Bu hesabım da TR'den erişime engellendi. Böylece hiçbir tebligat ve suç isnat edemeden kapattıkları üçüncü hesabım oldu.
Bundan böyle @rusentakva3 hesabından devam edeceğiz. Dayanışmayla ✌️
Bir kez daha sansürle karşı karşıyayız!
En son kullandığım @rusentakva4 adlı hesabın bugün erişime kapatılmasıyla beraber, son 1 yıl içersinde 4 ayrı hesabım engellenmiş oldu.
Elbette devam ediyoruz. Yeni hesap: @rusentakva5
Genelde Ortadoğu’da özelde Rojava’da Kürtleri desteklemek için illa Kürt olmaya gerek yok.
Fikir açık;
Gerici ve bıyıksız sakallılar mı?
Laik ve özgürlükçüler mi?
Bugün Suriye’de seçtiğimiz taraf, Ortadoğu’nun önümüzdeki yüzyılda nasıl yönetileceğimizin beyanıdır.
Gazeteci @rusentakva4:"Rektör bey hesapları ben engelletmedim üniversitemizin hukuk müşavirliği başvurmuş diyor.Gazetecilerin kampüse girişinin engellenmesine ise güvenlik ekiplerimiz karar vermiş diyor. Madem tüm kararları alt birimler veriyor siz rektör olduğunuza emin misiniz?
Van YYÜ yönetimi, Rojin Kabaiş sürecini yönetemedi-yönetemiyor.
Ülkenin gündemini bunca iddianın odağında olmasıyla meşgul etmesine rağmen görevden alınmıyorsa, o zaman yaşadığı kente saygısı gereği yönetimin kendisi inisiyatif almalı ve istifa etmelidir.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümünün aydınlatılaması talebiyle başlatılan protestoları takip etmek için geldiğimiz üniversite kampüsüne girişimiz, rektörlük talimatıyla engelleniyor.
📌 Gazetecilerin engellenmesini ve sansürükabul etmiyoruz
Türkiye'de fikir ve düşünce özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve gazetecilerin özgürlüğüne karşı baskılar her geçen gün daha da artmaktadır. Bu baskıların en derinden hissedildiği yer ise Kürt kentleri olduğu gibi, en çok etkilenenler de Kürt gazetecilerdir.
Unutulmamalıdır ki, gazeteciler aynı zamanda birer bağımsız kamu denetçisidir. Kamu kurumlarının, gazetecileri susturma girişimlerine son vermesi ve tam tersine gazeteciler için özgür çalışma koşullarını sağlamalası gerekmektedir.
Son günlerde Van'da yaşananlar kamuda liyakatsizliği ve keyfiliği bir kez daha gündeme getirmiştir. Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümünün aydınlatılması ve güvenli kampüs talebiyle Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde yapılan protestoları takip etmek isteyen gazeteciler, üniversitenin rektörünün keyfi talimatıyla engellenmiş ve meslektaşlarımızın kampüse girişine izin verilmemiştir.
Bilinmelidir ki, hiç bir engelleme biz gazetecilerin sesini kısmaya yetmeyecektir. Aksine, bu engellemeler kamuoyu desteği ile aşılacak ve gücümüze güç katacaktır.
Son olarak, meslektaşımız ve üyemiz Ruşen Takva'nın sosyal medya hesabı, hiç bir gerekçe gösterilmeden ikinci kez kapatılmıştır. Biliyoruz ki, Ruşen Takva'nın son dönemde yaptığı paylaşımların neredeyse tamamı üniversiyete yaşanan protestolara ilişkindi. Ve biliyoruz ki bu uygulama, Ruşen Takva'nın haberlerden rahatsız olan bir rektörün özel talebiyle gerçekleşmiştir. Ancak bu uygulama meslektaşımızı itibarsızlaştıramayacağı gibi, rektör Hamdullah Şevli'yi de Rojin Kabaiş dosyasında 'olağan şüpheli' haline getirecektir.
"Milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gibi uyduruk gerekçelerle gazetecilerin sosyal medya hesaplarının kapatılması, caddede sokakta sözlü ve fiziki şiddet uygulanması, meslektaşlarımızın tehdit edilmesi ve hatta öldürülmesi kamuda liyakatsizliğin ve keyfiliğin en açık göstergesidir.
Kabul etmiyor ve mücadelemizi artırarak sürdüreceğimizi kamuoyuna deklare ediyoruz.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Van Temsilciliği
Van YYÜ öğrencilerinin Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün aydınlatılması için başlattıkları protestolar 6’ıncı gününde.
Öğrencilerin başlattıkları eyleme destek vermek için kampüse hareket edecek olan yaklaşık 150 taksicinin ise kent merkezinden çıkış yapması engellendi.
X hesabım olan @TakvaRusen TR'den erişime engellendi. Böylece hiçbir tebligat ve suç isnat edemeden kapattıkları üçüncü hesabım oldu.
Bundan böyle buradan devam edeceğiz. Daha önce söylediğim gibi dumanla da olsa ben haberlerimi halka ulaştırırım!
Bunlar eski ve güncel olmayan bilgiler. Bu bilgiler bilaistisna sızdırılarak sanki dosyada yeni bir gelişme varmış havası yaratılıyor.
Oysa Rojin’in bedeninde bulunan 2 farklı erkek DNA’sını belirten rapordan sonra yaprak kımıldamadı!
Hala Van Barosunun yaptığı tevsi-i tahkikat talebine cevap bekleniyor.
Rojin Kabaiş soruşturması KKTC'ye uzandı. (Hürriyet)
• Rojin'in not defterini inceleyen savcılık, bir isim ve bazı şifreler buldu.
• Rojin'in e-posta hesabına girilerek, bir arkadaşıyla olan konuşmalarına ulaşıldı.
• Bu ismin, not defterindeki ile aynı olduğu ve KKTC'de öğrenci olduğu öğrenildi.
• Şüpheli, ifadesinde Rojin ile arkadaş olduklarını, 'flört' düzeyinde konuşmalarının olduğunu ancak 'sevgili' olmadıklarını anlattı.
• DNA örnekleri alındı.
Van YYÜ öğrencileri, Van ATK önünde bir çağrıda bulundu: “Ülkenin dört bir yanında bulunan bütün üniversitelerdeki arkadaşlarımıza çağrımızdır; Rojin Kabaiş için adalet mücadelemize destek olun. Sizleri de pazartesi gününden itibaren her gün kampüslerde direnişe davet ediyoruz.”
Van YYÜ öğrencilerinin güvenli kampüs ve Rojin Kabaiş’in ölümünün aydınlatılması için başlattıkları protestolar 5’inci gününde de devam ediyor.
Öğrenciler, rektörün yanlarına gelerek sorularına cevap vermesini talep ediyor. Ancak 5 gündür bu talebe cevap verilmedi.
▪️ Rojin Kabaiş İçin Sessiz Kalmamak…
— 2024 Eylül’ünde kaybolan ve 15 Ekim 2024’te cansız bedenine ulaşılan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü, yalnızca bir adlî vaka olarak değerlendirilemeyecek kadar derin, çok boyutlu ve hepimizi yakından ilgilendiren bir meseledir. Bu acı hadise; ülkemizin vicdanını derinden sarsmıştır.
— Rojin kızımın acı kaybı; siyasî hesapların, ideolojik çekişmelerin ya da günlük tartışmaların ötesinde, her şeyden daha kıymetli olan insan hayatına dair bir meseledir.
— Bu satırları ne bir siyasetçi ne de eski bir Millî Eğitim Bakanı sıfatıyla kaleme alıyorum. Bunları, Van’ın sokaklarını bilen, insanının ruhuna aşina bir hemşeriniz olarak yazıyorum. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde yıllarını bilime, eğitime ve gençliğe adamış bir öğretim üyesi olarak, bugün birçoğu profesörlük mertebesine ulaşmış öğrencilerimin gururunu taşıyan bir hoca olarak yazıyorum. Alanlarında son derece donanımlı olmalarına rağmen mevcut atmosfer nedeniyle konuşmaktan çekinen meslektaşlarımın sesi olmak için yazıyorum. On binlerce kız öğrencimizin ailelerinin yüreklerinde taşıdığı endişeyi hisseden biri, onlarca kız yeğeni bulunan bir amca ve dayı olarak, her birinin güvenli bir geleceğe sahip olma arzusunu taşıyan ve aynı duyguları kendi kız evladı için de yüreğinde hisseden bir baba olarak yazıyorum.
— Ve nihayetinde, Van adına, hemşerilerim adına yazıyorum.
▪️ Gerçeğin Ortaya Çıkması Bir Vicdan Borcudur
— Bu olay, tüm yönleriyle aydınlatılmalıdır. Bunun yolu öfke ve duygularla değil, hukuk devletinin ilke ve yöntemleriyle yürümekten geçer. Sosyal medyanın gölgesinde değil, bilimsel veriler, titiz incelemeler ve şeffaf raporlarla ilerlenmelidir. Türkiye, Anayasası’nda da açıkça ifade edildiği üzere bir hukuk devletiyse; o hâlde hukuk devleti kuşkuya yer bırakmayan delillerle, adil ve tarafsız süreçlerle konuşmalıdır.
— Toplumun ortak beklentisi, adaletin gecikmeden, eksiksiz ve herkesin gözü önünde tecelli etmesidir.
— Bu çerçevede, süreci yürüten tüm kurumlarımızın azami titizlikle hareket ettiğine inanmak istiyorum.
— Van Valisi Sayın Dr. Ozan Balcı’nın hem bir devlet adamı hem de bir baba hassasiyetiyle konuyu ele alacağına, Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç’un ise soruşturmanın tek bir ayrıntısının dahi karanlıkta kalmaması için gösterdiği kararlılığı sürdüreceğine yürekten inanıyorum.
— Unutulmamalıdır ki devlet, milletin emanetini taşır. O emanetin adı “adalet” ve “güven”dir. Bu güveni pekiştirecek olan ise söz değil, eylemdir. Kamu vicdanını rahatlatacak somut adımların vakit kaybedilmeden atılması elzemdir.
— “Acıya ortak olmak” yalnızca taziye sunmakla sınırlı değildir. Acının tekrarını önleyecek tedbirleri almak da en az onun kadar önemlidir. Kurumlarımızın atacağı her şeffaf adım, yalnızca Rojin için değil, yarın aynı sıralarda öğrenim görecek binlerce genç kızımız için de güven duygusunu yeniden inşa edecektir.
▪️ Adalet, Devletin Vakarıdır
— Sonuç olarak; adalet bir ayrıcalık değil, her vatandaşın en temel hakkıdır. Adaletin tecellisi devletin vakarını, şeffaflık ise milletin güvenini ayağa kaldırır.
— Bir kez daha Rojin kızımıza Allah’tan rahmet, ailesine sabır; sevenlerine metanet diliyorum. Soruşturmanın tek bir ayrıntısı dahi karanlıkta kalmadığında, hem Rojin’in hatırasına olan borcumuzu ödemiş hem de toplum vicdanını yara almaktan korumuş olacağız.
— Bu dava yalnızca Rojin’in değil, hepimizin davasıdır. Bu acıyı doğru anlayıp doğru yönetebilirsek, yarın benzer trajedilerin önüne geçebiliriz.
Bu sebeple çağrım nettir: Korkmayalım. Konuşalım. Soruşturalım. Aydınlatalım.
— Adaleti birlikte talep edelim. Çünkü adalet, sadece mahkeme salonlarında değil, milletin vicdanının en derin katmanlarında da tecelli eder.
Saygılarımla.
Van YYÜ rektörü, Rojin Kabaiş’in ölümünden bu yana gösterdiği pratiklerle artık olağan şüphelidir. Soruşturmanın selameti açısından biran önce ‘tedbiren’ görevden alınmalıdır!