Düşündüm de benim hiç anne babayla karne fotoğrafım yok.
Annesi çalışın ya da çalışmasın, biz ilkokul da dahil tek başımıza gider karnemizi alır gelirdik.
Hayatımızda bi eksiklik yarattığından değil de herşey daha sıradanmış sanki.
Türkiye’de satışı olan bir markanın distribütörlüğünü bu yıl biz aldık.
Temmuz’da ürünleri getirmeye başlıyoruz.
İşin yine travması yükleniyor :)
Eski distribütör aynı CE belgeleriyle bir yıl boyunca ürünleri sorunsuz ithal etmiş.
Biz ise bugün aynı belgelerle ürünleri ithal edemiyoruz.
Neden mi?
Çünkü Ankara’da dayımız yok ahahahah neyse :)
Çünkü dosyanız hangi uzmanın önüne düşerse sonuç ona göre değişebiliyor.
Kimisi aynı belgeleri kabul ediyor.
Kimisi ise “Bu belgeler olmaz.” diyor.
Daha da ilginci…
Tedarikçimiz yaklaşık 6 ay önce başka bir distribütöre yine aynı belgeleri göndermiş.
O ürünler gümrükten geçmiş.
Bize de en güncel hâlini gönderdi ve şunu s��yledi:
“Bu belgelerle tüm Avrupa’ya ihracat yapıyoruz.”
Düşünün…
Avrupa’nın kabul ettiği belge, Türkiye’de dosyanızın hangi masaya düştüğüne göre kabul ediliyor ya da edilmiyor.
Bazen ticaret yaptığınızı değil…
Kumar oynadığınızı hissediyorsunuz.
Aynı dosya, aynı ürün ve aynı belgelerle bir gün geçerken, ertesi gün keyfe keder geçmeyebiliyor.
Belirsizlikler ülkesi Türkiye’m…
24 senenin kibrinin, şımarıklığının liyakatsizliğinin, nepotizminin vücut bulmuş hali Türk futbol millî takımı...
48 takımlı dünya kupası'nın en kötü takımı Türkiye, en kötü hocası Montella...
Aral Şimşir'in ahı var, Berke Özer'in ahı var, Orkun'un ahı var, hakkını yediğin tüm futbolcuların, 80 milyon Türk'ün ahı var senin üzerinde. Girmez o top, 60 değil 600 şut atsan girmez.
Asgari ücretle nöbet tuttan adam sabaha karşı evine geldi, uyumadan sizi izledi.
Üniversite sınavına girecek çocuk 2 saat erken uyandı, sizi izledi.
Milyonlar erkenden kalktı, sizi izledi, size dua etti.
“Tweet atıyorlar, korkuyoruz” diye naz yaptığınız, trip attığınız milyonlar, sizin 1 golünüz için saç baş yoldu.
Gönlünüz eğlensin diye ananız, babanız, halanız, teyzeniz, yakın arkadaşınız kampa getirildi, yemekler yenildi.
Keyfiniz iyi olsun diye TFF başkanı dahil herkes millete racon kesti, sizi savundu.
Altın jenerasyon, en iyi kadro diye şişirilen balonlar. Sizin topunuz, 2002 Dünya Kupası’na tarih yazanların kramponlarının ayakkabı bağcığı olamaz!
Milyon dolarlık reziller.
Evine ekmek göt��rmek için 15 saat çalışan emekçinin, 3 kuruş zam için hak arayan emeklinin, ucuz peynir için market market gezen vatandaşın hakkı, parası, pulu, vergisi sizlere zehir zıkkım olsun!
Arkadaşlar lütfen söylemlerimize dikkat edelim, minnoşlar inciniyor sonra. Bu moral bozukluğuyla ülkeye dönünce Alaçatı’da Bodrum’da nasıl tatil yapacaklar? Kıyamam.
Az kalsın bütün başarısızlıkları senin üzerine yıkacaklardı Orkun. İyi ki bugün yedek başladın çünkü seni suçlamak için pusuda bekleyen bir akbaba sürüsü vardı.
Ya aklı başında bir tane adam yokmu Allah aşkına?
Ne oyun kurgusu var
Ne bir ver kaç
Ne bir sıfıra inme
Ne bir şut çekme
Kendi topçunun neler yapabileceğini bilememe
İsime göre takım kurma
Heba edilen ilk yarı
Ama tamam da benim gibi yataktan kalkıp benim gibi maç seyrediyorsan Ne işin var orada birader demezler mi adama?
Maçta gol atarız atmayız ama bilmem ama
Acaip tuhaf işler
Bir de üstüne ölü toprağı beceriksizliği
arda güler turnuvanın en balon oyuncusu şu ana kadar, hiçbirşey yapmadı, pozisyon yaratma, çalım, şut. fiziksel çarpışmaya da girmedi.
o klasa şöyle yan ağlara bırakıp bizi üst tura çıkarmak yakışırdı.