Okullarda demokratik kültürün inşa edilmesi için disiplin yerine psikososyal destek sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, “Okullara yeterli sayıda psikolojik danışman atanmalı. Ayrıca tramva, şiddet ve kriz yönetimi için destek mekanizmaları sağlanmalı.” dedi.
#EğitimdeŞiddeteHayır
https://t.co/EThanzLP0v
⚫️Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede düzenlenen ve aralarında öğretmen ve öğrencilerin de olduğu çok sayıda kişinin yaralandığı saldırıyı kınıyoruz. Yaralanan meslektaşımıza ve öğrencilerimize acil şifalar diliyoruz.
Eğitim Sen olarak, öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunarak, süreci yakından takip ediyoruz.
🔴Sicil Affı İçin Sen de Bir İmza Ver!
Kamu emekçilerine yönelik sicil affı en son 2006 yılında çıkarıldı. 20 yıldır yeni bir düzenleme yapılmadı!
Verilen cezaların önemli bir kısmı sendikal faaliyetler ve ifade özgürlüğü kapsamında demokratik haklar kullanıldığı için verilmiş olup, kamu emekçilerinin derece, kademe ve görevde yükselmesinin önünde engel oluşturmaktadır.
❗️İdari ve siyasal saiklerle verilen disiplin cezaları kaldırılsın!
❗️Derece, kademe ve görevde yükselmenin önündeki engeller son bulsun!
Tüm işyerlerinde kurduğumuz imza stantları sizleri bekliyor!
🔴17 Nisan’a kadar toplanacak imzalar 28 Nisan’da TBMM’ye teslim edilecektir.
Kampanyayı ve Mücadeleyi
Birlikte büyütelim!
Birlikte kazanalım!
DİSK, KESK, TMMOB, TTB: "Laiklik Haklarımızın Güvencesidir: Laikliği Savunmak Suç Değil Tarihsel Bir Görevdir!"
Son dönemde laikliğin savunulmasını suç gibi gösteren, laiklik talebini kriminalize etmeye çalışan, laikliği savunanları hedef gösteren açıklamalar sadece Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı değil aynı zamanda işçi sınıfının, emekçilerin tarihsel ve evrensel kazanımlarını da tehdit etmektedir.
Laiklik sadece bu ülkenin kurucu ilkelerinden biri değil aynı zamanda emekçilerin birliği, bütünlüğü, eşitliği ve hakları açısından da vazgeçilmezdir. Laiklik, emekçilerin birliğinin ve eşitliğinin, inanç özgürlüğünün ve eşit yurttaşlığın teminatıdır. Hiçbir iktidar dayatması olmaksızın, herkesin inancını özgürce yaşayıp ifade edebilmesinin; farklı kimliklerin eşit haklarla barış içinde bir arada var olabilmesinin güvencesidir. Laikliğe zarar verecek her hamle, işçilerin, emekçilerin, halkın inançlarına göre ayrılmasına, bölünmesine, ötekileştirilmesine ve birbirine düşürülmesine yol açar.
Özellikle ekonomik sıkıntıların arttığı, sermaye iktidarının emekçilere daha fazla yoksulluk, daha fazla adaletsizlik ve daha fazla güvencesizlik dayattığı dönemlerde, emekçi kitleler kimlikleri üzerinden ayrıştırılarak yönetilmek istenmektedir. Hepimizi etkileyen yoksullaşmaya, artan gelir adaletsizliğine karşı tepkileri önlemek için; yoksuldan alıp zengine, işçiden-emekçiden alıp sermayeye kaynak aktaran bu düzenin çarklarının dönebilmesi için toplumu kutuplaştıran, ayrımcı politikalar, böl-parçala-yönet politikaları devreye sokulmaktadır. Bu nedenle böylesi dönemlerde laikliği, barışı, kardeşliği ve özünde demokratik bir cumhuriyeti savunmak biz emek ve meslek örgütlerinin asli bir görevidir.
Sermayeyi ve sermaye iktidarını korumak için laikliğe aykırı biçimde inançların kullanılması işçilerin, emekçilerin, geniş halk kesimlerinin haklarının gasp edilmesine hizmet etmektedir.
Laiklik; kaderciliğe, biat kültürüne ve sorgusuz itaate karşı emeğin hak arama iradesini büyütür. Laik bir düzende işçilerin örgütlenmesi, grev yapması, hak araması günah olarak yaftalanamaz. Laik bir düzende iş cinayetlerinin failleri “kader”, “fıtrat” denilerek aklanamaz; sorumlular somut hatalarını ve suçlarını “inanç” ile örtmeye kalkışamaz.
Laikliği savunmayı, korkunç ve tehlikeli bir demagoji ile, dine karşı bir saldırıymış gibi göstermek de Anayasamızın laiklik ilkesine aykırı bir tutumdur. Laikliği savunmak, inançların sermaye ve iktidar güdümüne sokulmasına karşı çıkmaktır. Aksini iddia etmek hem laikliğe hem de toplumsal barışa karşı çok tehlikeli bir girişimdir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ikinci maddesi Cumhuriyet’in niteliklerini “demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti” olarak tanımlar. Maalesef şurası açıktır ki bu niteliklerin tamamı, demokrasi, laiklik, sosyal devlet ve hukuk devleti ilkeleri son yıllarda ağır bir tahribata uğramıştır. Sosyal devletten, hukuk devletinden, temsili de olsa demokrasiden daha da uzaklaşılması ile laikliği savunmanın suç olarak gösterilmesi aynı sürecin parçalarıdır.
Laikliği savunmak suç değildir, anayasal bir haktır; dahası emek örgütleri için tarihsel bir sorumluluktur. Biz emek ve meslek örgütleri olarak laikliğin kriminalize edilmesini reddediyor; emeğin birliği ve kardeşliği için, demokratik bir cumhuriyet için laiklik mücadelesini büyüteceğimizi ilan ediyoruz.
Eşitlikçi, özgürlükçü, halkçı, kamucu, sosyal, laik ve demokratik bir cumhuriyet için omuz omuza mücadeleye devam!
@diskinsesi@TMMOB1954- @ttborgtr
🔵Ek ders ücretleri yıllardır enflasyon karşısında eritiliyor. Bu, emeğimizin sistemli biçimde değersizleştirilmesidir.
Ek ders ücreti derhal NET 300 TL olmalıdır.
#EkDers300
🔴31. YILIMIZ KUTLU OLSUN!
Eğitim ve bilim emekçilerinin mücadeleci sesi olan Eğitim Sen, 23 Ocak 1995’te resmi olarak kuruldu. Ancak bu kuruluş, kökleri 1908’e kadar uzanan ve Encümen-i Muallimin’den başlayarak TÖS, TÖB-DER, Eğit-Der gibi örgütlerle süregelen yüzyılı aşkın bir mücadelenin tarihsel birikimine dayanmaktadır. Eğitim Sen, bu gelenekten aldığı güçle, eğitimin ticarileşmesine ve dinselleştirilmesine karşı, herkes için eşit, parasız, kamusal bilimsel, laik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir.
12 Eylül darbesinin yarattığı karanlık ortamda bile direnişi büyüten eğitim emekçileri, Eğitim Sen’in kuruluşuyla bu mücadeleyi yeni bir boyuta taşıdı. Kuruluşundan bu yana Eğitim Sen, okullarda, üniversitelerde, meydanlarda emeğin, demokrasinin ve adaletin sesi olmayı başardı. Her türlü baskı, tehdit ve engellemelere rağmen haklılığından ve mücadeleci kimliğinden ödün vermedi.
Eğitim Sen’in 31 yıllık geçmişi, sadece sendikal hakların değil, aynı zamanda demokratik bir Türkiye için verilen mücadelenin tarihidir. Eğitim Sen, eğitim emekçilerinin ekonomik ve sosyal haklarını savunmanın yanı sıra, toplumun barış içinde, özgür ve demokratik bir ülkede yaşaması için de her zaman ön saflarda yer aldı. Dayanışmayı, umudu ve kararlılığı her alanda büyüten Eğitim Sen, bugün de daha adil bir gelecek için mücadele edenlerin birleşme adresidir.
Eğitim Sen, sadece bir sendika değil; yüzyıllık bir mücadele birikimini bugüne taşıyan, eğitim ve bilim emekçilerinin insanca bir yaşam ve demokratik bir gelecek hayalini gerçeğe dönüştürmek için var gücüyle çalışan bir örgüttür. Emeğin, dayanışmanın ve değişimin adresi Eğitim Sen’in 31. yılı kutlu olsun!
Birlik, mücadele ve dayanışmayla, Eğitim Sen 31 yaşında!
#EğitimSen31Yaşında
#118YıllıkMücadele
📣 14 Ocak Çarşamba günü tüm illerde üretimden gelen gücümüzü kullanıyor
✔İŞ BIRAKIYORUZ!
‼️Emeğine, ekmeğine, sahip çıkmak isteyen herkesi yan yana gelmeye, omuz omuza vermeye çağırıyoruz.
🗓️ 14 Ocak Çarşamba
🕦 11.30 Milli Kütüphane Toplanma
🕧 12.30 Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Önü Basın Açıklaması 📣
❌ Hakem Kurulunun Toplu Sözleşmesi Hükümsüzdür!
🔴 Ek Zam Hemen Şimdi!
❌ TÜİK yalanlarıyla, hakem dayatmalarıyla emeğimizi gasp eden bu düzeni kabul etmiyoruz!
🔴Kayıplarımızın telafisini istiyoruz!
✔️Ek ders ücretlerinin en az iki katına çıkarılması,
✔️"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında getirilen öğrenci gelişim raporu ve benzeri tüm angarya uygulamaların iptal edilmesi taleplerimizle 14 Ocak 2026 Çarşamba günü tüm yurtta üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz!
#Geçinemiyoruz
#14OcaktaİşBırakıyoruz
🔴Geçinemiyoruz, tükeniyoruz, angaryaya karşıyız! 14 Ocak’ta iş bırakıyoruz!
✔️Gelir vergisi dilimleri %10’da sabitlensin.
✔️Enflasyon farkı aylık olarak maaşlara yansıtılsın.
✔️Tüm kamu emekçilerine en az %20 ek zam yapılsın.
✔️Ek ders ücretleri en az iki katına çıkarılsın.
✔️Öğrenci gelişim raporu ve benzeri tüm angarya uygulamalar iptal edilsin.
✔️Ek ders, seyyanen zam, tazminat ve tüm yan ödemeler taban aylığa yansıtılsın.
✔️Ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik kaldırılsın, kadrolu ve güvenceli istihdam sağlansın.
✔️Eğitim emekçileri üzerindeki performans, denetim ve baskı politikalarına son verilsin.
✔️Kamusal, bilimsel, laik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim anlayışı esas alınsın.
✔️Eğitimde tasarruf değil, insan onuruna yaraşır bütçe yapılsın.
✔️Grevli, gerçek bir toplu sözleşme hakkı tanınsın.
Tüm angarya görevlere, yoksulluğa ve adaletsizliğe karşı 14 Ocak 2026 Çarşamba günü tüm yurtta üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz!
#Geçinemiyoruz
#14OcaktaİşBırakıyoruz
https://t.co/WJ5EcMEmNJ
🔴Angarya kabul edilemez!
"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında uygulanan öğrenci gelişim raporu uygulamasını değerlendiren Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu, MEB'e bağlı ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan üyelerimizin, 2025-2026 eğitim öğretim yılı sonuna kadar öğrenci gelişim raporlarını doldurmamalarına karar vermiştir.
#AngaryayaHayır
📣TÜİK YALANLARINA TESLİM OLMAYACAĞIZ!
Ülkeyi yönetenler yıllardır çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen suni rakamları önümüze resmi enflasyon olarak koydular. Ücret ve maaş artışlarımızda TÜİK’’in bu sahte enflasyon rakamları esas aldılar.
Böylece bu ülkenin ezici çoğunluğunu oluşturan, emeği ile geçim mücadelesi veren milyonları her geçen gün daha fazla yoksullaştırdılar, sefalete ittiler.
Yıllardır devam eden yoksullaştırma politikalarına karşı 5 Ocak Pazartesi günü TÜİK önünde oturma eylemindeyiz!
Tarih : 5 Ocak Pazartesi
Saat : 10.00
Yer : TÜİK Önü Ankara
🔵2025 Yılında Eğitimde Neler Oldu?
✔️Çocuklara ve haklarına yönelik tehditler arttı.
✔️Öğrencilerin beslenme ve barınma sorunları derinleşti.
✔️Okullarda temizlik, hijyen ve destek personeli yetersizliği devam etti.
✔️Eğitim harcamaları yine velilerin sırtına yıkıldı.
✔️Okullarda şiddet, taciz ve istismar vakaları arttı.
✔️“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” uygulamaları eğitimde tahribat yarattı.
✔️Okullarda dinselleşme ve ÇEDES uygulamaları devam etti.
✔️Çocuk işçiliğinin meşrulaştırılması ve MESEM uygulamaları arttı.
✔️Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesi hedef alındı.
✔️Kamusal, bilimsel, demokratik, laik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim talepleri yine karşılıksız kaldı.
✔️Üniversitelerde dinselleşme ve yaşam tarzına yönelik müdahaleler arttı.
✔️19 Mart operasyonu sonrasında üniversitelerde baskı ve soruşturmalar arttı.
https://t.co/Mlq2kAOhFb
📣Emekçiler Bu Bütçeyi Kabul Etmiyor!
🗳️ 2026 yılı bütçesini emekçilerin ve halkın oylamasına sunuyoruz.
Halktan ve emekten yana olmayan bütçeye karşı; emekçileri, emeklileri, kadınları, gençleri ve emeğiyle geçinen tüm kesimleri sesimizi birlikte yükseltmeye,2026 yılı bütçesini, TBMM Dikmen Kapısı önünde kuracağımız sandıkta birlikte oylamaya çağırıyoruz!
🗓️ 20 Aralık Cumartesi
🕧 12.30
📍 TBMM Dikmen Kapısı
Genel Sekreterimiz Zülküf Güneş, Didim Temsilcimiz Gökhan Gök’ün Danıştay kararıyla ile ikinci kez ihraç edilmesine karşı Didim Temsilciliğimizin düzenlediği basın açıklamasına katılım sağladı. Toplumsal barışın sağlanması için 10. yılına giren KHK hukuksuzluğunun bir an önce son bulmasını istiyoruz.
#KHKlerGidecekBizKalacağız
#Geçinemiyoruz diyen milyonların sesini emeğin meydanlarından yükselttik! "Halk için Bütçe Demokratik Türkiye" talebiyle gerçekleştirdiğimiz Van mitingimize katılan herkesi selamlıyoruz!
Sinema oyuncusu Erkan Can, şair Orhan Veli'nin en güzel şiirlerinden birini okuyor spontane.
Biz memurlar,
Saat dokuzda, saat on ikide, saat beşte,
Biz bizeyizdir caddelerde.
Böyle yazmış yazımızı Ulu Tanrı;
Ya paydos zilini bekleriz,
Ya aybaşını.
🔴GEÇİNEMİYORUZ❗️
🔴HALK İÇİN BÜTÇE, DEMOKRATİK TÜRKİYE İÇİN ALANLARDAYIZ❗️
⭕️ SAMSUN
🗓️22 Kasım Cumartesi
🕛Saat : 13.00
📍Cumhuriyet Meydanı
⭕️ ADANA
🗓️22 Kasım Cumartesi
🕛Saat: 12.00
📍Uğur Mumcu Meydanı
⭕️ İZMİR
🗓️29 Kasım Cumartesi
🕛Saat: 13.00
📍Cumhuriyet Meydanı
⭕�� VAN
🗓️29 Kasım Cumartesi
🕛Saat: 12.00
📍Musa Anter Barış Parkı
📢Sadece emekçileri değil, “ülkede yaşanan sömürü ve kölelik düzenine itirazım var” diyen her yurttaşımızı, tüm sendika ve konfederasyonları, emek ve demokrasi örgütlerini, Halktan, Emekten Yana Bütçe talebini yükseltmeye, Yoksulluğa Karşı Mücadelede Birleşmeye Çağırıyoruz!