Üniversite eğitimi için 1970'li yıllarda İstanbul'da yaşadım. Okulda, yurtlarda Karadenizli, Trakyalı, Doğulu, Güney Doğulu çok arkadaşım vardı. Kimin Kürt, kimin Laz, kimin Pomak, kimin Çerkez, kimin Alevi, Şafii, Caferi, Sünni olduğunu bilmedik, merak etmedik, sormadık. Kardeş kardeş ya��adık, birlikte mücadele ettik. 50 yıl önce, Kimsenin kökeni, dini, mezhebi kimseyi ilgilendirmezdi. Herkes eşit haklara sahip Türk vatandaşları olarak yaşıyor, birlikte mücadele ediyordu. Etnik ve mezhebi partiler de yoktu. Siyasi mücadele sınıf mücadelesi ve ideolojik konuşlanma şeklinde yapılırdı. Şimdi Özgür Özel gibi, her konuşmasında, Türk, Kürt, Laz ,Çerkez, Pomak, Alevi, Sünni gibi bölücü, kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı vurgular yapan "solcu!!!" veya "sağcı/muhafazakar" siyasiler de yoktu. Atatürk'ün vatandaşlık tanımını inkar edip etnik kimlik ve mezhep üzerinden siyaset yapanlar, terör örgütü PKK'nın bölücü safsatası olan " eşit yurttaşlık" kavramını diline dolayanlar, her konuşmasına Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Sünni kelimelerini sıkıştırmaya özen gösterenler,
"solcu" veya "Atatürkçü" olamaz...UMUT ve seçenek hiç olamaz!
Mesele bu sözün söylenmeyen devamında.
“Biyolojik-etnik kimlikleri kabullenin” ne demek? Anayasada bu kimliklere siyasal statü verilsin demek. Bu durumda “ulus-devlet ortadan kalkar, ortaya çok-milletli devlet çıkar. Bu proje yararımıza değil.
KAMUOYUNA DUYURULUR
Terörle mücadele er gazileri olarak, Ankara Güvenpark’ta sürdürdüğümüz adalet mücadelemizde taleplerimize çözüm üretilmemesi nedeniyle, bugün saat 10.00 itibarıyla açlık grevimiz başlamıştır. #güvenpark#kızılay#ankara#gündem#GazileriminYanındayım #SONDAKİKA #basın #haberler
Deniz Zeyrek, Yusuf Tekin'i kepaze etmiş
"Bu hikayeleri nereden uyduruyorsunuz, biz parasız yatılı okuduk, çorabımızı bile devlet verirdi, 3 öğün yemeğimiz dışında, üstüne bir de harçlık verirdi
Sümerbank, lacivert ceket, gri pantolon, yakası kürklü paltomuzu ücretsiz verirdi"
Bu genç adamı Cumhurbaşkanı yapın!
Patara plajının kumlarını çald��lar.
Öyle üç beş kürek değil, 2 bin 168 kamyon dolusu çaldılar.
Göz göre göre talana herkes göz yumuyordu. Bir kişi hariç...
Namuslu bir orman muhafaza memuru, sessiz kalmadı, hırsızlığı yargıya taşımak üzere zabit tuttu.
Kaş ilçe yöneticileri müdahale etti, sakin zabıt tutma, biz bölge müdürünü aradık, sen burnunu sokma dedi.
Orman muhafaza memuru kabul etmedi, "değil bölge müdürü, cumhurbaşkanı bile gelse ben bu zapti tutarım" dedi.
Kaş kaymakamı derhal devreye girdi, orman muhafaza memuru derhal görevden alındı, cumhurbaşkanına hakaretle suçlandı, apar topar lojmanından bile atıldı.
E yok öyle tabii...
Bu defa, Tarım Orman İş Sendikası'nın namuslu yöneticileri müdahale etti, Kaş kaymakamı geri basmak zorunda kaldı, orman muhafaza memuru görevine iade edildi.
Olay medyaya yansıdı. Patara kumlarının nereye götürüldüğüne dair, hangi özel plaja döküldüğüne dair haberler çıktı.
Vay sen misin bu haberlere sebep olan...
Hadi bakalım, müfettiş raporu bile olmadan, orman muhafaza memuru yine görevden alındı.
Bölgedeki diğer muhafaza memurları tehdit edildi, sesinizi kesmezseniz sizin sonunuz da aynı olur filan.
Namuslu orman muhafaza memuru geri adım atmadı, sendika aslanlar gibi direndi.
Kaş kaymakamı hakkında suç duyurusunda bulunuldu, olay iyice dallanıp budaklandı, üstü örtülemez hale geldi, mecburen savcılık soruşturması açtılar. Böylece, hırsızlığın çok daha büyük boyutlarda olduğu ortaya çıktı.
Depolanmış halde 3 bin kamyon kum ele geçirildi.
Namuslu orman muhafaza memuru ikinci defa görevine iade edildi.
Bu memur olmasaydı, dünya varolduğundan beri orada duran, mitoloji hazinesi, antik çağın başkenti, insanlığın mirası, Türkiye'nin eşi benzeri olmayan değeri, carettaların evi yağmalanıyordu.
Bu memurun yüreği sayesinde her şey duyuldu ve durduruldu.
Tek başına başkaldıran bu namuslu orman muhafaza memurunun ismi ne biliyor musunuz...
Umut Utku.
Vatana millete hayırlı evlat olsun temennisiyle yetiştiren annesi babası, geleceğe dair beklentilerini isim olarak vermişler..
1924 Anayasası kabul edilirken, vatandaşlık tanımı üzerine, meclis tutanakları üzerinden o günkü tartışmaların özeti!
Sadece 5 buçuk dakika!
Üşenmeyin, izleyin derim!
Çünkü önümüzdeki süreçte, Anayasa'daki vatandaşlık tanımı üzerinden ciddi tartışmalar olacağını gösteriyor!
@leventydz 👏
12 şehit verdiğimiz gün dalga geçen Amedspor’un köprüdeki paçavrası indirilmesin diye başına polis koyuldu.
İhanetin büyüklüğü, Türk milletinin canını yakıyor.
Emekli Albay Mustafa Önsel, “Kürt sorunu benim” diyen Ahmet Türk'ün siyasi geçmişi ve servetini sıraladı:
��Bu bir mağduriyet hikâyesi değil, ayrıcalık hikâyesidir!”
• Kendisi ta 1972'den beri çeşitli partilerden (DP, CHP, SHP, HDP) yıllarca milletvekilliği yapmış, 32 yıl üstüne belediye başkanlığı! Hangi yetenekle, hangi öğrenimle diye sormaya gerek bile duymuyorum.
• Kardeşi Abdurrahim de 12 Eylül öncesi Adalet Partisi'nden milletvekili olmuş. (Ne güzel değil mi?)
• Dedesi, 1915'te Ermenilerin mallarına çökmüş. Onlardan gasp ettikleri ve Kasr-ı Kanco ismi verdikleri şatoda yaşayıp, onlardan ele geçirdikleri topraklarda pek çok köyün sahibi olarak feodalitenin zirvesine yerleşmiş.
• Zenginliğin hepsi orada değil haliyle, Çeşme'de de bir malikanesi, pardon yazlığı var.
• Derik'teki şatosunda, Mart 1980'de, kendisi milletvekili iken, saklanmakta olan o zamanki ismiyle Apoculara PKK yapılan operasyonda kurulan tuzakla 1'i yüzbaşı 3 askerimiz şehit oldu.
• Bugüne gelirsek; Yavuz Selim sonrası İran-Zagros'lardan geldikleri bu coğrafyadan arsızca Kürdistan diye bahseden bu bölücü şahıs, şimdi kimliğini beğenmediği ülkenin her zenginliğinden, her olanağından en azından benden daha fazla yararlanmış.
• Pek milliyetçi adı lazım değil bir liderin bile övgülerine mazhar olmuş.
• İddialara göre, Suriye sınırındaki duvarın yapım ihalesinin alt yüklenicilerinden biri bunun yeğenlerinin şirketi imiş.
• Vesselam, ne verirseniz verin, daha fazlasını isteyecek arsız ve Türk devletine emperyalist devletlerin desteğiyle meydan okuyan, meydanı boş gördüğü için pervasız bu ve bunun gibiler yüzünden ülkeye yazık olacak.
• Ama daha çok zarar gören de, meclisin %65'ini Edirne'de bile bir milletvekili Kurmanç Kürt, düşünün. İş insanlarının %60'ından fazlasını oluşturan Kurmanç kardeşlerimize olacak.
Her “Türkiye Cumhuriyet vatandaşı olarak ben…” dediğinde, Türk Milletinin egemenlik hakkına bir fiske vuruyorsun. Yapma🙅🏻♀️
Ne TC, ne Türkiye ne ! vatandaşlığı…
Yalnızca 🌺Türk vatandaşlığı🇹🇷
Türk vatandaşlığı: Türk Milletinin egemenliği için temel taştır. Anayasa madde 66✅
🇹🇷 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak bir milletin Kurtuluş ateşini yakan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitlerimizi saygıyla anıyor; onun açtığı yolda durmadan yürümeye devam ediyoruz.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun!
Diyarbakır'a Amed demeyi kabul ettiğiniz zaman, "Konya'ya İkonyum, Sakarya'ya Sangaryos, Trabzon'a Trapezus" demek isteyenlerin de önünü açmış olursunuz.
Yarın "o sarı öküzü vermeyecektik" dememek için,
bu ülkenin şehirlerinin resmi adına sahip çıkacaksınız.
ESRA İÇİN ADALET!
Köyünü, toprağını, memleketini savunan Esra'mız 41 gündür haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu.
Esra'mız için adalet istiyoruz.
Herkesi #EsraTahliyeEdilsin yazmaya çağırıyoruz!
#EsraTahliyeEdilsin
Kahramanmaraş’ta katliamın yapıldığı okulun “Okul Aile Birliği Başkanı” olduğu söylenen hanımefendinin birkaç gün arayla yaptığı 2 farklı açıklama.
Vay bacım vay;
Ne dersen de, biz anladık mevzuyu…
Düşen Libya uçağı, İsrail'in sabotajına mı uğradı?
Konuyla ilgili son derece kritik bilgi, belge ve kayıtlara ulaştık.
23 Aralık 2025 tarihinde Ankara’da düşen, Libya Genel Kurmay Başkanını taşıyan uçağın, Esenboğa Havalimanı’ndaki kalkışından 3 saat önce;
Park halinde bulunduğu aprona, şüpheli bir İsrail jetinin giriş yaptığını ve 1 saat 41 dakika boyunca orada kaldığını, ardından Tel-Aviv’e hareket ettiğini tespit ettik.
İsrail jetinin kalkışından sonra havalanan Libya jeti ise, havalandıktan 15 dakika sonra düştü. Uçaktan kurtulan olmadı.
AKP’ye soruyorum!
İki düşman ülke uçağının aynı apronda park ettirilmesi, uluslararası uçuş kurallarına aykırı değil mi?
İçinde kim ve ne olduğu belli olmayan İsrail jetinin, Libya Genelkurmay Başkanı'nın jetinin bulunduğu apronda ne işi var?
Bu durumu kamuoyundan neden gizliyorsunuz?
Olayın gelişimini, kanıtlarıyla birlikte açıklıyoruz:
1) 22 Aralık 2025 – Saat 22.53
Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Haddad’ın da bulunduğu askeri heyeti taşıyan, Malta bayraklı, 9H-DFS Tescil https://t.co/7K5lLgOs5F uçak, Esenboğa’ya iniş yapıyor.
Yüksek güvenlikli (VIP) yolcular 1 https://t.co/7K5lLgOs5F apron’da indiriliyor. Buraya kadar her şey normal görünüyor.
2) Sonrasında garip bir durum yaşanıyor.
Normalde üst düzey yabancı devlet yetkililerini taşıyan uçaklar, ana apron olan ve VIP terminaline en yakın durumdaki 1 https://t.co/7K5lLgOs5F apronda park ettirilirken;
Libya uçağı, havalimanının en uzak köşesine, adeta kör noktadaki 5 https://t.co/7K5lLgOs5F aprona yönlendiriliyor.
Uçak bu 5 https://t.co/7K5lLgOs5F apronda park haline geçiyor. Ardından mürettebat uçaktan ayrılıyor.
3) 23 Aralık 2025 – Saat 17.04
İtalya’dan kalkan, İsrail bayraklı ve 4X-CNA Tescil https://t.co/7K5lLgOs5F bir İsrail uçağı, “yakıt ikmali” gerekçesiyle Esenboğa’ya iniş yapıyor.
Ve tesadüfe bakın ki…
O da aynı 5 https://t.co/7K5lLgOs5F aprona yönlendiriliyor.
Uçakta kimler var, hangi ekipmanlar var, ne var meçhul.
4) İki uçak bir arada❗️
Libya askeri heyetinin jeti ile İsrail jeti 1 saat 41 dakika boyunca aynı apronda, bir arada bekliyor.
Bu süre boyunca Libya uçağının mürettebatı oteldeyken, İsrail uçağındakiler ise 5 https://t.co/7K5lLgOs5F apronda Libya uçağıyla baş başalar.
5) Uçaklardan birinin üst düzey devlet görevlisi taşıdı��ı, bu iki düşman ülke uçağının, aynı apronda bir arada park ettirilmesi büyük bir skandaldır.
Zira Libya ile İsrail’in diplomatik ilişkisi yok ve Libya İsrail’i devlet olarak da tanımıyor. Libya ve İsrail, teknik ve hukuki olarak birbirine “düşman ülkeler”.
Uluslararası uçuş kurallarına göre düşman ülke uçakları bu şekilde park ettirilemez.
6) Saat 18.45
İsrail uçağı 5 https://t.co/7K5lLgOs5F aprondan hareket ediyor ve ardından havalanıyor. Varış yeri ise Tel Aviv.
7) Saat 19.30 civarı
Libya uçağının mürettebatı kalkış hazırlığı yapmak için uçağa gidiyor. Gittiklerinde uçağın etrafında şüpheli bir durum veya şüpheli bir uçak görmüyorlar.
Zira Libya askeri heyeti ve mürettebatı, İsrail uçağıyla hiç karşılaşmıyor.
8) Saat 20.17
Libya uçağı olan bitenden habersiz kalkış yapıyor.
9) Saat 20.32
Havalandıktan 15 dakika sonra uçakla telsiz bağlantısı kesiliyor.
10) Ankara ili sınırları içinde düşen uçaktan kurtulan olmuyor.
CB Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı ve Ulaştırma Bakanı’na sesleniyorum!
Derhal bu skandalla ilgili kamuoyunu bilgilendiriniz.
Çarpıtmaya kalkarsanız açıklamadığım delilleri de açıklayacağım.
Uyarıyorum ki, sonra boşa düşmeyin!
İşte kayıtlar, belgeler, videolar⬇️
Esra'mızı bugün İzmir'e götürdüler. Doğup büyüdüğü, yaşadığı Muğla'mızdan kopardılar neden bilmiyoruz. "Sürgün" demiş mektubunda. Sen bizim onurumuzsun. Tüm ülke yanında, kenetlendi. Mutlaka çıkacaksın, döneceksin!
#EsraIşıkSerbestBırakılsın#AceleKamulaştırmaGeriÇekilsin