Hiçbir şey tesadüf değildir. Kopan bağlar, ortaya çıkan gerçekler, değişen insanlar… Hepsi seni olman gereken yere taşımak içindir. Sadece sürece güven....
Bazen kendine yakışanı değil de, karşındakinin hak ettiğini vermeyi seçeceksin. Kör tarifle görmez, sağır feryatla duymaz. O yüzden herkese biraz anladığı dilden konuşacaksın.
Herkesin güvenilmez olmadığını, ancak bazı insanların ön görülemez şekilde bizi hayal kırıklığına uğratabileceğini bilmek, hayatla daha gerçekçi bağlar kurmamızı sağlar.
Özür dileyip mahcup olması gereken bir yerde, canla başla kendini haklı göstermeye çalışan insanı haklılığıyla baş başa bırakıp çekip gidin. Kendinizi boşuna yormayın.
İnsanları idealize ettikçe sürekli hayal kırıklığı kaçınılmaz olur. Gerçeği görmek gerek; çünkü maskeler düştüğünde karşında duran, senin hayalini değil, kendi çıplak gerçeğini sergiler.
Bu yüzden fazla bağlanma, fazla büyütme; sınırını bil, değerini koru.
İnsanlarda hep iyiyi ararsan, kendi hayalini görürsün. Oysa bakman gereken, onların sana sunduğu gerçek yüzdür. Kimseyi olduğundan fazlası sanma; sözlere değil davranışlara kulak ver, çünkü insan kendini orada ele verir
Belki de sosyal anksiyeten değil aşırı farkındalığın vardır.İnsanların sahte bağlarını sezmek,kendini sürekli bir sorgulama ve huzursuzluk döngüsüne sürüklüyordur.