@kilicoglu_66@OzcanGngr Optik mağazalardan aldığınız gözlük çerçevelerinin hammaddesi cp olmaz genellikle TR90 hammaddeden üretilir. Sizin kurup büyüttüğünüz tesis muhtemelen optik mağazalara satış yapan bir tesis değildi.
Bende sizlere bir optisyen ve gözlük çerçevesi üreticisi olarak sormak istiyorum, madem bahsettiğiniz gibi kâr marjı var neden sektöre devam etmediniz? Suan yaptığınız iş bu kâr marjının üzerinde bir kazanç mı sağlıyor? Enjeksiyon makinesinde günde onbinlerce üretim yapılıyor demişsiniz, siz üretim yaparken menteşeli üretim yapıp ürünlerinize vernik kaplaması yapıyor muydunuz? Suan en iyi enjeksiyon makinesi ile günde max 1.000 adet ürün üretebilirsiniz ve bunun için minimum 10 personele ihtiyacınız var. Asgari ücret üzerinden minik bir maliyet hesabı yapabilirsiniz. 12 tl den gözlükçü gözlükçüye çerçeve sattı diye iddiada bulunmusssunuz. Aynı çerçeveleri 120₺ den alabilirim hiç görmeden lütfen o akrabanızla görüşün ve 10 katı bedel ile alalım. 950₺ ye satılan çerçevenin Suan tüm maliyetler dahil edildiğinde gözlükçüye bir kârı olmuyor, ancak üzerine satacağı bir çift camdan kâr edebilir. Lütfen eksik bilgileriniz ile binlerde insanın evine ekmek götürdüğü bir sektör hakkında yalan yanlış yorumlar yapmayın.
👓 Bugün iki çocuğuma gözlük almak için gözlükçüye gittim. Gördüğüm tablo gerçekten düşündürücü.
📌 SGK standart çerçeve için: 100 TL
📌 Düşük numaralı tek odaklı cam çifti için: 40 TL
📌 Piyasada en temel gözlükler: yaklaşık 2.000 TL'den başlıyor.
Yani bazı standart reçetelerde devletin tarifesi, en temel gözlüğün fiyatının %10'una bile ulaşmıyor.
Soruyorum: Biz niçin yıllardır sağlık sigortası primi ödüyoruz?
Gözlük çocuk için lüks değil, sağlık ve eğitim ihtiyacıdır. Devlet piyasa fiyatını bilmiyor olamaz. Biliyorsa, vatandaşı bu farkı ödemeye neden mecbur bırakıyor?
✅ Çözüm basit: SGK gözlük bedelleri sembolik rakamlardan çıkarılmalı; her yıl gerçek piyasa maliyetine göre otomatik güncellenmeli ve özellikle çocuklarda temel standart cam + çerçeve bedeli tamamen karşılanmalıdır.
Sigorta, vatandaş hastalandığında ya da gözlüğe ihtiyaç duyduğunda anlamlıdır.
Ya referandum ya erken seçim!
İki senedir konuştuğumuz her kürsüde, milletimizle temas ettiğimiz her mecrada aynı şeyi tekrarladık:
Terörsüz Türkiye’ye evet; teröristle, katille yol yürümeye hayır.
Terörü bitirmek devletin vazifesidir. Ama terörü bitireceğiz diye teröristi muhatap almak, devlete irtifa kaybettirir.
Bu tutumun milletimizin birliğine ve beraberliğine hiçbir faydası olmayacağı gibi, devlete kaybettirdiğiniz her irtifa terör örgütüne kazandırdığınız mesafeye dönüşür.
Bugün çözüm diye tarif ettiğiniz bu yolun, yarın Türkiye için yeni ve daha ağır bir beka meselesine dönüşmesi kaçınılmazdır.
Biz bunu en başından beri söyledik, bugün de aynı yerde duruyoruz.
Siz milletimizden yönetme yetkisini isterken, seçim propagandanızın merkezine terörle mücadeleyi koydunuz. Muhalefeti terör örgütleriyle yan yana olmakla suçladınız. “Bize yetki vermezseniz teröristleri serbest bırakacaklar.” dediniz.
Milletimizin teröre karşı hassasiyetini, şehitlerimizin hatırasını, analarımızın acısını seçim meydanlarında bir irade talebine dönüştürdünüz.
Milletimiz ekonomik sıkıntısına, geçim derdine, yaşadığı bütün zorluklara rağmen terörle mücadelede ortaya koyduğunuzu söylediğiniz bu iradeye itimat etti. “Devletim terör karşısında taviz vermesin.” dedi ve size bir kez daha yönetme yetkisi verdi.
Şimdi ise milletimizden aldığınız bu yetkinin tam aksi istikametinde bir irade ortaya koyuyorsunuz.
Dün meydanlarda karşısında durduğunuz terör örgütünün elebaşını bugün cezaevinden çıkarmanın; terör örgütü mensuplarını hangi düzenlemelerle affedebileceğinizin, nasıl cezasız bırakabileceğinizin yollarını arıyorsunuz.
Yaptığınızı doğru bulabilirsiniz. Bunun devlet için gerekli olduğunu da sanabilirsiniz. Ancak değiştiremeyeceğiniz bir hakikat vardır:
Milletimiz size bu yetkiyi, bugün yaptıklarınızı yapmanız için vermedi. Seçim sırasında teröre karşı söylemleriniz ve taahhütleriniz için verdi.
Terörle mücadele konusunda ortaya koyduğunuz bu köklü tavır değişikliği, milletin iradesine yeniden müracaat etmeyi zorunlu hâle getirmiştir.
Ya erken seçime gider, “Biz iki yıl önce sizden bu iradeyle yetki aldık ama şimdi politikamızı değiştirdik.” der ve yetkinizi yenilersiniz;
Ya da hazırladığınız düzenlemeyi referandumla milletimizin önüne koyar, milletimizin onayını alırsınız.
Ama milletimize sormadan, milletimizden aldığınız yetkinin tam tersini yapamazsınız.
Allah Kerim. Kaç oy alacağımıza millet karar verecek fakat Anahtar Parti ve Yavuz Başkan hiçbir zaman Bebek Katili Apo’ya özgürlük, kurucu önderlik gibi ihanet söylemleriyle anılmayacak, bir teröristin fotoğrafını okşamayacak, milletvekilleri yurt dışından altın kaçakçılığı yapmayacak.
Nokta hesabı Devlet Bey’in kırk hesabına benzemiş biraz, şahsi odasındaki sabitlenmiş olan 17:25 saati halen duruyor mu Yücel Bey? @yclblt06
Yıllar önce tabuta Konyasporumuzun bayrağını koyup bizi alt lige yollamak isteyen antalyaspor bugün küme düştü.
Tabutumuzu koydukları stadyumlarında, kendi şehirlerinde cuma günü kupa kaldıracağız inşallah.
Cenaze evinde düğün yapacağız düğün..
#Konyaspor
Anahtar Parti'nin Nezaket Hattı
Küfür, tahkir, ötekileştirme ve elde sözüm ona bir terazi tutarak insanları tartıya çıkarma hadsizliğine son verdik!
Kendimizi vatansever paydasına alıp
gayriyi vatan hainliği ile itham etme kötülüğüne tevessül etmeme karırındayız!
Allah ve Peygamber (sav) buyruğu hariç hiçbir şey tartışılamaz değildir ilkesini benimsedik!
Doğru ve iyi bizden sadır olur, diğerleri
hiçbir değer taşımaz küstahlığına düşmeyeceğiz!
Doğru kimden gelirse doğrudur, yanlış kimden gelirse yanlıştır ölçüsünde karar kıldık!
Milliyetçliğimiz parmak sallama milliyetçiliği değil proje üretme esasına mebnidir!
Kem söze, kötücül bakışa izah yükümlülüğümüz var, aynı seviyede cevap verme mevkiine düşmeme azmindeyiz!
Kimsenin hududunda gözümüz yok,siyaseti kendi paradigmamızla yapıyoruz!
Devlet, millet,vatan ,bayrak ,ezan değerlerinde müşahhas hale gelen kıymet ölçülerimizle problemi olmayan herkesi kendimizden biliyoruz!
Siyasi anlayışımıza gönül veren herkese kapımız açık, gelen iradesiyle gelir; giden iradesiyle gider düsturuna bağlıyız!
Particilik önceliğimiz değil millete hizmet sevdamızın gereği siyaset sadece enstrümanlardan biri!
Kimsenin B planı, kimsenin yedek partisi değiliz. Milletin huzuruna siyasi duruşumuzla çıkacağız!
Hiçbir mafya, illegal kuruluş, dış güç
tesirinde ve himayesinde değiliz, sevdamız millet, gücümüz millet, derdimiz yeniden MEDENİYET HAMLESİ!
Hülasa zor zamanlarda Genel Başkanımızın ifadesiyle " Daha iyisi mümkün" çabasındayız!
Dostlarımız biliyor, bilmeyenlere de duyurmuş olalım vesselam!
Konya İl Temsilciliğimizin düzenlediği iftar programında arkadaşlarımızla ve Konyalı vatandaşlarımızla bir araya geldik. İftar yemeği sonrasında, dernek faaliyetlerimiz ve memleket meseleleri ile alakalı hasbihâl ettik.
Ramazan sofrası dostlarla ve ihtiyaç sahibi insanlarla yardımlaşınca güzel!
Herkese #HayırlıRamazanlar...
Ege Üniversitesi kampüsünde pkk’lı hainlerin saldırısı sonrası şehit olan Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu, şehadetinin 11. sene-i devriyesinde rahmetle yâd ediyorum.
Ocak 2018’deki Almanya ziyaretimizden Ozan Arif'in ölümsüz eseriyle hoş bir hatıra.
...
Videoyu çeken ve bugün bize ulaştıran Murat Ortaçer'in şahsında, Almanya'daki bütün gönüldaşlarımıza da teşekkür ederiz.
...
Ozanımıza tekrar rahmet olsun.
Ölmez Bu Hareket, Ölmez Bu Dava...
@yasaryldrmMHP 1993 yılında Muhsin Başkan Büyük Birlik Partisini kurduğunda sende partinin kurucularından idin.
O dönemde de birileri ağzından salya akıta akıta Muhsin Başkana “parayı kimden aldığını biliyoruz” diyorlardı.
5 yıl sonra sen MHP’ye geri döndün ama Muhsin başkan arkasından yüzlerce köpeği konuşturmaya devam etti.
Yıl oldu 2026 yine bir kurt inandığı değerler üzerinden bir parti kurdu ve gümbür gümbür siyasette yükseliyor, arkasından yüzlerde köpeği havlatıyor.
33 yıl önce kurttan yanaydın, şimdi kırmızı başlıklı Apo’nun tarafısın.
🗣️ MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu'nun rol kapmaya çalıştığını dile getirdi:
- Anahtarcı sen o zaman kısa pantolonla geziyordun.
- Rol kapıyorsun. Bunları ben bilirim diyorsun. Yaptığı, anlattığı şeyin de birbiriyle alakası yok. Hepsi yalan. Yalanla siyaset olmaz.
Medyaya yansıyan ittifak tartışmalarına binaen ifade ediyorum:
Bu kadar acı ve yükün milletimizin omuzlarına bindiği bir dönemde, böylesine büyük sorunlarla mücadele edilirken, bize siyasi bir vagon olmak yakışmaz.
Bizim ittifakımız; anketlerde “kararsızlar” başlığı altında toplanan, aslında kararsızlığı bir tercih değil, bir itiraz olan; memnuniyetsizliği bir zayıflık değil, bir uyanış olan büyük milletimizledir. Bugün Türkiye’nin en büyük siyasi gücü, sesi henüz temsil edilmemiş bu sessiz çoğunluktur.
Anahtar Parti bu süreçte hiçbir yapının gölgesine sığınmadan; tamamen müstakil, tamamen bağımsız ve yalnızca milletinden aldığı güçle yoluna devam edecektir.