🗣️ Mehmet Fatih Önsöz (@mfo89): “CHP ile İzmir Belediyesi, 2004 yılı itibarıyla hizmetini kesmiş; zorunlu ihtiyaçlarını zaruri bir biçimde, asgari düzeyde gerçekleştiren bir belediye.”
Yasin Erçağlayan (@yercaglayan) ile Çapraz Bakış
Bugün Venezuela’da yaşanan gelişmeler ve ABD’nin müdahalesi ile ilgili Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin CNN Türk televizyonuyla paylaştıkları değerlendirmesidir:
“ABD’nin bugün Venezuela’da yapmış olduğu askeri müdahale ile devlet başkanı Nicholas Maduro’yu iktidardan hukuksuz ve haksızca uzaklaştırma girişimi bizim tarafımızdan bilinen ve tanıdık bir komplodur.
Bazı yayın organlarında ise bu hakikat yerine meselenin başka mecralara çekilmeye çalışılması hatalı ve yanlış bir yaklaşım olacaktır.
Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris’te bulunurken, doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle, bugün Maduro’yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır.
15 Temmuz 2016’da Türk Milleti’nin iradesi ile netice alamayan ABD, bugün Venezuela’da benzer bir girişimde bulunmuştur.
Konunun bu yönünün yayın ve yorumlarda ele alınması, yöntemdeki benzerliğin kamuoyunun dikkatine sunulması daha doğru olacaktır.”
Türkiye Cumhuriyeti'nin banisi, millî mücadelenin yol başçısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ebediyete irtihalinin 87. yıl dönümünde rahmet, minnet ve hürmetle anıyor, aziz hatırası önünde tazimle eğiliyorum.
6595 Bütün iyiler gitti, töreyi de götürdüler.
İnsan artığı kaldı, ne iyilik bulayım
6596 Bu insana benzeyenlerin hepsi insansa
Melek miydi öncekiler ne bileyim
6597 Onlar gitti, ben kaldım bunlarla
Nasıl davranayım, nasıl anlaşayım?
Kutadgu Bilig - Yusuf Has Hacib
Tractor, İran Ligi'nde ilk kez şampiyon oldu! 🏆
Türklerin 55 yıllık büyük hasreti sona erdi. 🔥
Şampiyonluk geldi, biz başardık! ❤️🔥
Bu tarihi zafer kutlu olsun!
Birlik olduk, inandık, sonunda başardık!
Yaşasın Tractor! Yaşasın Azerbaycan!
#Tebrikler
Türk milletinin gönlünde mümtaz ve müstesna bir mevkii bulunan merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey'i vefatının 28'inci yıl dönümünde dua ve fatihalarımızla yâd ediyoruz.
Düşünce hayatımızda tıpkı Süheyl Yıldızı gibi parlayan Merhum Ziya Gökalp bir defasında isabet ve itinayla ihata edilmiş şu cümleyi beyaz sayfalara dökmüştü: “Fikirleri hislerine tevafuk ve istinat etmeyen bir insan ruhen hastadır.”
Fikrinde ve zikrinde onarılmaz hasarlar bulunan kimselerin ruhen sıhhatli olmalarını beklemek işin özünde boşa kürek çekmek, boşuna zaman tüketmektir.
Saraçhane provokasyonuyla Türkiye’nin önünü kesmek için kuyruğa giren hastalıklı CHP’sinden diğer marjinal parti ve yasa dışı sol gruplara kadar alayı emel, eylem ve sözleriyle düşmanları aratmayan bir çizgide pozisyon almışlardır.
Vandallığa demokrasi nöbeti diyecek kadar gerçeklerden kopmuş, milletine ve devletine yabancılaşmış bohem ve bonservis bedeli çoktan ödenmiş bir muhalefet anlayışı karşımızdadır.
Ülkemizin yükselen değer ve prestijinin gözle görülür şekilde hız ve ivme kazandığı bir dönemde Saraçhane komplosunu birden bire devreye alanlar Türk ve Türkiye düşmanlarına rehin düşen ve bundan mülhem batıla hizmetkâr olan işbirlikçilerdir. Maske takıp polisimize taş atan, balta fırlatan, havai fişekle saldıran, asit saçan alçakların demokrasi, hukuk veya özgürlükle hiçbir ilgisi ve ilişkisi yoktur.
Zulüm 1453’de başladı diyenler Şehzadebaşı Camii’ni ve haziresini kirleten bir avuç casus aparatı, aynı şekilde paçoz ve şehir eşkıyasından başkası değildir. Camii duvarına pisleyenlerden, yakıp yıkmayı demokrasi olarak lanse edenlerden, milletimizin alın teri, helal emeği olan belediye kaynaklarını organize rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk anaforunda hiç edenlerden tarih ve adalet önünde hesap sorulmalıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın merhume ve muhterem annesine edilen küfürler kimlerin köprübaşlarını tutmak için sokaklara çıktığını göstermektedir. Şahsımın tedavi süreciyle ilgili fitne ve dedikodu kampanyası üreten şeytani niyetlerin sokak anarşisini nasıl da alevlendirmek istedikleri malumumuzdur.
Türkiye Cumhuriyeti’ni can pahasına savunacağız.
Cumhur İttifakı CHP’nin muhbir ve muhabir mihmandarı olduğu çok boyutlu tahrik ve tahrip dalgasını kırmaya muktedirdir. Çünkü büyük Türk milleti yanımızdadır. Yabancı istihbarat örgütlerinin kuklası olup sokaklara dökülenlerin, iç asayiş ve huzur ortamını bozanların yakasından tutmak mutlaka sağlanmalıdır. Türkiye oyuncak değildir, karanlık oyunlara gelmeyecektir.
Bin aydan daha hayırlı olan bugünkü Kadir Gecemizde, Cenab-ı Allah’tan niyazım rahmetini, merhametini ve mağfiretini milletimizden esirgememesi, milli birliğimizi ve bin yıllık kardeşliğimizi sonsuza kadar muhafaza buyurmasıdır. Vatanımızın, bayrağımızın, bağımsızlığımızın, bekamızın, mukaddesatımızın, milli ve manevi pek çok değerimizin kadrini kıymetini bilmek dileğiyle; aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin müstesna, mübarek ve muhteşem fecirlerle müjdelenen Kadir Gecesini dualarımla tebrik ediyorum.
İstiklal Marşımız bağımsızlığımızın manifestosu, milli varlığımızın manzum seslenişidir. Merhum vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un eşsiz duyuş ve hissedişiyle kaleme alınan istiklalimizin dizeleri aziz milletimizin şuur ve inancını simgeleştirmiştir.
Büyük Millet Meclisi’nde ilk kez 1 Mart 1921 tarihinde Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey tarafından okunan ve 12 Mart 1921 Cumartesi günü de tezahüratlarla kabul edilen istiklalimizin mısraları, istiklalimizi müjdelemiş, Türk milletinin kudret ve kuvvetinin adeta simgesi olmuştur.
İstiklal Marşımız, yazıldığı ölüm kalım devrinin olduğu kadar, Türk milletine ait ebedi unsurların da bir destanı, sönmeyecek ve eskimeyecek bir şiirsel ifadesi olarak milli vicdanlarda yer etmiştir.
Merhum Akif, milletimizin ruhuna, benliğine ve gönlüne hitap ederek, üzeri küllenmiş iddiaları, geriye düşmüş hedefleri, bastırılmış milli arzuları alevlendirmiş ve kendisine has üslup marifetiyle harekete geçirmiştir.
Türk milletinin iman dolu varlığının; müstevlilerin silahlarından daha üstün, daha güçlü ve daha muktedir olduğu merhum şairimiz tarafından dile getirilmiştir. Bu imanın zaferi, bu milli şahlanışın eşsiz duruşu en başta Çanakkale’de çeliğe ve tekniğe boyun eğmemiş, ardından da Milli Mücadele’de her türlü mütecaviz emellere rağmen diz çökmemiştir.
İstiklal Marşımız milli istiklal ve istikbale duyulan derin sevgi ve bağlılığın sonucunda hayat bulmuş, esas anlamına kavuşmuştur.
Merhum şairimizin her deyişi, her beyanı ve her mücadelesi Türk milletini yükseltme, Türk milletini hak ettiği yerlerde görme ülküsü üzerine bina edilmiştir.
Sömürgeci emellerin Türk milletinin iman dolu göğsüne çarparak sönmesi, Türklüğün duvarını aşamadan durdurulması en güzel ve veciz şekilde onun mısralarında özetlenmiştir.
Emperyalistlerin namert komplosu, insanlığı boşa çıkaran bozguncu ve işgalci adımları ancak ve ancak, Akif gibi vatan ve milletine derinden bağlanan ahlak kahramanlarının fırın gibi sıcak yürekleriyle ezilmiş ve reddedilmiştir.
Bugün de çevremizde dolaşan tek dişi kalmış canavarlar, o günden bugüne vicdan ve insanlık değerlerini barut ve silah yığınağının içinde kaybetmişler, çok şükür ne yaptılarsa amaçlarına ulaşamamışlar, neyi öngördülerse başaramamışlar, hiçbir zaman da sonuç alamamışlardır.
Akif, zulme direnen, zalime teslim olmayan, kanlı ellere sırnaşmayı, dalkavukluğu aklından dahi geçirmeyen yüksek bir ahlak timsali olarak gönüllere taht kurmuştur.
Akif’in yazdığı İstiklal Marşı, Türk milletinin müşterek iradesi ve beyanı olarak görmesini bildikten sonra herkese önemli sorumluluklar yüklemektedir.
İstiklal Marşımızın kabul edilişinin 104’üncü yıldönümünde merhum vatan şairimizi şükran, minnet, hürmet ve rahmetle anıyorum.
Dileğim ve niyazım odur ki, Cenab-ı Allah muazzez ve muhterem Türk milletine bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın, bir daha karanlık günler yaşatmasın, bir daha da bağımsızlığımızı risk ve tehlikelere maruz bırakmasın.