Sabahları güne buhur kokusu ile başlardık Antakya sokaklarında. Geçtiğimiz her sokakta, gördüğümüz her insana "Günaydın, kolay gelsin" diyerek devam ederdik yolumuza. Sıcacık Antakya simidi ve yanında baharatı ile yapardık kahvaltımızı. (+)
Protokol gelecek diye Atatürk Caddesi'ni asfaltlamışlar. Antakya'ya gelecek herkes bilsin ki; anma adı altında gerçekleşecek şova aldanmayın, inanmayın. 2 senedir yalnızca yıl dönümlerinde şehri makyajlıyorlar. Sorunları yazmaya kalksak burdan saraya asfaltsız yol olur.
Bakanlarımız ve vekillerimiz ayda bir Hatay’a gelebilir mi acaba? Karnınızı doyurmaya gelseniz de kabulümüz, siz gelmedikçe Hatay halkı olarak biz şöyle bir muameleyi göremiyoruz da…
6 Şubat depremlerinin üzerinden iki yıl geçti.
Sorumlular yargılanmadı, adalet yerini bulmadı, deprem dirençli kentler için seferberlik başlatılmadı.
Unutmamak için...
Hatay’da hiç bir şey değişmedi. Sular ve elektrikler kesiliyor. Sıcakta çadır ve konteyner de yaşamak çok zor. Çocuklar tatilde ama eğlenebilecekleri alan veya imkan yok. İnsanlar borç içinde. İş bulmak zor. Daha birçok sorun var.
Ne yazık ki çok az kişi farkında
Burası Hindistan’da bir mahalle değil. Burası Hatay’da bir konteyner kent. Yağmur suları kanalizasyonla birleşmiş, etrafta yoğun bir lağım kokusu var. Bir de rögar kapaklarından fırlayan fareler…
Ve bugün depremin 461. günü…
12 Mayıs 2024, Antakya/Hatay
Hatay Dünya Şarkıları Çocuk Korosu, 23 Nisan için söylemiş. Başta pırıl pırıl çocuklarımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürler izlerken çok duygulandım.
Hatay’a atanan kamu personellerinin ve Hataylı depremzedelerin kaldığı Antakya Ayyıldız Geçici Konaklama Merkezi.
Depremin üzerinden 13 ay geçti ve bunlar geçici konutlar.
Değişen bir şey yok bari sesimizi duyun, duyurun!!