarının arifesinde Galatasaraylıların sevgilisi ve Teknik Direktörü Okan Buruk olarak bulunuyor.
Küçük bir çocuk olarak katıldığı Galatasaray ailesinin en sadık evlatlarından biri olarak bu senenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi bildiğinize hiç şüphem yok.
Galatasaray’daki iç çekişmelerin, futbol takımının transferleri, sevk ve idaresi ile alakalı Başkan ve yönetimle farklı görüşlerde olunmasından kaynaklanan “sessiz mücadelenin” Galatasaray’a yine zarar vermesine müsade etmeyin.
Adanmış hayatların umudu olan bu formayı hakettiği bu başarıya bu sefer kavuşturun.
Ne kendi içimizde yaşanacak olumsuluklara ne de yıllar önce izledikleri yoldan giderek yine aynı neticeyi bekleyecek olan rakibe fırsat vermeyin.
Allah yardımcınız olsun.
Lamine Yamal: "Ben futbolda asla baskı diye bir şey görmem, hissetmem. Çünkü çok daha fazla acı çeken insanlar var. Annem beni 16 ya��ında doğurdu. İşte gerçek baskı bu. Babam eve yemek getirmek için sokaklarda bir şeyler toplamak zorunda kaldı. İşte gerçek baskı bu. Benim ise tek yapmam gereken futbol oynamak." (Cadena Ser)
"neriman'ın şalından kutan'ın nalına bu eşsiz mazi, yüzüncü şampiyon tayını bekliyor gazi"
nefis anlatım. önüne kamera kurup kendini çeken, gol diye böğürmeyi iyi sunuculuk zanneden dalayaraklara izletin.
‘’Milli takım uçağında takım kaptanı, bir gazetecinin gırtlağını sıktı. Bugün o ismin, milli takım teknik direktörlüğü için adı geçiyor.’’
Kaya Çilingiroğlu, TRT ekranlarında Türk futbolunun son 30 yılını özetliyor. ⤵️
Sinem biz bu adama 2018'den beri soğuğuz nedeni de Milano'da gece kulüplerinde senle evli olduğu hâlde Brezilyalı modellerle takılmasıydı daha sonra da sana sen hamileyken boşanma davası açtı ve dedi ki bu çocuk benden mi bilmiyorum dna testi istiyorum.
Daha ne kadar aşağılanabilirsin Sinem?
Daha sonra Hakan'ın eskiden takıldığı bir kadın Hakandan para istedi hamileyim diye şantaj yaptı Hakan'a sen de medyaya Hakan'ın ifadesini duyurmadın mı? Hakan "10 defa birlikte olduk hepsinde de korundum" demişti bunu da herkese sen duyurdun? birçok insan arkanda durdu senin iyi kadın, edepli kadın, namuslu kadın rollerine alkış tuttu.
o gün "adam değil" dediğin
seni ve doğmamış bebeğini tüm ülkeye rezil eden, sadakatsizliğini yüzüne vurduğun kocanla hiçbir şey olmamış gibi barıştın o günleri unutma kararı aldın. Dün kocan seni canlı yayında, manşetlerde herkesin önüne atarken bugün kalkmış sosyal medyada insanlara ahlak dersi veriyor, milleti azarlıyorsun.
İnsanları azarlamadan önce geçmişine bir bak dün tükürdüğünü bugün nasıl yaladığını o günlerde kapısında adalet aradığın o sosyal medya kullanıcılarına bugün ne denli tepeden bakarak nankörlük ettiğini. hamile karısına iftira atan adamı önümüze allayıp pullayıp koyma sen kendi geçmişini unutabilirsin ama biz unutmuyoruz Sinem.