TBMM Adalet Komisyonu’nda aynen kabul edilen 2/3793 sayılı Kanun Teklifi, içeriği itibarıyla bir İHANET BELGESİ mahiyeti taşımaktadır!
Bu Teklifin düzeltilebilmesi için, Adalet Komisyonu Başkanı tarafından Komisyona geri çekilmesi gerekir.
Bu tarih�� adımın atılabilmesini sağlamak için TÜRKİYE’Yİ DİRENMEYE ÇAĞIRIYORUM.
Bu çağrının etkili olabilmesi için, bugün (9 Ağustos Pazar) akşam saat 21.30’da başlamak üzere, 10 dakika süreyle pencereleriniz açık olacak şekilde lambalarınızı açıp kapatmanız, önem taşır!
Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Merdan Yanardağ, Nasuh Mahruki, Deniz Göktaş, Oğuzhan Uğur, Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan, Murat Çalık, Sinem Dedetaş ve daha nice insan haksız hukuksuz hapsedilirken…
Siyasal iktidarın talimatı altına girmiş yargı, muhalif olan herkesi ezerken…
Yargı eliyle iktidar partilerinde yolsuzluklar örtülüp muhalefetin belediyelerine delilsiz, sadece gizli tanık ifadeleriyle bitmek bilmez operasyonlar yapılırken…
AKP’ye geçmeyen belediye başkanları tutuklanma tehdidi altındayken…
CHP’li ve DEM Partili belediyeler kayyumlara teslim edilmişken…
Türkiye, halkın kendisini yönetecek kişileri seçme hakkının elinde alındığı bir döneme sürüklenirken…
Ana muhalefet partisi fiilen kapatılıp binasına polislerce biber gazı ile baskın düzenlenmişken….
Ana muhalefet liderinin dokunulmazlığının kaldırılıp tutuklanmasından bahsedilirken…
İnsanlar düşüncelerini ifade etmekten korkar haline getirilmişken…
Yeni Parti, ‘Çerçeve Yasa’ya ‘Evet’ demek zorunda değil. Bu yasa için kurulan komisyonun, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararlarının uygulanmasına, ülkenin demokratikleştirilmesine dair sözü var. Bu sözlerin yerine getirilmeyeceği bu kadar aşikarken Yeni Parti’nin ‘Hayır’ oyu meşrudur. Yeni Parti, Kürt sorununun bu otoriter, baskıcı iktidar tarafından demokrasiden uzak zihniyetle çözülemeyeceğini topluma anlatabilir. Kendi iktidarında demokratik bir cumhuriyet inşa ederek bu sorunu çözeceğine halkı ikna edebilir. Yeni Parti her gün hukuksuz uygulamalarla kendisini ezmeye çalışan iktidarın peşine takılmış bir görüntü verirse halkın güvenini kaybedecek.
Dün TBBM Başkanlığına “ Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” isimli bir kanun teklifi verdi.
Bu kanun teklifi, özetle PKK/KCK Terör Örgütü faaliyetiyle ilgili suçları kapsamaktadır.
Aşağıda 5237 Türk Ceza Kanununu mimarlarından Prof. Dr. İzzet Özgenç’in ayrıntılarıyla açıkladı gibi; kanun teklifi bu haliyle yasalaşırsa uygulamada teröristlerin cezadan kurtulmaları, cezaevinden tahliyeleri, siyaset yapma dahil tüm medeni haklarını kullanmaları, Anayasa Mahkemesine dava açıldığı taktirde kapsamının çok genişleyeceği konularında büyük sorunlar çıkacağı görülmektedir.
Bu sakıncaların Adalet komisyonunda veya TBMM görüşmelerinde düzeltilebilmesi oldukça zor görünmektedir.
Bu durum karşısında kanun teklifi geri çekilerek Adalet komisyonun alt komisyonu kurularak akademisyenlerin de katılımıyla yeniden yazılarak Meclis Genel Kuruluna gönderilmesi, burada kabul edildikten sonra da halk oyuna sunulması sorunun çözümü için en sağlıklı yol olacaktır.
Yeni Parti Genel başkanı Özgür Özel bu günkü gurup konuşmasında, kendi partilerinin ilçe, il başkanlarını ve Genel Başkanı delegeler değil, partiye kayıtlı üyelerin seçeceğini söyledi. Delegeler kanunen gene olacakmış ama seçimlerde etkili olmayacakmış.
Eğer Yeni Parti bunu hayata geçirebilirse, delege ağalığı yok olacak, genel başkanın kendini seçeceği delegeleri belirleme dönemi sona erecektir. Başka bir ifade ile “Seç beni, seçeyim seni” dönemi sona ermiş olacak ki bu da Türk siyasi hayatında bir devrim demektir.
BEN Mİ DUYMADIM?
Haklarında suç ihbarı, şikayet, etkin pişmanlıkçı beyanı olan belediye başkanları aleyhine hukuken doğal olarak soruşturma açılması gerekiyor ve açılıyor.
Ancak muhalefet belediye başkanları hakkında soruşturma ve kovu��turmalar hemen hemen istisnasız olarak gözaltı ve tutukluk tedbiri uygulanarak yapılıyor.
Acaba diyorum,
Ceza Muhakemesi Kanununa, bu yönde bir usul hükmü eklendi de ben mi duymadım?!
📌Yunus Emre Vakfı’nda "garson" olarak çalışan İsmail Kayalı bir süre sonra ihale süreçlerine dahil olup evraklara imza atmış
📌Ayrıca Sağlık Bakanlığı da vakfı soymakla suçlanan bir şirkete iş verip para ödemiş
📌Son yılların en büyük hırsızlığı Yunus Emre Vakfı soygunudur👇
Tarladaki buğdayının gelirini teklif eden amcamızın, “Sana otobüs de alacağız” diyen teyzemizin destekleriyle ayaktayız.
Milletten başka gücümüz de güvencemiz de yoktur.
#YeniDayanışma
Bağışlar için tek resmi sitemiz 👇🏼
https://t.co/j7JSlJAsAT
EMEKLİLERDEN TÜM SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRI….
Tüm emekli dostlarımla birlikte, emekli hakları konusunda yaptığımız mücadelenin verdiği ha ve cesaretle bu çağrıyı yapıyoruz.
Yeni kurulan Parti dahil YÜM SİYAS�� PARTİLERE çağrımızdır:
Bu gün gelinen nokta itibariyle başta açlık sınırının altında maaş alan emekliler olmak üzere 17 milyon civarında emeklinin kahir ekseriyeti derin yoksulluk içerisinde yaşam mücadelesi vermektedirler.
Adete açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.
Emeklilerin içine düştüğü bu durum dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Bu duruma hemen, derhal, ivedi olarak çözüm bulunması gerekmektedir.
Bu sebeple, tüm siyasi partiler birlikte hareket ederek emeklilerin sorunlarına TBMM’de ortak bir çözüm üretmek zorundadırlar.
Bu konuda tüm siyasi partileri samimi olarak işbirliği yaparak sorunu çözmeye davet ediyoruz.
Emekliler olarak siyasi partileri bu konuda takip ediyoruz, izliyoruz ve gözlüyoruz.
Unutulmamalıdır ki; emeklilerin de seçimlerde oy kullanmaktan kaynaklanan çok etkili ve önemli bir gücü vardır.
Hiç bir siyasi partinin kuşkusu olmasın ki emekliler ilk seçimde bu gücünü şimdiye kadar olduğum çok daha etkili şekilde kullanacaklardır.
@Akparti
@yenipartiyiz
@DEMGenelMerkezi
@MHP_Bilgi
@herkesicinCHP
@iyiparti
@SaadetPartisi
@GelecekPartiTR
@devapartisi
Sinem Dedetaş'ı Şehir Hatları genel müdürlüğü sırasında tanıdım. AKP döneminde zarar üstüne zarar eden, kendi vapurlarının bakımını Haliç Tersanesi'ne sahip olmasına rağmen özel tersanelerde yaptıran şirketi tekrar kâra geçirdi. Deniz taksileri tasarladı ve Haliç Tersanesi'nde üretti. Atıl haldeki dünyanın en eski tersanesini gemilerin ve teknelerin bakım için kapısında sıra beklediği bir duruma getirdi. Sonra AKP'nin kalesi denilen Üsküdar'ın belediye başkanı oldu. Sorun tanıdığınız Üsküdarlılar'a. Memnunlar mı değiller mi hizmetlerinden. Yakından tanıdığım için en ufak bir yolsuzluğa bulaşmadığına kefil olabileceğim bir isimdir Sinem Dedetaş.
Ama mesele bu değil elbette.
Tek bir CHP'li veya Yeni Partili belediye başkanı kalmayıncaya kadar devam edecekler.
Bu arada AKP'li belediyelerde hiç bir şey olmuyor, her şey pırıl pırıl.
Varsa yoksa muhalif belediyeler.
Sorsan "millet iradesi" derler.
@sdedetas@uskudarbld
Millet kararını sandıkta verdi. Üsküdar halkının iradesi gasp edilemez!
30 yıl sonra Üsküdar’ı sosyal belediyecilikle buluşturan Üsküdar Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş’ın yanındayız!