@asndl91 Salah ora da pası da atmadı . Maçı tamamen. Bitirdi kafa da. Takımda kraldır. Salah ile geri planda kaldı. Oynamıyor. Hoca da inatla takım kaybetsin ben onuacho kazanmam derdin. Bir istifa daha gelir bu aksam
Bu amk takımı 4 4 2 oynamaz. Onuacho ile hıc oynamaz. Ibne oynamıyor. Orta saha kız top tutamıyor. 5 dk ıyı oynasak 5 dk topu bırakıp kosuyor yoruluyorz. Merkezi 3 lü kurup topa sahip olamadığın her maç eziyet sana bize. Bırak kibirli inadı. Doğru olanı yap
🚨 Diyarbakır yolundaki Trabzonsporlu taraftarlar:
"24 Mayıs 1993 yılında Bingöl-Elazığ yolunda sivil ve silahsız 33 Türk Askeri’nin hain bir pusuda, PKK terör örgütü tarafından kahpece kurşuna dizilerek şehit edildiği noktadayız.
Bu vesileyle vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi tekrardan yâd ediyoruz. Ruhları şâd, mekanları cennet olsun…
Ne Mutlu Türküm Diyene!🇹🇷"
@BirikimYolcusuu Tabi ki. Şimdi elleri kolları bağlı. Aynı zamanda şahıslara problemleri de var. En iyi yaptıkları iş algı. Algı ile de çamur at izi kalsın. Yarın öbür gün tekrar dönerseler mesaj veriyor o.ç
Bu arada Kürdofaşizmin çok ilginç bir Trabzon ve Trabzonspor takıntısı vardır. Adeta takıntılı bir hayranlıkla bir yandan Karadeniz halkına saldırılır, diğer taraftan olabildiğince taklit edilir, özenilir. "Deniz görmüşü" kolpası da sanırım bunun sonucudur. 90'lı yıllardan bu yana sosyolojik inceleme yaparsanız bunun sonucunu milyonlar üzerinde gözlemleyebilirsiniz. Bu durum Karadeniz kadınının stat��sünden, folklora, silahlanmaya oradan da Trabzonspora kadar varıyor.
Karadeniz kadını örneğin yapısı ve ekonomik bağımsızlığı sayesinde çok güçlü bir karakterken, onu örnek alarak Doğu için uydurulan hanımağa figürünün hiçbir sosyolojik gerçekliği ve geçerliliği yok.
Karadeniz'in merkezle çatışan çok köklü bir eşkıyalık sorunu/tarihi varken, Güneydoğu'da özellikle Kürt beylerinin silahlı grupları nizami bir şekilde merkezi devlete bağlı kalır, veya ondan güç devşirirdi. 90'lar göçüyle birlikte bu "Karadeniz Mafyasına" feci şekilde özenilerek bazen de şemsiyesi altında bir "Aşiret Öykünmesi" başladı. Öyle bir aşiret gerçekliği yok. Hemşehrim Serhat Albayrak gibileri de sağolsun, aşiret dizileri saçmalıkları sebebiyle dün kendini para kazanmak ve ağadan kurtulmak için şehre atan marabaların torunları bugün kendilerinden aşiret kasa olarak bahseder oldu.
Trabzonsporun 70'lerdeki Anadolu İhtilali de bu özentinin ayaklarından biri. Maddi imkansızlıklar ve has Trabzonlulardan oluşan takımın ligi domine etmesi Anadolu'da birçok insanda sempati yarattı. "Amed" Projesinin ana esin kaynağı bu. Ama bu şampiyonluklar örgüt parasıyla, iktidar itelemesiyle ve yapay taraftarla olmadı. Kabul görmesinin sebebi de kendini ülkeden bağımsız bir milli takım gibi gören bir takım olmamasıydı. Ezcümle; büyük hayranlık büyük nefret doğurur.
60 milyon euro ile başlayan pazarlıkta Milan’ı 38+5 milyon euroya (kolay gerçekleşmeyecek bonuslar) ikna etmek, Dursun Özbek’in planının tuttuğunu gösteriyor.
Futbolcuya ödenecek 9+3 milyon euro (kolay gerçekleşmeyecek bonuslar) da bence makul. Leao için bu riske girmeye değer.
Şu Fındıkçı tayfanın şikayetleri öyle bıktırdı ki satma aq o kadar yakınıyorsan her Ağustos kafa şişiriyolar memurlardan sonra 2 . nefretim haline geldiler