Gaziantep Yardım Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı. Mimarlar Odası, 12. ve 13. Dönem Şube Başkanı, 48.Dönem Onur Kurulu Üyesi, 49.Dönem Merkez Yönetim Kurulu Üyesi.
Yunan kamuoyu, siyaset bilimci Thanasis Diamantopoulos'un 'Anadolu' itirafının şokunu yaşıyor.
📍CNN Türk Atina Temsilcisi Duygu Leloğlu:
▪️Diamantopoulos, ERT yayınına telefonla bağlandı ve dedi ki; "Yunanistan, Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu'da akıl almaz katliamlar yaptı."
▪️"Artık bunun resmen tanınması zamanı gelmedi mi?" diyerek Cezayirlileri katlettiğini kabul eden Fransa'yı örnek gösterdi.
▪️Yunan siyasetçilerden hiçbir reaksiyon gelmedi, haberi bile yapılmadı, açıklama hiç yokmuş gibi davranıyorlar.
📍Thanasis Diamantopoulos, Yunan devlet televizyonu ERT'de ne dedi?
▪️Yunan ordusunun Küçük Asya'daki (Batı Anadolu) suçlarını, Müslüman kadınlara yapılan kitlesel tecavüzleri sormayacak mıyız?
▪️Askerlerimizin, subayların izniyle tecavüz edip öldürdüğü Müslüman kadınların meme uçlarından tespih yaptığı gerçeğini ne zaman kabul edeceğimizi sormayacak mıyız?
▪️Zira kendi suçlarını kabullenme gücünü kendinde bulmuş bir toplum, barış ve medeniyet yolunda ileri bir adım atma fırsatını da elde eder.
Some journeys reveal more than a destination, they uncover the soul of a city.
Ready to explore the timeless beauty, rich heritage, and extraordinary flavors of Gaziantep with Furkan Palalı?
14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü Kutlu Olsun
Akademik temelli eczacılık eğitimin başlamasının üzerinden 187 yıl geçti. Bugün 70 yılını dolduran akademik meslek örgütümüz etrafında, biz eczacılar 1968 yılından bu yana 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nü birlikte kutluyoruz.
Bugün için bir araya geliriz; kendimizi geliştirecek, sağlık sistemi içinde rolümüzü artıracak, değişime gelişime uyum sağlayacak eğitimler, bilgilendirme toplantıları ve sorunlarımızı tartıştığımız eczacılık buluşmaları yaparız.
Kendimizle sınırlı kalmayız; ilacı, eczacıyı, mesleğimizi ve sağlığı anlatırız. İnsanımızı da bilgilendirmeye çaba gösteririz.
Bugün baktığımızda alanımızda iki temel sorunumuz var;
- Eczanelerimiz ağır ekonomik baskı altında,
- İşsizlik ve istihdam sorunu ile karşı karşıyayız.
Bu sorunlar ülkede uygulanan eğitim ve ekonomi politikalarının bir sonucudur. Aslında dışarıdan bir gözle bakıldığında her iki başlığında ülkemizin temel sorunları olduğu görülecektir.
Ülkede yaşanan ekonomik sorunların üzerine sağlık alanında artan harcamayı baskılama çabaları da eklenince, enflasyon altında ezilen bir eczane tablosu karşımıza çıkıyor.
Yıllardır karşı çıktığımız, uyardığımız yanlış eğitim politikalarının olumsuz sonuçları bugün işsizlik, mesleğini yapamayan eczacı meslektaşlarımız olarak karşımızdaduruyor.
Biz diyoruz ki;
- Eşit ve adil bir gelir dağılımı sağlansın,
- İlaca daha fazla pay ayrılsın,
- Gereksinim kadar kontenjan tanımlansın ve
- Genç arkadaşlarımıza yeni istidam alanları açılsın.
Bunları yalnızca kendimiz için söylemiyoruz. İlaca daha çok pay ayrılsın ki insanımız yenilikçi ilaçlara erişimde sorun yaşamasın, tedavilerine zamanında erişebilsinler.
Yine diyoruz ki; yaşlı nüfus, kronik hastalık yükü ve sağlıklı yaşam beklentileri artıyor.
55 bin eczacıyla birinci basamak sağlık hizmetlerinde en kolay erişilebilen sağlık profesyoneli
olarak;
- Kronik hastalık takibinde
- Hastaların tedaviyi uyumunda,
- Aşılamada
- Koruyucu sağlık hizmetlerinde
etkin roller alacağız. Biz eczacılar; bilgimizle, emeğimizle ve örgütlü gücümüzle hem insanımıza hem de geleceğe hazırlanıyoruz.
Dayanışmayla, ortak akılla ve mesleğimize duyduğumuz inançla mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.
Tüm meslektaşlarımın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nü yürekten kutluyorum.
2026 / XX. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri’nde Büyük Ödüller ve Ödül Adayları Belirlendi
Büyük Ödüller ve Ödül Adayları için:
https://t.co/fWZxbgF61J
2026 / XX. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri Programı’nın Başvuruları İçin Son Tarih 2 Mart 2026 Pazartesi Gününe Ertelendi!
Program broşürü için: https://t.co/QfLZtjKdDq
Ayrıntılı Bilgi ve Katılım için: https://t.co/yKcDLX9XPb
Gaziantep’in Millî Mücadele yıllarında gösterdiği kahramanca direnişi konu alan Gaziantep Panorama 25 Aralık Müzesi, Türk milletinin vatan sevgisini ve bağımsızlık uğruna verdiği büyük mücadeleyi etkileyici bir şekilde yansıtan önemli bir kültür merkezidir. Müze, Antep Savunması’nı yalnızca askerî yönüyle değil, halkın topyekûn direnişi olarak ele almaktadır.
Müze içerisinde yer alan panoramik sahneler, tablolar ve canlandırmalar; arşiv belgeleri, resmî kayıtlar, dönemin fotoğrafları ve güvenilir tarihî kaynaklara dayanılarak hazırlanmıştır. Sergilenen her bir eser, anlatılan her sahne ve aktarılan her bilgi, gerçeğe uygunluğu titizlikle araştırılmış, bilimsel ve belgesel temellere dayandırılmıştır. Bu yönüyle müze, ziyaretçilerine kurgudan uzak, tamamen gerçeklere dayalı bir tarih anlatımı sunmaktadır.
Müzede, Şahin Bey başta olmak üzere Gaziantep savunmasının sembol isimlerine ayrılan bölümler bulunmaktadır. Bu alanlarda, kahramanların hayatları ve verdikleri mücadeleler ziyaretçilere sade ve anlaşılır bir dille aktarılmaktadır. Ayrıca Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Gaziantep’e verdiği önem ve şehre kazandırılan “Gazi” unvanının anlamı da çeşitli belgelerle anlatılmaktadır.
Ziyaretim sırasında müzeyi bizzat gezdirerek ayrıntılı bilgiler paylaşan, Gaziantep Panorama 25 Aralık Müzesi İcra Kurulu Başkanı B. Sıtkı Severoğlu’na, nazik ev sahipliği ve değerli anlatımları için teşekkür ederim. Paylaşılan bilgiler, müzenin taşıdığı tarihî ve millî değeri daha iyi kavramama katkı sağlamıştır.
Gaziantep Panorama 25 Aralık Müzesi, geçmişimizi doğru şekilde öğrenmek, millî bilincimizi güçlendirmek ve bu mirası gelecek nesillere aktarmak adına çok önemli bir görev üstlenmektedir. Bu nedenle, Gaziantep’e gelen herkesin bu müzeyi mutlaka ziyaret etmesi gerektiğine inanıyorum.
Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri Programı’nın 2026 Yılında 20. Dönemi Gerçekleştiriliyor!
Program broşürü için: https://t.co/esIvF9Xe8k
Ayrıntılı Bilgi ve Katılım için: https://t.co/jj0f3Ik6Ev
Satılan Şeker fabrikaları sadece şeker üretmiyorlardı..
Fabrikaları sadece içindeki ekipman parasına sattılar.
Çiftçi anlatıyor: “120 TL’lik melas işlenince 7.000 TL’lik mamül oluyor.
Bu üründen hayvan yemi, gübre, alkol çıkıyor.
Bugün hayvancılık yem krizi yaşıyor.
Pandemide binlerce litre alkol ithal ettik.
Hem dezenfektan olarak kullanıldı hem de sağlık sisteminde.
Bu alkol TEKEL’e gider orada ispirtodan rakıya, endüstriyel alkol üretilirdi. Sümerbank bile bu ürünü kullanırdı.
Sanayide ve sağlıkta girdi maliyetleri düşerdi.
Şeker fabrikaları ve TEKEL’de yüzbinlerce insan istihdam edilirdi.
Yozgat’ta bira fabrikası vardı.
Lojmanları bugün TOKİ oldu AVM oldu.
Kira krizinin bile çözümü idi kamu iştirakleri..