Dün Londra'ya gittim. Telefon ile cekim yaparken birkaç kez etrafıma baktım. Çünkü biliyorum. Telefonu kapıp kaciyorlar.
Eskiden Istanbul'da da bu sorun vardi. Sonra kapkaç yasasını değiştirdiler. Sorun bitti. Gördüğünüz gibi Istanbul artık turistlerin telefonlarını tramvaya baglayabilecekleri kadar güvenli.
Su anda Turkiye'de genel olarak dolandiricilik sorunu, halk arasında basit şiddet sorunları bir de bunların biraz daha ciddi olanı mafya sorunu var.
Bunlarin da kapkaç meselesi gibi yasalarla acil çözülmesi lazım.
BÖLÜM: 2 - Türkiye'deki vatandaşlar vize randevusu bile bulamazken karaborsacı vize şirketlerinin "GARANTİLİ VİZE SATIŞI" yaptığını ilk kez ifşa ediyorum.
Vize çetesinin konuşmalarına ulaştım ve hepsini inceledim. Vize randevularını botlarla kapatan şahısların aynı zamanda da 15.000 euro karşılığında 3-5 aylık vize satışı yaptıklarını gördüm.
İstedikleri ülkeden vize alacaklarına o kadar eminler ki %100 vize alamazsak paranızı iade ederiz şeklinde sözleşme bile yapmışlar.
Siz, Avrupa'ya; eğitim, ödül veya özel etkinlik için randevu bile bulamazken bu şahıslar garip ilişkilerle bu işleri yürtmüş.
Bunları ihbar edenler bu şahısların bu sistemle sadece birkaç ayda MİLYONLARCA DOLAR para kazandığı söylediler.
Tüm ihbarları araştırdım ve inceledim. Kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Bu verilerin hepsini de gerekli makamlara ilettim.
Bu yaptığım çalışmalar bu vize çetelerinin şikayetleri nedeniyle kaldırıldığı için bu haberi paylaşırsanız çok faydalı olur. Güveniniz ve gönderdiğiniz ihbarlar için teşekkür ederim.
Bunun güvenlik kontrolü olduğunu hangi zeka akıl ettiyse lütfen IQ testi yapılsın...
Birincisi uygulanabilir değil yarın sağanak yağmur yağsa Ne yapacaksınız bu şekilde mi güvenlik araması yapacaksınız...
Ikincisi yüzlerce çocuğu dizmişsin yan yana hem de Okul dışında Canlı Hedef atış poligonu nasıl olur deseler Tam da böyle olur...
Üçüncüsü Okul dışında araçların geçtiği caddenin üzerinde bu çocukları dizmek hangi zekanın mahsulü gerçekten kutluyorum...
Maç 4-0’ken yazıyorum. Sonu 5 mi olur 6 mı olur veya Liverpool durur böyle mi biter biz mi bir şekilde atarız bilmiyorum. Her ihtimalde bu düşüncelerim değişmeyecek.
1-) Galatasaray UEFA Kupası finaline çıkarken bile çift forvetle çıkmış ve kendi oyunundan taviz vermemiştir. Hatta Fatih Terim bu konuda şu sözleri söyledi. “Maçtan önce Arif’i kesip tek forvetle mi oynayalım diye çok düşündük. Ancak buraya kadar kendi oyunumuzu oynayarak geldik, burada da kendi oyunumuzu oynamalıyız. Öbür türlüsü kendimize güvenmediğimizi gösterir” demişti.
Bu maçın daha ilk dakikasından itibaren mahkum ve güvensiz bir oyunla başladık.
İlk yarının 5-0 değil 1-0 bitmesi bile mucizeydi.
2-) Osimhen’in sakatlığı çok büyük talihsizlik ama sakat haliyle dakikalarca oyunda kalıp takımını eksik bırakması talihsizlik değil amatörlük. Okan çıkartmadıysa Okan’a yazar. Osimhen ısrarla o haliyle oyunda kalmak istediyse hem Okan’a hem Osimhen’e yazar.
3-) Liverpool’a elenebilirsiniz. Fark da yiyebilirsiniz. Ancak keşke başarılı bir Avrupa sezonu bu kadar silik ve karaktersiz bir oyunla kapanmasaydı.
Son 16 için teşekkürler. Üzüntüyle başka şeyler yazmak istemiyorum.
Galatasaraylılar 3 gün önce eledikleri Juventus’u unuttu, Liverpool maçına bakıyor. Bunlar da 20 sene önce penaltılarla zar zor eledikleri Sevilla maçı için anma töreni düzenliyor.
Makas açıla açıla kırıldı artık. Yok, kalmadı makas bitti. Fenerbahçe ile Galatasaray rekabeti bitti. Fenerbahçe’nin rakipleri artık Beşiktaş, Trabzonspor, Samsunspor ve diğerleri.
Bir okul, bir hastane bombalandı şu kadar kişi öldü diyerek insanları sayılara indirgedikleri haberlere alıştırdılar bizi. Bakın ölen yüzlerce çocuktan biri o, annesine el sallayarak okula gidiyordu. Hepsi böyle çocuktu onların, sırtlarında çantalarıyla okula giden çocuklardı.
bunun öylesine bir olay şeklinde geçiştirilmesi akıl almaz bir şey. 160 "beyaz" çocuk öldürülmüş olsa üç hafta tüm dünya salya sümük sokaklara dökülürdü. böyle dünyanın düzenini sikeyim.
Bazı şeyleri çocukken yaşamak gerekiyor ya.
Küçükken ilk playstation’ım olduğunda inanılmaz mutlu olmuştum. İçim içime sığmıyordu. Sabahları heyecanla kalkıp konsolun başıma oturuyordum. İnanılmaz bir şeydi.
Mesela çocukken yaşadığım o fantastik çocuksu mutluluğu şu an 35 yaşında özel jet alsam, malikane alsam aynı şekilde yaşayamam.
İmkan varsa gerekiyorsa sınırları da zorlayıp çocuğunuza bu tarz mutlulukları yaşatın ya. Vallahi bazı şeyleri çocukken yaşamak gerekiyor..
Açığa alınan trafik polisi açıklama yaptı:
"Büyük Türk Milletine...
Hakkımda FETÖcü olduğu ortaya çıktı şeklinde yalan haber yapan kanallar, sayfalar görüyorum. 2013 senesinde polislik mülakatında FETÖ’cüler tarafından dişi seyrek bahanesiyle elenen ben ile FETÖ birbirine yer ile gök kadar uzaktır. Sağ yanına Apo’yu, sol yanına Papa’yı alan bu haber kanalları yakında bu parçada eksik kalan FETÖ’ye anıt mezar yaptırıp onun rezil hatırasıyla da barışabilecek olan ilk kişiler olacaktır.
Başım dik alnım ak. Hırsızlıktan, rüşvetten, vatana ihanetten görevden uzaklaştırılmadım. Şükürler olsun bir gün rüşvet yemedim. Devletimi hiçbir zaman hiçbir menfaate, paraya satmadım. Üniformamı onurla taşıdım. Eleştiriye açığım ama FETÖ ile beni yan yana getirirseniz sizi rezil rüsva ederim."
Sokak ortasında tecavüze yeltenen adamlar 1 sene yatıp çıktıktan sonra bu haydutları hangi kanunla yargıyla korkutabilirsin ki videoya bak şundan öte bi suç mu var amk
Tahliye edilen şahısların suç kayıtları.
Semir T.:
• Cinsel saldırı
• Mukavemet
• Uyuşturucu madde kullanmak
• Gasp
Ömer K.:
• Cinsel saldırı
• Kasten yaralama
• Mukavemet
• Oto hırsızlık
Bilmek isteyen varsa turistleri eğlendirmek için ihanet ettikleri Osmanlı ordusunun canlandırmasını yapıyorlar. “Altın yutuyorlar�� dendiği için mideleri deşilen Türklerin. Biz Türkler Hz. Muhammed’in mezarını korurken, Araplar İngilizlerle iş birliği yapıp Medine’yi bombalıyordu.
Ceren Arslan, 'Miss Universe'de neler giydiğime bakalım' başlıklı fotoğrafıyla şehitlerimizi paylaştı.
"Bugün göstereceklerim, sahnedeki hiçbir ışıltıyla ölçülemez.
Taşıdığım en değerli şey, bu ülkenin canını veren evlatlarının hatırası."
Giresun'da 68 yaşındaki emekli öğretmen Abdullah Coşkun, aracına arkadan çarpan İlhan İhtiyaroğlu adlı şahıs tarafından dövülerek öldürüldü.
▪ İddiaya göre saldırgan, küfürler ederek yanına geldiği yaşlı adamı tekme ve yumruklarla defalarca darp etti. Hastaneye kaldırılan Coşkun, kurtarılamadı.
▪ Abdullah Coşkun'un hem doktoru hem de kızı olan Ayşe Coşkun Beyan, babasının 3 yıl süren mücadele sonucu 1 hafta önce akciğer kanserini yendiğini belirtti.
▪ Coşkun'un eşi Hanife Coşkun: "Eşim camı açtı. 'Ne oluyor?' diyecekken kaşının üzerine yumruk atarak eşimi dövdü. Arabanın kapısını açıp, eşimi dışarı çıkardı. Eşimin bir hastalık öyküsü var. Kanseri yeni yendiğini katile izah etmeye çalıştım. Eşimi araçtan çıkardı. Nefes aldırmadan dövmeye devam etti. Kızınca dönüp bana da yumruk salladı, geri çekildim. Beni yakamdan tutup, silkeleyip düşürdü."
▪ Abdullah Coşkun'dan geriye, dövülerek öldürüldüğü olaydan kısa süre önce sağlığına kavuşma anlarını ailesiyle kutladığı görüntüler kaldı.