ENFLASYON KARŞISINDA KAMU ÇALIŞANLARININ ALIM GÜCÜ ERİMEYE DEVAM EDİYOR
TÜİK tarafından açıklanan Mayıs 2026 verileri, kamu çalışanlarının gelirlerinin enflasyon karşısında korunamadığını bir kez daha ortaya koymuştur.
🔹 Mayıs ayı enflasyonu: %1,71
🔸 Yıllık enflasyon: %32,61
▪️ İlk 5 aylık dönemde oluşan enflasyon farkı: %5,04
Açıklanan rakamlar, yılın henüz ilk beş ayında kamu görevlilerinin maaşlarının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybettiğini göstermektedir. Oluşan enflasyon farkı, maaşların satın alma gücünü korumakta yetersiz kaldığını açıkça ortaya koymaktadır.
Temmuz ayında uygulanacak maaş artışı değerlendirilirken gözden kaçırılmaması gereken husus şudur: Kamu çalışanlarına yansıtılacak artışın önemli bir bölümü yeni bir kazanım değil, geçmiş aylarda yaşanan kayıpların telafisidir.
Bugün kamu görevlilerinin ücretleri, enflasyonun gerisinde kalmakta; çalışanlar ise sürekli olarak artan hayat pahalılığına karşı gelirlerini koruma mücadelesi vermektedir. Bu nedenle enflasyon farkının bir zam olarak değerlendirilmesi doğru değildir. Enflasyon farkı, çalışanın cebine ek bir refah koymamakta; yalnızca daha önce kaybettiği alım gücünün bir kısmını geri vermektedir.
Toplu sözleşme mekanizmasının amacı, çalışanları sadece enflasyona karşı korumak değil; aynı zamanda ekonomik büyümeden pay almalarını sağlamak ve refah seviyelerini yükseltmektir. Ancak mevcut tabloda maaş politikaları giderek enflasyon verilerine bağımlı hale gelmiş, toplu sözleşmelerin refah artırıcı etkisi zayıflamıştır.
Yıllık enflasyonun %32,61'e ulaştığı bir ortamda kamu çalışanlarının beklentisi; kayıplarının aylar sonra telafi edilmesi değil, emeğinin gerçek karşılığını aldığı, alım gücünü koruyan ve refahını artıran adil bir ücret politikasıdır.
Kamu çalışanları enflasyonun peşinden koşmak istemiyor.
Kamu çalışanları emeğinin karşılığını istiyor.
Enflasyon farkı bir zam değil, gecikmiş bir telafidir.
Gerçek zam ise çalışanın refahını artıran artıştır.
Bu nedenle TABİP-SEN olarak; başta hekimler olmak üzere tüm kamu görevlilerinin yıllardır biriken alım gücü kayıplarının kalıcı şekilde giderilmesi, ücretlerin yalnızca enflasyona karşı korunmasının değil aynı zamanda refah seviyesinin yükseltilmesinin sağlanması amacıyla ek refah payı verilmesini talep ediyoruz.
Kamu çal��şanları, sadece kayıplarını geri alan değil; emeğinin değer gördüğü, ekonomik büyümeden hak ettiği payı aldığı ve geleceğe güvenle bakabildiği bir ücret politikasını hak etmektedir.
#tabipsen #EnflasyonFarkıZamDeğildir #tüik
Tarihin akışını değiştiren, bir çağın kapanıp yeni bir çağın başlamasına vesile olan İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümünü gurur ve saygıyla anıyoruz. Aziz ecdadımızın büyük inanç, azim ve kararlılıkla yazdığı bu kutlu zafer; milletimizin tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olmaya devam etmektedir.
İstanbul’un Fethi’nin yıl dönümü kutlu olsun.
İzmir’de acil serviste görev yapan bir meslektaşımızın, hasta yakını tarafından vahşice darbedilmesi; sağlıkta şiddetin ulaştığı korkunç boyutu bir kez daha gözler ��nüne sermiştir.
Görevi başında insan hayatını kurtarmaya çalışan bir hekimin saçlarının koparıldığı böylesine ağır bir saldırı karşısında verilen cezanın taksite çevrilmesi ise; kamu vicdanını derinden yaralamış, sağlık çalışanlarının can güvenliğinin yeterince korunmadığını bir kez daha ortaya koymuştur.
Sağlık çalışanına yönelik şiddeti önlemek yerine fiilen hafifleten her karar, saldırganlara cesaret vermekte; sağlık emekçilerini ise korumasız bırakmaktadır.
Bugün sağlık çalışanını darbedenlerin birkaç ekonomik yaptırımla hayatına kaldığı yerden devam edebilmesi; adalet duygusunu zedelediği gibi, sağlıkta şiddeti besleyen cezasızlık düzenini de büyütmektedir.
Bir hekimin saçlarının koparıldığı bir saldırının bedeli, taksitlendirilmiş para cezaları olamaz.
Sağlık çalışanının can güvenliği bu kadar değersiz değildir.
Acil serviste görev yapan hekimler; ölümle yaşam arasındaki çizgide mücadele verirken, saldırganların adeta ödüllendirilmesine dönüşen kararlar kabul edilemez.
Şiddeti durdurmayan, saldırganı korkutmayan ve sağlık çalışanını koruyamayan mevcut sistem çökmüştür.
Etkili, tavizsiz ve gerçek anlamda caydırıcı bir Sağlıkta Şiddet Yasası derhal hayata geçirilmelidir.
📎DHA
#tabipsen #izmir #acilservis #hekim #hekimeşiddeteDURde
Merkez üssü Malatya’nın Gülümuşağı ilçesi olan ve çevre illerde de hissedilen deprem nedeniyle etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Yaşanan sarsıntının herhangi bir can ve mal kaybına sebebiyet vermemesini temenni ediyor, bölgedeki vatandaşlarımızın bu süreci en kısa sürede güven içerisinde atlatmasını diliyoruz.
#deprem
Kamuoyunun ve Yetkili Makamların Bilgisine,
İnsani yardım amacıyla yürütülen faaliyetler kapsamında, yalnızca mağdur ve ihtiyaç sahibi insanlara destek olabilmek adına yardım çalışmalarına katılan hekimlerimizin ve gönüllülerin, İsrail güçlerinin müdahalesi sonucu alıkonulduğuna ilişkin haberleri derin bir üzüntü ve endişeyle takip etmekteyiz.
Uluslararası hukuku, temel insan haklarını ve insani değerleri hiçe sayan bu yaklaşım; vicdan sahibi herkes açısından kabul edilemez niteliktedir. İnsan hayatını korumayı görev edinmiş hekimlerin ve sivillerin hedef alınması, yalnızca bireylere değil, insanlık onuruna yönelik de ağır bir ihlaldir.
Savaşın, yoksulluğun ve insani dramların gölgesinde yaşam mücadelesi veren insanlara yardım ulaştırmaya çalışan sağlık emekçilerine yönelik bu hukuksuz tutumu en güçlü şekilde kınıyoruz.
Alıkonulan tüm hekimlerimizin ve gönüllülerin bir an önce özgürlüklerine kavuşmasını temenni ediyor; devletimizin ilgili kurumlarının vatandaşlarımızın güvenli şekilde ülkemize dönüşü adına gerekli diplomatik ve hukuki girişimleri kararlılıkla sürdüreceğine inanıyoruz.
Uluslararası kamuoyunu da yaşanan bu insan hakları ihlaline karşı daha güçlü bir sorumluluk almaya ve sessiz kalmamaya davet ediyoruz.
#sumudsaldırıaltında #sumudunderattack #SumudFilosunuKoru #filistin #palestin
Aile Sağlığı Merkezleri Ticarethane Değildir, Kamu Hizmetinin Parçasıdır.
Birinci basamak sağlık hizmetleri, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinin temelidir. Halkın en kolay ulaştığı sağlık hizmeti noktaları olan Aile Sağlığı Merkezleri; aşılama ve diğer koruyucu sağlık hizmetleri, gebe-bebek izlemleri, kronik hastalık takipleri vb. yapmak suretiyle sağlık alanında kamusal bir görevi yerine getirmektedir.
Ancak bugün aile hekimliği birimleri, kamu hizmeti sunmalarına rağmen adeta ticari işletme gibi değerlendirilmekte; kira ödemeleri ve çalışan ücretleri üzerinden ağır vergi yükleriyle karşı karşıya bırakılmaktadır. Özellikle stopaj vergileri, zaten yetersiz ve giderek eriyen sağlık bütçeleri içerisinde aile sağlığı merkezlerini sürdürülemez bir noktaya sürüklemektedir.
Aile Sağlığı Merkezleri kâr amacı güden işletmeler değildir. Burada yürütülen hizmet; anayasal bir hak olan sağlık hizmetinin kamusal sunumudur. Dolayısıyla ASM’lerin ticarethane mantığıyla vergilendirilmesi kabul edilemez.
Bugün birçok aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı;
- Artan kira bedelleri,
- Personel giderleri,
- Elektrik, su, doğalgaz ve sarf maliyetleri,
- Vergi yükleri altında hizmet vermeye çalışmaktadır.
Sağlık Bakanlığı’nın asli görevi olan birinci basamak sağlık hizmetinin finansman yükü sağlık çalışanlarının sırtına bırakılmamalıdır.
Bu nedenle;
- Aile Sağlığı Merkezlerinin kira ödemelerinden doğan stopaj vergileri kaldırılmalı,
- Çalışan ücretlerine ilişkin stopaj yükümlülükleri sona erdirilmeli,
- ASM’ler kamusal sağlık hizmeti sunan kurum statüsünde değerlendirilmelidir.
Kamusal sağlık hizmeti veren yapıları ticari işletme gibi vergilendirmek; hem sağlık çalışanlarını cezalandırmak hem de halkın sağlık hizmetine erişimini riske atmaktır.
Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilmeden sağlık sistemi ayakta tutulamaz. Sağlık emekçisinin sırtındaki vergi ve mali yükler derhal hafifletilmeli, ASM’ler gerçek anlamda kamu sağlık kurumu olarak görülmelidir.
#tabipsen #asmgüçlenirsesağlıkgüçlenir #stopaj
Bugün bir kez daha, Hatay'da Dörtyol Devlet Hastanesi'nde kutsal hekimlik mesleğini icra eden bir meslektaşımızın, görevi başında canice bir saldırıya uğradığına tanıklık ediyoruz. Radyasyon odası gibi girilmesi yasak ve tehlikeli bir alana fütursuzca, zorbalıkla giren şahıs; sadece bir kamu görevlisine saldırmakla kalmamış, toplum sağlığını ve güvenliğini de hiçe saymıştır.
Buradan yetkililere ve kamuoyuna sesleniyoruz:
Şiddet Münferit Değildir: Sağlıkta şiddet, "öfkeli hasta yakını" kılıfıyla geçiştirilemez. Bu, yıllardır süregelen cezasızlık politikalarının, sağlık çalışanlarını hedef gösteren popülist dillerin ve güvenlik zafiyetlerinin bir sonucudur.
Beyaz Kod Bir İstatistik Değildir: Her geçen gün artan şiddet vakaları karşısında alınan önlemlerin yetersizliği ortadadır. Hastanelerimiz yol geçen hanı, polikliniklerimiz saldırganların stres atma alanı değildir!
Hukuk İşlemelidir: Meslektaşımıza el kaldıran, radyasyon güvenliğini hiçe sayan bu şahıs, en ağır yaptırımlarla cezalandırılmalıdır. "Karakolun ön kapısından girip arka kapısından çıkılan" bir hukuk sistemi, yeni saldırılara davetiye çıkarmaktadır.
Tahammülümüz Kalmadı!
Bizler; pandemide, depremde, en zor şartlarda hayat kurtarmak için uykusuz kalanlarız. Ancak bilinmelidir ki; bir meslektaşımızın daha saçının teline zarar gelmesine tahammülümüz kalmamıştır. Güvenli çalışma ortamı sağlanana, etkin bir "Sağlıkta Şiddet Yasası" uygulanana kadar sesimizi yükseltmekten vazgeçmeyeceğiz.
Hekime kalkan el, toplumun vicdanına ve geleceğine vurulmuş bir darbedir.
#hatay #hataydörtyoldevlethastanesi #doktor #tabipsen #hekimeşiddetedurde #sağlıktaşiddetyasası
Hayatımıza anlam ve değer katan, sevgiyle büyüten tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyor; sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir yaşam diliyoruz.
#AnnelerGünü
Bayram günlerinde sağlık hizmeti kesintisiz devam ediyor. Hastaneler çalışıyor, aciller dolup taşıyor, nöbetler sürüyor.
Ancak sağlık çalışanının emeği yine görmezden geliniyor.
Mayıs ayı çalışma planlamasında; bayram günlerinde görev yapan sağlık çalışanlarına, yalnızca belirlenen fazla mesai sınırı aşılırsa ek ücret ödeneceği belirtiliyor.
Yani bir sağlık çalışanı; bayramda görev yapmasına, ailesinden uzak kalmasına ve ağır iş yükü altında hizmet vermesine rağmen, “saat hesabına takıldığı” gerekçesiyle bayram farkından yararlanamıyor.
Bu kabul edilebilir değildir.
Bayramda görev yapan her sağlık çalışanı;
normal mesainin ötesinde bir sorumluluk üstlenmekte, yoğunluk ve risk altında hizmet sunmaktadır.
Toplum tatildeyken görev başında olan sağlık emekçisinin alın teri; bürokratik hesaplarla değersizleştirilemez.
📌 Bayramda çalışan herkes emeğinin karşılığını eksiksiz almalıdır.
📌 Sağlık çalışanının fedakârlığı sistem açığını kapatmanın aracı değildir.
📌 Emek, sınırlandırılmış mesai hesaplarına kurban edilemez.
Sağlık hizmeti özveriyle yürür.
Ancak hiçbir özveri karşılıksız bırakılmamalıdır.
#bayram #doktor #mesai #sağlıkhizmeti
Emeğin, dayanışmanın ve yardımlaşmanın günü olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlar; gece gündüz demeden, büyük bir özveriyle insan hayatına dokunan tüm hekimlerimizin ve sağlık emekçilerimizin emeklerini saygıyla selamlarız.
Alın teriyle hayatını kazanan tüm yurttaşlarımıza sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir gelecek dileriz.
#1Mayıs #EmekveDayanışmaGünü #Tabipsen
30 NİSAN ACİL TIP GÜNÜ KUTLU OLSUN.
Hayatın en kritik anlarında, zamanla yarışarak umut olan; her koşulda görev başında bulunan tüm Acil Tıp hekimlerinin ve acil servis emekçilerimizin 30 Nisan Acil Tıp Günü’nü kutluyoruz.
Acil servisler; bilgi, deneyim ve özverinin en yoğun şekilde hissedildiği, insan hayatına doğrudan dokunan en önemli alanlardan biridir.
Burada verilen her emek, her müdahale, bir yaşamın yeniden tutunmasına vesile olur.
Zor çalışma koşullarına, yoğunluğa ve maruz kalınan şiddete rağmen; büyük bir sorumluluk ve özveriyle görevini sürdüren tüm hekimlerimize ve acil servis emekçilerine emekleri, sabırları ve fedakârlıkları için teşekkür ediyoruz.
İyi ki varsınız.
#30NisanAcilTıpGünü #iyikivarsınız #acilservis
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’nde görevli asistan hekim meslektaşımız, tıbbi değerlendirmesini yaptığı ve gerekli tetkik sürecini başlattığı bir hastanın üç yakını tarafından planlı şekilde fiziki saldırıya uğramıştır.
Görevini yerine getirdiği sırada hedef alınan meslektaşımız; başına ve vücudunun farklı bölgelerine aldığı darbeler nedeniyle ciddi şekilde yaralanmış, bulunduğu alandan kendi çabasıyla güçlükle uzaklaşabilmiştir. Yaşanan bu olay, sağlık çalışanlarının nasıl bir tehdit altında görev yaptığını bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Bu saldırı; yalnızca bir hekime yönelmiş bireysel bir şiddet vakası değildir.
Sağlık hizmetinin kendisine, insan hayatını korumaya çalışan tüm emekçilere ve kamusal düzene yapılmış açık bir saldırıdır.
Sağlık çalışanlarının görev başında şiddete maruz kalması, artık istisnai değil, sistematik bir sorun haline gelmiştir. Bu tablo kabul edilemez.
Yetkililere açık çağrımızdır:
Sağlıkta şiddeti önlemek için yıllardır dile getirilen talepler hayata geçirilmeli, caydırıcı yaptırımlar derhal uygulanmalı ve cezasızlık algısına son verilmelidir.
Meslektaşlarımızın güvenliği sağlanmadan, nitelikli sağlık hizmetinden söz etmek mümkün değildir.
BURADAN SORUYORUZ:
• Sağlık çalışanlarının can güvenliğini kim sağlayacak?
• Acil servisler neden hâlâ korunaksız ve denetimsiz?
• Şiddet uygulayanlar neden yeterince caydırıcı cezalarla karşılaşmıyor?
• Aynı olaylar tekrar ederken yetkililer daha neyi bekliyor?
TABİP-SEN OLARAK TALEBİMİZ NET:
• Sağlıkta şiddete karşı sıfır tolerans politikası derhal uygulanmalıdır.
• Fail ve azmettiriciler hakkında en ağır yaptırımlar gecikmeden hayata geçirilmelidir.
• Sağlık kurumlarında etkin güvenlik önlemleri (fiziki ve hukuki) derhal sağlanmalıdır.
@tcbestepe@saglikbakanligi@drmemisoglu@Diyarbakirism
#Diyarbakır #gaziyaşargilEAH #sağlıktaşiddetedurde #SağlıktaŞiddetSonaErsin
SUMUD Filosu’nun Sağlık Platformu “Doctors to Gaza” Türkiye Delegasyonu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu’nun katılımıyla Ankara’da bir istişare toplantısı gerçekleştirilmiştir.
Çok sayıda sivil toplum kuruluşunun yer aldığı bu önemli toplantıya TABİP-SEN olarak biz de katılım sağladık. Gemide görev alacak doktor ve sağlık çalışanları, aktivist kimliklerinin yanı sıra Filistin’de sağlık hizmeti sunarak insani bir sorumluluğu da üstleneceklerdir.
TABİP-SEN olarak, Filistin halkının haklı davasında dayanışma içinde olmayı sürdürecek, her koşulda gereken desteği kararlılıkla vermeye devam edeceğiz.
#sumudfilosu #doctorstogaza
Sağlık hizmetlerinin en temel yapı taşlarından biri olan aile hekimliği sistemi, sahada görev yapan hekimlerin emeği, özverisi ve sürekliliği ile ayakta durmaktadır. Ancak son dönemde, daha önce sözleşmeli aile hekimi statüsünde bulunmayan ve iller arası atama yoluyla sözleşmeli aile hekimliği pozisyonlarına yerleştirilen hekimlerin kadro durumlarına ilişkin yaşanan belirsizlikler, ciddi bir hak kaybı ve mağduriyet doğurmaktadır.
İller arası atama ile göreve başlayan bu hekimlerin, fiilen görev yaptıkları yer ve pozisyon esas alınmaksızın kadro değerlendirmesine tabi tutulmaları; eşitlik ilkesine, kazanılmış haklara ve çalışma barışına açıkça aykırıdır.
Açıkça ifade ediyoruz ki;
Fiilen görev yapılan yerin esas alınmadığı hiçbir düzenleme kabul edilemez. Hekimlerin sahadaki emeğini yok sayan, statü belirsizliği yaratan ve güvencesizliği derinleştiren uygulamalar derhal sonlandırılmalıdır.
Sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği, hekimlerin haklarının korunması ile mümkündür. Bu nedenle;
- İller arası atama ile sözleşmeli aile hekimliği pozisyonlarına atanan hekimlerin kadroları, fiilen görev yaptıkları yer ve statü esas alınarak düzenlenmelidir.
- Mevcut mağduriyetler gecikmeksizin giderilmeli, hak kayıpları telafi edilmelidir.
- Tüm düzenlemeler şeffaf, öngörülebilir ve hakkaniyetli bir şekilde hayata geçirilmelidir.
Aksi halde doğacak her türlü mağduriyetin ve hizmet aksamasının sorumluluğu, bu adaletsiz uygulamaları sürdüren idareye ait olacaktır.
Hekim emeğinin değersizleştirilmesine, güvencesizleştirilmesine ve hak kayıplarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
#tabipsen #ailehekimliği #FiiliÇalışmaEsasAlınsın
#HekimHakları #HakKayıplarıGiderilsin
Tekirdağ’da görev yapan, ildeki tek Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı meslektaşımızın; yalnızca randevu sistemi kurallarına uyduğu için vahşice darp edilmesi ve burnunun kırılması, sağlıkta şiddetin artık kontrolsüz bir saldırganlığa dönüştüğünün açık ilanıdır.
Bu bir “hasta yakını tepkisi” değil, açık bir suçtur, açık bir linç girişimidir.
Hekimler keyfi değil, bilimsel ve hukuki kurallarla çalışır. Randevusuz hasta bakmamak bir tercih değil, sistemin gereğidir. Bu gerçeği hiçe sayarak hekime saldıran zihniyet; yalnızca bir doktora değil, toplumun sağlık hakkına, kamu düzenine ve insanlığa saldırmaktadır.
Buradan açık ve sert bir şekilde ilan ediyoruz:
* Sağlık çalışanına el kaldıran herkes suçludur ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
* Bu saldırılar “anlık öfke” bahanesiyle geçiştirilemez, cezasızlık politikası derhal son bulmalıdır.
* Sağlıkta şiddeti doğuran ve besleyen her ihmal, her yetersizlik, her sessizlik bu suçun ortağıdır.
* Güvenliksiz bırakılan her sağlık kurumu, göz göre göre yeni saldırılara davetiye çıkarmaktadır.
Artık yeter.
Sağlık çalışanlarını koruyamayan bir sistem, sağlık hizmetini de sürdüremez. Hekimleri hedef haline getiren bu düzen değişmediği sürece yaşanacak her yeni saldırının sorumluluğu yalnızca saldırgana değil, gerekli önlemleri almayan herkese aittir.
Sağlıkta şiddeti durdurmak zorundasınız. Aksi halde bu karanlığın sorumluluğu sizin üzerinizdedir.
#tekirdağ #sağlıktaşiddetedurde #SağlıktaŞiddetSonaErsin
Sağlıkta Şiddete Karşı Kararlılıkla: Dr. Ersin Arslan’ı Unutmadık
17 Nisan 2012 tarihinde, Gaziantep’te görevi başındayken uğradığı menfur saldırı sonucu aramızdan ayrılan Dr. Ersin Arslan’ı, vefatının 14. yılında büyük bir saygı, rahmet ve dinmeyen bir özlemle anıyoruz.
Aradan geçen 14 yıla rağmen, maalesef sağlıkta şiddet vakaları son bulmamış; güvenli çalışma ortamı ve caydırıcı yasal düzenlemeler konusundaki taleplerimiz henüz tam anlamıyla karşılık bulmamıştır. Dr. Ersin Arslan’ın kaybı, sadece bir sağlık çalışanının yitip gitmesi değil, toplumun vicdanında açılmış ve hâlâ kapanmamış bir yaradır.
Mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Sağlık çalışanlarının mesleklerini korkusuzca ve güven içinde icra edebilmeleri için sesimizi yükseltmeye devam ediyoruz.
Şiddetin her türlüsüne karşı sıfır tolerans ilkesinin hayata geçirilmesi için kararlılığımızı sürdürüyoruz.
Başta değerli ailesi ve sevenleri olmak üzere, tüm sağlık camiasına başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Unutmadık, unutmayacağız. Sağlıkta şiddetin son bulduğu, emeğin ve yaşam hakkının korunduğu bir sistem kurulana dek Dr. Ersin Arslan’ın anısını mücadelemizde yaşatacağız.
#ersinarslan #tabipsen