Muhammed aleyhissalâtü vesselâma tâm ve kusûrsuz tâbi’ olabilmek için, O’nu tâm ve kusûrsuz sevmek lâzımdır. Tâm ve olgun sevginin alâmeti de, O’nun düşmânlarını düşmân bilmekdir. İslâmiyyeti beğenmeyenleri sevmemekdir. Muhabbete (Müdâhene), ya’nî gevşeklik sığmaz. Âşıklar, sevgililerinin dîvânesi olup, onlara aykırı birşey yapamaz. Aykırı gidenlerle uyuşamaz. İki zıd şeyin muhabbeti bir kalbde, bir arada yerleşemez. Cem’-i zıddeyn muhâldir. İki zıddan birini sevmek, diğerine düşmânlığı îcâb eder. İşi elden kaçırmadan, iyi düşünmelidir. Elden gitmiş olanları da kurtarılabilir. Yarın iş elden çıkınca, pişmânlıkdan başka ele birşey geçmez.
Fârisî beyt tercemesi:
Ortalık aydınlanınca olur belli, herkesin geceyi, kimle geçirdiği!
Bu dünyâ malları, mülkleri geçicidir ve aldatıcıdır. Bugün senin ise, yarın başkasınındır. Âhıretde ele girecekler ise sonsuzdur ve dünyâda iken kazanılır.
Bu birkaç günlük hayât, eğer dünyâ ve âhıretin en kıymetli insanı olan, Muhammed aleyhisselâma tâbi’ olarak geçirilirse, se’âdet-i ebediyye, sonsuz necât, kurtuluş umulur. Yoksa, Ona tâbi’ olmadıkca, herşey hiçdir. Ona uymadıkca, her yapılan hayr, iyilik burada kalır, âhıretde ele birşey geçmez.
Fârisî beyt tercemesi:
Muhammed “aleyhisselâm”,
yüzü suyudur cihânın, kapısının toprağı olmıyan
toprak altında kalsın!..
23fc
Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri;
Beşeriyet ne kadar uğraşırsa uğraşsın sevip sevilmeden ızdırap ve felaketten kurtulamaz.
Hakk’ı tanımadıkça, Hakk’ı sevmedikçe Hakk Teâlâ’yı hakim bilip, O’na kulluk etmedikçe insanlar birbirini sevemez.
Allahü Teâlâ’nın kalbimize ihsan buyurduğu “sevmek” duygusu ile,
ilk önce Yüce Rabbimizi, Resulullah efendimizi “sallallahü aleyhi ve sellem”, Devletimizi, ailemizi, birbirimizi,
çıkarsız, menfaatsiz, amasız, fakatsız, herhangi bir nedene bağlı olmaksızın sadece gönülden, yürekten, samimice Allah İçin çok sevmek,
İşte bu sevgi ile, birlik ve beraberlik ile iki cihanda da saadetli olmak hepimize nasib olsun...
23fc
��şte bu…
Hazreti Ali “radiyalllahü anh” buyurmuşlar ki; Hak edene haddini bildirmek de, fakiri giydirmek kadar sevaptır…”
Sayın Cumhurbaşkanım @RTErdogan siz bu milletin gönlüne huzursunuz.
Gerisi dünya işleri, olur.
Size gelen duâlardan taşanlar bu millete şifadır.
Siz olduğunuz gibi durun, biz tam sizinleyiz…
Hasan-ı Basrî hazretleri şöyle buyurmuştur:
“Evlerinizde, sofralarınızda, yollarınızda, çarşılarınızda ve meclislerinizde nerede olursanız olun istiğfarı çoğaltın.
Çünkü bağışlanmanın ne zaman ineceğini bilemezsiniz.”
23fc
Bugün 28 şubat…
Daha dün gibi…
Üzerimize tanklarla yürüdüler.
ALLAH dediğimiz için ezdiler.
ALLAH demenin yasak olduğunu, namaz kılanın saklanmak zorunda kaldığı bizim vatanımızda bugün okullarda ALLAH nidaları, camilerimizde zikrler yükseliyorsa, bunu sağlayan Sayın Cumhurbaşkanıma @RTErdogan herhangi bir laf söyleyenlere Müslümanım bende diyenlerin, ayağından ayakkabısını çıkarıp ağızlarının üzerine vurması şarttır.
Ellerimizi kirletmeye değmezler…
Fenerbahçe Beko forması sadece bir kulübü değil, bu milletin onurunu da temsil eder!
Geçtiğimiz aylarda Sırbistan’da, KK Partizan taraftarının Sultan dedemiz I. Murad Han’ın şehadetini alçakça tasvir eden provokasyonuna karşı, Fenerbahçe tribünlerinden yükselen cevap bir pankarttan ibaret değildi — o, tarihe, ecdada ve şehide sahip çıkma iradesiydi!
Şehit padişahımıza uzanan dile karşı susmayan, sahayı sadece parkeden ibaret görmeyip milli hafızayı savunan tüm Fenerbahçeli kardeşlerimizi yürekten tebrik ediyorum.
Unutulmasın:
Bu millet ecdadına dil uzatılınca geri adım atmaz.
Tarihimize saygısızlık yapanlar, karşılarında sadece 5 oyuncu değil; bir milletin vakur duruşunu bulur!
Helal olsun size… Tribünde de tarihte de dimdik!
Herkesle aran bozulabilir.
Bazılarının kaybı iyi bile gelir.
Ama, Allahü Teâlâ ile aran hep
iyi olsun.
O bozulunca,
Her şey bozuluyor.!
“Yolun da aran da iyi olsun…”
23fc
“Dün gece”
Fenerbahçe Beko’nun Partizan deplasmanında tribünlerde, Sultan I. Murad’ın Kosova Savaşı’nda şehit edildiği sahneyi gösteren bir pankart açıldı.
Sırp taraftarlar ayrıca uzun süre, “Her Türk bilir, Obiliç’in Sultan Murat’ı nasıl hançerlediğini!” şeklinde tezahürat yaptı.
İki hafta önce, branş farklı zihniyet aynıydı.
Sırp GAVURU, gavurluğunu yapıyor!
BİZ NE YAPIYORUZ?..
Bir ve beraber olabiliyor muyuz?..
İçimize sırp, rum, ermeni, ingiliz tohumu ile girmiş gavurlara destek mi oluyoruz!?..
Sırp Türk düşmanlığını, aslında İslam düşmanlığını kusarken bugün içimizdeki islam düşmanlarıyla yanyana duranlara yazıklar olsun.
Evet, sırpların attığı slogan gibi “hançerlemek” haince iştir.
Kim bugün devletini, milletini hançerliyorsa GAVURdur.
Saraydakini indireceğiz diye bağırıp sarayda yaşayıp, alem yapıp, sarayda ölenlerin çocukları bugün yine aynı sloganı atıyor.
Unutmayın: TEK DERTLERİ İSLAM DÜŞMANLIĞIDIR.
Demokrasi, ekonomi demelerine sakın aldanmayın…
REİS, MEKÂNIN CENNET, MAKAMIN ÂLÎN OLSUN İNŞALLAH…
İyi adamlar önce postalların ipini bağlar,
Düşünmezler, dolar kurunu, bilmezler bindikleri arabanın torkunu..
İyi adamlar günlük tutmaz,
Cüzdanlarında borç çetelesi durur, kendine bir şey olursa kardaşı ödesin diye.
İyi adamlar önce postallarının ipini bağlar,
Sonra hesap eder
Şarjöründeki mermiyi..
Boşa atmaz, boşa vurmaz,
Devletin malıdır..
İyi adamlar önce postalların ipini bağlar,
Yolları uzun ömürleri kısadır…
Tüm şehitlerimizin
azîz ruhları için FATİHA…