Herkes bu haberi izleyip paylaşmalı
NOW TV spikeri Selçuk Tepeli:
"AKP Sakarya Milletvekili'nin kardeşi, 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismardan 26 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı, cezaevine atıldı. Yargıtay da cezayı onadı.
Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce üç kez reddettiği karar düzeltme talebini 4'üncü başvuruda kabul etti, kararın bozulması için olağanüstü kanun yoluna başvurdu.
Başsavcılık gerekçesinde, 'çocuğun rızası var' dedi."
Bir futbol turnuvasının startını veren kişi Cumhurbaşkanının oğlu Bilal Erdoğan.
Bir yanında TFF Başkanı, diğer yanında Milli Takım Teknik Direktörü. Yetmiyor, “Bakan buraya, hoca sen de gel” gibisinden sahneyi yeniden dizayn ediyor.
Soru basit: Hangi sıfatla?
Bir devlet görevi yok, seçilmişliği yok, hukuki bir yetkisi yok. En fazla bir vakfın yöneticisi ya da mütevelli heyeti üyesi. Türkiye’de bunun gibi binlerce vakıf var. Hangisinin başkanı, böyle bir ortamda öncelikli olarak basın açıklaması düzenleyebiliyor?
Özel bir vakıf yöneticisinin, devletin bakanı ve sporun kurumsal temsilcileriyle böyle bir hiyerarşi kurması kabul edilemez. Bu bir protokol meselesi değil, devlet ciddiyeti ve terbiyesi meselesidir.
Bu tablo, iktidarın soyadıyla kazanılmış fiili yetkinin fotoğrafıdır. Asıl rezalet ise bunun artık kimseyi şaşırtmıyor olmasıdır.
Polis memuru Onur Şener, siyasi bir söylemde bulunmamış, sadece durum tespiti yapmıştır.
Sözlerine aynen katılıyorum. Kendisi üzerindeki şerefli üniformanın hakkını vermiş, milyonların sesi olmuştur.
Bu kardeşimizin ekmeğiyle oynamayı düşünen varsa iyi dinlesin:
Bolu Belediyesi’nin kapısı, Onur Şener gibi kahramanlara sonuna kadar açıktır.
Fatih Altaylı'ya verilen 4 yıl 2 aylık hapis cezasının ifade hürriyeti alanındaki hukuki analizini istemek üzere beni arayan sayın basın mensuplarına tek tek sözlü beyan vererek sözlerimin bağlamı dışına çıkartılması riski almak yerine tek seferde istenen değerlendirmeyi herkese topluca takdim edeyim:
Boş işlerle meşgul olarak topluma hukuki analizi mümkün bir konu varmış rolü kesmeyelim. Bu karar ifade hürriyeti alanındaki halimizin herkesin kalbine saplanışı, gözüne sokuluşu, suratına haykırılışıdır.
Hukuk, ancak kalpleriyle kavrayabilen, gözleriyle görebilen, kulaklarıyla işitebilen, insanca ve temel özgürlüklere sahip biçimde yaşamak isteyen toplumlar eliyle var edilip korunur. O toplumların ilk refleksi, adalet duyguları zedelendiğinde, rahatsız olduklarında, ses çıkarmaktır.
Fatih Altaylı dosyasındaki bu karar, toplumu hukukun oluşumundan ve korunmasından dışlayan, ifade edilenlerin ta kendisini hedefe koyan ve bu suretle gelecekte bir düşünceyi ifade edecek kişileri baskılayan bir karardır.
Bir ülkede bir savcı varmış Cumhurbaşkanına bağlı şirketindende maaş alıyormuş. Bu savcı Cumhurbaşkanın en büyük rakibini tutuklatıp hapise atmış fıkra bu kadar 🥸
Akın Gürlek
Erkan Baş: "Ne demişti Erdoğan 'Para bir ülkenin itibarıdır'
Papua Yeni Gine parası bizimkinden değerli, paranın altına imza atan adam dolandırıcılıktan tutuklu...
Arkadaşlar bir ülkenin Merkez Bankası'nda yolsuzluk ve hırsızlık olur mu ya
Akp'nin bürokratları ülkeyi soyuyor"