Şerife Hanife Hanım ve Oğlu
Hikmet Mollaya ait mezar taşı. En anlamlı en hüzünlü taşlardan biri.
Osmanlı Dönemi, 19. yüzyıl
(H. 1248 / M. 1832.)
Edirnekapı Mezarlığından Türk İslam Eserleri müzesine getirilmiş.
MUHTEŞEM BİR ARŞİV
Aşağıdaki adrese girerseniz güzel bir albümle karşılaşacaksınız.
Şehirlerimizin ve üzerindeki eserlerin yüzlerce yıl öncesine ait görüntülerini, azınlıkların ve yabancıların yerleşim yerlerini, aile resimlerini gösteren bir bilgi kaynağı ve bir arşiv.
Yerli yabancı bir çok kent ve eser.
Saklanıp ansiklopedi gibi yararlanılacak bir derleme.
https://t.co/HEWfA1RZ5r
1. Cezeri Kasım Paşa Camii'ne ait, Vakıf Eserleri Müzesi'nde sergilenmekte
2. Rüstem Paşa Camii
3. Tekfur Sarayı çini atölyesinde üretilmiş, Hekimoğlu Ali Paşa Camii'ne ait panonun Tekfur Sarayı Müzesi'ndeki replikası
4. Denizli Boğaziçi Camii kalemişi
Rokoko Üslubu ve Türk Rokokosu
Fransızca���da “çakıl döşeme, çakıllık” anlamına gelen rocailles kelimesinden türetilmiştir; barok sanatın takipçisi ve daha süslüsü olan bir üslûbu ifade eder. Rokoko terimi ilk defa Geç Rönesans dönemi bahçe düzenlemelerinde, yapay mağaraların iç süslemelerinde, yol kaplamalarında, daha sonra da XVIII. yüzyılın kuyumculuk işlerinde, porselen biblolarda, heykel kaidelerinde vb. uygulanan deniz kabuğu, çakıl taşı, bunların yanı sıra eğrelti otu, hurma dalı, mercan, tüy, sorguç, girlant, fiyonk gibi daha çok doğaya ait formların stilizasyonunu anlatmak amacıyla kullanılmıştır. Bu üslûpta “S” ve “C” motifleri belirgin biçimde birbirine bağlanarak sonsuza uzanan varyasyonlarla ve bunların dinamik etkileriyle hareketli, canlı dekorlar meydana getirir.
Türkiye’de rokoko, 1720-1721 yıllarında Paris elçisi olan Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi’nin yurda dönmesinden, Fransa Sefâretnâmesi adlı eseriyle Fransa Kralı XV. Louis’nin gönderdiği ve devrin sanat özelliklerini yansıtan hediyeleri Sultan III. Ahmed’e sunmasından sonra görülmeye başlanmış, kısa sürede Osmanlı sanatkârlarını etkisi altına almıştır. Osmanlı sanatının klasik dönemine ait en görkemli eserlerinin arkasından gelen ve Batı’nın etkisiyle alışılagelmişin dışında farklı manzaralar sergileyen rokoko tarzı çalışmalar önceleri sadece Avrupa taklidi olarak görülmüş, ancak zamanla halk bu türe alışmış ve onu sevmiştir.
Osmanlılar’daki rokoko süsleme Avrupa rokokosuna benzemekle beraber ondan farklı olarak Türk rokokosu denilen ve örneklerine daha çok mimari eserlerde, kitap tezhiplerinde, mezar taşları, ahşap, madeni eşya ve kumaşlar üzerinde rastlanan ayrı bir üslûp oluşturmuştur. Topkapı Sarayı’nda I. Mahmud döneminde yeniden dekore edilen Şehzadeler Mektebi adındaki odanın süslemeleri bu üslûbun ilk örneklerinden biri sayılır. Yine I. Mahmud ve III. Osman zamanlarında Hünkâr Hamamı önündeki Hazine Odası, Hünkâr Sofası, Başhaseki Dairesi’nin alt katı, Vâlide Sultan Dairesi’nin girişi yanındaki oda (Vâlide Şahnişi) ile III. Selim’in ve annesi Mihrişah Sultan’ın dairelerindeki süslemeler de başlıca örneklerdendir. Alay Köşkü’nün giriş odasındaki kenar bordüründe geometrik formların arasında çiçekler, ikinci odada ise aynı üslûpta saksı içerisinden çıkan yapraklar ve uzun dallar yer almaktadır. ��çüncü oda, gölgeli dalların çeşitli kompozisyonlar oluşturduğu daha ince bir işçilikle süslenmiştir. Sofa Köşkü’nde empire tarzına yakın desenlerin yanında kıvrık dallar arasında çiçek buketleri ve meyveler görülür. Ayazma Camii kubbesinin ortasında sülüs âyetlerle gri, yeşilin tonları, vişne çürüğü, aşı kırmızısının hâkim olduğu yapraklı saksı formları ve içlerinden çıkan çiçek demetleri bulunmakta, rokoko mermer taş işçiliği mihrabı tamamlamaktadır.
İstanbul’un XVIII ve XIX. yüzyıllara ait Dolmabahçe, Beylerbeyi ve Yıldız sarayları başta olmak üzere resmî, sivil ve dinî binaların hemen tamamında uygulanan rokoko üslûbu süslemeler Kahire (Mehmed Ali Paşa Camii) ve Bursa (Murâdiye Camii’nin boyalı alçı mihrabı) gibi imparatorluğun başlıca şehirlerinde de önemli örnekler vermiştir.
Dr. Birsel Çağlar Abiha'nın "Geleneksel Halk Sanatında Şahmaran Motifleri ve Bu Motiflerin Dili" başlıklı makalesini folklor konularıyla ilgilenenlere öneriyorum. https://t.co/RgkYUrLeLa @academia aracılığıyla