ŞİMDİ TAŞLAR YERİNE OTURUYOR ARTIK…
Daha önce söylemiştim:
Büyük savaş Avrupa'da çıkmayacak.
Avrupa, büyük savaşın sancısını yaşayacak.
Asıl hesaplaşma PASİFİK'TE olacak.
Şimdi yaşananlara tek tek değil, yukarıdan bakın.
��ngiltere, Rusya hattını sürekli geriyor.
Rusya bugün artık İngiliz askerî hedeflerini açıkça vurabileceğini konuşuyor.
Avrupa'nın dikkati Rusya'ya çevriliyor.
NATO'nun gözü doğuya dönüyor.
Tam bu sırada Trump Kanada üzerinde tarihte görülmemiş bir baskı kuruyor.
Ontario Gölü'ne “Lake America” diyor.
Sonra daha ilginç bir cümle geliyor:
“Bir körfezimiz var. Bir gölümüz var. Şimdi bir okyanusa ihtiyacımız var.”
Ve özellikle iki okyanusun adını söylüyor:
Atlantik ve PASİFİK.
Bu cümleyi basit bir Trump şakası olarak okumayın.
Amerika kendi arka bahçesini sağlamlaştırması ile, Atlantik'i kontrol altında tutması ve yüzünü asıl hesaplaşmanın yapılacağı yere çevirmesidir.
PASİFİK.
Çünkü karşı tarafta Rusya'dan çok daha büyük bir mesele var.
ÇİN.
Tayvan var.
Güney Çin Denizi var.
Japonya var.
Filipinler var.
Dünya ticaretinin can damarları var.
Rusya Avrupa'da tutuluyor.
İngiltere Avrupa cephesini geriyor.
Amerika kendi kıtasını tahkim ediyor.
Orta Doğu vekâlet unsurlarıyla yönetiliyor.
Ve büyük güçler yavaş yavaş Pasifik'e bakıyor.
O yüzden aylardır söylediğim cümleyi değiştirmiyorum:
SAVAŞ AVRUPA'DA BAŞLAMIYOR.
Avrupa'da gördüğümüz şey…
PASİFİK'TE DOĞACAK FIRTINANIN SANCISI.
Şimdi izlenecek yer Londra veya Moskova'dan çok;
Tayvan Boğazı.
Çünkü gerçek hazırlık orada başlayacak.
Doğuyoruz, büyüyoruz.
Yaşarken hayatımızda bir “mânâ” arıyoruz.
Hayatta kalmak bile kolay değilken mânâ aramak zor elbette.
Bulduğumuzu düşününce, peşinden koşuyor, mutluluğun orada olduğuna inanıyoruz. Ona ulaşmak için güce ihtiyaç duyuyor, gücümüzü korumaya çalışıyoruz.
Kaynağını onurumuzdan, enerjisini toplumdan alıyorsak, o yolculuktaki acılar, hasretler, başarısızlıklar ya da yenilgiler “mânâ”’ya anlamını kaybettirmiyor.
Hatta, betona gömüldüğümüzü düşünenler çıksa da, erdemlerimiz, sevdiklerimiz, sevgimiz, umutlarımız eksilmiyorsa tohum gibi yeniden filizlenip doğabiliyoruz.
Şanslıyım; hayatımın anlamının nerede olduğu çok erken buldum ve hiç tereddütsüz, onun için mücadeleden vazgeçmedim.
Hayat, heyhat..!
14 aydır hapisteyim.
Çıkınca, gücümü arttırmış olarak mücadeleye devam edeceğimi biliyorum, “yeter ki kararmasın sol memenin altındaki cevahir.*”
Siz, siz olun, hayatınızı anlamlı kılanın ne olduğundan emin olun, peşinden hiç ayrılmayın..!
Sağlıcakla kalın.
*Nazım Hikmet’in Hapiste Yatacak Olana Bazı Öğütler Şiirinden
26 Ağustos 2026
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B/63, Buca - Kırklar
Değerli Dostlar,
Varsayalım ki kasten öldürmeyle suçlanıyorsunuz ama böyle bir şey yapmadığınıza eminsiniz. Sormaz mısınız, öldürülen kim? Nerede, ne zaman, nasıl öldürülmüş? Ceset nerede?
Sorarsınız….
Ben de “zimmet”le suçlanıyorum. Soruyorum; nerede, ne zaman, nasıl yapmışım? Ne kadar para zimmete geçirmişim?
8 aydır hiçbir hakim bu sorularıma cevap vermediği için her ay segbis üzerinden yapılan tutukluluk gözden geçirmelerine katılmıyorum.
Dosyada tüm deliller toplandı her belge tekrar tekrar suçsuzluğumu kanıtlıyor. 14 aydır tutukluyum hala iddianame bekliyorum.
Çok şükür İzmir’de Adalet’in tatili haftaya bitiyor. Sayın Savcı’nın tatil dönüşü, artık iddianameyi yazmasını, sorularımı cevapsız bırakmamasını diliyorum.
24 Ağustos 2026
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B/63, Buca - Kırklar
Edremit kitap fuarı 17-23 Ağustos tarihleri arasında akçay-altınkum alanında düzenlenecek. körfez çevresinde meskûn ya da gezgin olan dostlarımızı, okurlarımızı Kaos standına bekleriz.
Bir yıldır fiyat listemiz değişmediği gibi kitaplarımız fuarda %30 indirimli olacak.
Şu an sevrin imzalandığı, İstanbul’un işgal edildiği dönemin aynı iklimi var. Teali islam’ı var. Kürt teali cemiyeti var. İngiliz muhipleri var. Yabancı efendilere peşkeş çekilmiş kurumlar, onlara yaranmak için Türkün dışlanması var. Tek eksik Kuva-i Milliye yok.
@Atanba_Fatih@TESEV2015@kilicdarogluk Kılıçdaroğlu'nu genel başkan seçildiği kurultaydan beri eleştirmekten hiç geri durmadım. Yazılarım arşivde duruyor. Yeni d��nya düzeninde Türkiye üzerine politik açılımı tartışmaya değer. Bu konuda asıl endişe duyulması gereken, Yeni Parti programı satır araları olmalı.