Lütfen bu iki kitabı okuyun. Hayatınızda çok şeyi yerinden oynatacak, söz veriyorum.
Benim defalarca okuduğum, her seferinde altını çizdiğim bu kitaplardan aldığım notları sizin için derli toplu bir şekilde özetledim.
İnsanı her şartta başarılı yapan 2 kural var:
1-Olumlu düşünmek + kendini baltalayan düşüncelerin ve inançların üstesinden gelmek
2-Seni felç bırakan, hareketsizliğe iten öğrenilmiş çaresizlik kalıplarının farkına varmak
İnsanlar çoğu zaman sadece başarısız oldukları için pes etmez.
Pes etmeyi öğrendikleri için başarısız olurlar.
Saligman ve yüzlerce kişinin yaptığı deneylerde bunu net olarak görüyoruz.
-Öğrenilmiş çaresizlik nedir?
Beyin, tekrar tekrar kontrol edemediği durumlarla karşılaştığında şu kalıbı öğrenir:
-Ne yaparsam yapayım fark etmiyor.
-Zaten değişmeyecek.
-Ben böyleyim.
-Çabalasam bile hayatımda hiçbir şey değişmeyecek.
-Çirkinim ve asla sevilmeyeceğim, hep yalnız kalacağım.
Bunlar sadece duygu değildir.
Sinir sistemine yazılmış hatalı bir hayatta kalma refleksidir.
Her ne yaparsanız yapın hayal kırıklığına ve başarısızlığa uğrayacağınızı düşündüğünüz için hareket etmeyerek, denemeyerek bu olumsuz duygulardan kurtulmacağınızı düşündüğünüz bir yanılsama.
Öğrenilmiş çaresizlikte genelde şunları mırıldanmaya başlarsınız:
-Başlamasam da olur.
-Bo��ver, yorgunum.
-Zaten benden bir şey olmaz.
Yani bu durumda insan artık sorun çözmez, onlarla yüzleşmez, hareket etmez,
Sadece sorundan kaçmayı alışkanlık haline getirir.
Peki bu durum nasıl tersine çevrilir?
Bilgi değil, eylemle çözülür.
Çaresizlik öğrenilmişse,
kontrol de yeniden öğrenilebilir.
Ama bunun için 3 şeyi yeniden programlaman gerekir:
A) Nedensellik Dilini değiştirmek
Ben böyleyim ❌ Şuan an böyleyim ✅
Hep böyle oluyor ❌ Bu sefer böyle oldu. ✅
Ben beceriksizim. ❌ Bu yöntemi bilmiyorum ✅
İnsan tekrarladıklarından ibarettir, zihninizde tuttuğunuz her şey sizin gerçekliğiniz ve karakteriniz haline gelir.
Kural:
Sürekli kendinizi baltalamayın, kendinizle olumlu konuşmayı öğrenin ve kendinize haksızlık etmeyin.
B) Mikro-Kazanım Döngüsü
Motivasyon hareketin sonucudur.
Ön koşulu değildir.
Bu yüzden:
-Büyük hedef değil
-Küçük kazanımlarla değişmeye/büyümeye/özgüven kazanmaya odaklanacaksın.
-30 gün spor yapacağım demek yerine her gün 20 şınav
-Hayatımı değiştireceğim diyerek büyük şeylere odaklanmak yerine evini, odanı toparlamak
-Tüm bağımlılıkları aynı anda bırakmaya çalışmak yerine ekran süresini kısmak, daha az kahve içmeye çalışmak gibi.
Yani yapabileceğiniz ve adım adım ilerleyeceğiniz kazanımlara odaklanarak disiplin ve özgüven inşa etmeniz gerekiyor.
Kendinize verdiğiniz sözleri her şartta tutmak birincil şarttır ve bunun için küçük adımlar atmak en güvenli yöntemdir.
Ne zaman bir şeyi kararlılıkla yapmak ister, söz verir ve yapamazsanız öz saygınızı yitirirsiniz, bilinçaltınıza iradesiz ve beceriksiz olduğunuzu sinyallersiniz.
Bunu unutmayın.
C) Düşünceyi Sorgulama (ABCDE)
Kitapların en güçlü aracı:
A — Olay
Ne oldu? (Sadece gerçek)
B — İnanç
Bunu nasıl yorumladım?
C — Sonuç
Bu yorum bana ne yaptırdı?
D — Tartış
Bu düşünce %100 doğru mu?
E — Enerji
Başka nasıl düşünebilirim?
Çoğumuz olaylara sağlıklı ve doğru tepki vermeyiz - öğrenilmiş kalıpları tekrar ederiz.
Biz başımıza gelenlerden ibaret değiliz,
Onlara verdiğimiz tepkilerden ibaretiz. Başımıza gelen olayları seçemeyiz ama onlara nasıl tepki vereceğimizi seçebiliriz.
Bu yüzden bu egzersizi yapan insanların depresyon nüks oranı dramatik şekilde düşüyor.
Çünkü artık hayatı değil,
yorumlarını kontrol etmeyi öğreniyorlar.
3. Amaç Nasıl Bulunur?
Amaç bulunmaz, durduk yere karşınıza çıkmaz.
Amaç inşa edilir.
Ortak yanlış:
Bir gün içimde bir istek uyanacak.
Hayır.
Önce eylem gelir, sonra anlam.
Kervan her zaman yolda düzülür.
Amaç =
Çaba + tekrar + sahiplenme.
Başta bir şey anlamsızdır.
Yaparsın.
Yaparsın.
Bir gün uyanırsın ve şunu fark edersin:
Bu senin sıfırdan inşa ettiğin bir şey - anlamı yaratan sensin.
4. Harekete Geçmenin Önündeki Asıl Engel
Tembellik değil.
Yeteneksizlik değil.
Beynin seni korumaya çalışması.
Değişim = bilinmeyen = tehdit.
Bu yüzden beynin sana sürekli şunu fısıldar:
-Yarın yap.
-Şimdi değil.
-Biraz daha bekle.
Ve sen bu sesi “gerçeklik” zannedersin.
Ama o ses senin konfor alanın, değişime kapalı ilkel beyninin sesleri.
O sadece eski hayatta kalma yazılımın.
Nasıl bunun üstesinden gelebilirsin?
A) 60 Saniye Kuralı
Spora mı gideceksin?
Düşünmüyorsun.
Pazarlık yapmıyorsun.
Sadece ilk fiziksel hareketi yapıyorsun.
Zor gibi ama irade gösterdikçe gelişeceksin.
- Ayağa kalk
-Giyin
-Evden çık
B) Küçük, kolay ama her gün istikrarla yapacağın eylemler
-Her gün 20 şınav
-Her gün 10 dakika yürüyüş
-Ekran süresini kısaltmak
-Kısa da olsa duygularını yazmak, günlük tutmak
-Sürekli dışardan yemek yiyorsan bir öğünü EVDE hazırlamak
-Her sabah yatağını toplamak
-Haftada 1 gün evini, odanı temizlemek
Beyin şunu görmeli:
Kaçmadım, yapabildim.
Bu zamanla iradenizi, disiplininizi, özgüveninizi geliştirecek en önemli adım.
C) İç Sesi İsimlendir
O ses “SENİN SESİN” değil.
Ona bir isim ver:
Konfor Yazılımı gibi.
-Konfor Yazılımı şu an yine korkuyor.
-Bu konuşan ben değilim.
-Bu benim konfor yazılımım, değişimden korkuyor ve beni hareketsiz bırakmaya çalışıyor diyebildiğin anda onun üstesinden gelmek için bir şansın oluyor.
Bu iki kitap şunu özetle şunları söylüyor:
İnsanlar başarısız oldukları için çaresizleşmez.
Çaresizliği öğrendikleri için başarısız olurlar.
Ve daha önemlisi:
Umut bir duygu değil,
bir beceridir.
Ve her beceri gibi yeniden öğrenilir.
Bir adanmışlığa, bir hedefe, bir amaca bir yola ihtiyacınız var.
İnsanlar tembel veya özgüvensiz değil.
Herkesin bir potansiyeli ve için de barındırdığı gücü var.
Fakat tembellik ve amaçsızlık potansiyelini açığa çıkarmanın en büyük engeli.
Kendinizi bir şeye adadığınız da bir takıntı geliştirdiğiniz de durdurulamaz olursunuz.
Dünya da iz bırakmış bütün insanlara bak.
Hepsinin bir adanmışlığı bir takıntısı vardır.
Hayat böyle insanların etrafında dönüyor.
Doğa ve hayat güçlüleri seviyor.
Gezegen risk alanları sever.
Özgüvensiz veya tembel olduğunuzu düşünmeyin bunlar problem değil.
Problem bir yola baş koymaman.
Kendin için veya sevdiklerin için gayret göstermemen.
Maalesef bizi kimse kurtaramaz ve yüceltemez.
Kendi hayatımızın sorumluluğu %100 bize ait.
Bu hayatta pasif kalmayın. Seyirci koltuğuna oturmayın.
Sahneye çıkın ve hayatınızın başrolünü oynayın.
Korkacak bir şey yok.
Kaygılanacak bir şey yok.
Şüpheye düşecek bir şey yok.
Bir yola ihtiyaç var.
Bir amaca ihtiyaç var.
Kafa yapını oturarak güçlendiremezsin değil mi?
Hayatı yaşarken hayatın içinde olurken güçlendirirsin kendini.
Düşünerek oturarak hareket etmeyerek güçlü olmak fantezi işi.
Hareket halin de olun.
Gerek fiziksel gerek zihinsel.
Faydalı olmaya ve değer üretmeye odaklanın.
Hayatta her insan bir şeylerin kölesidir.
Fakat en başarılı ve zenginler insanlığın kölesidir.
Hırslarının kölesi olursan başarılı olur musun? Olursun. Fakat tatmin olur musun? Orası soru işareti.
Hırsta güzel bir kaldıraçtır fakat altını doldurursan tatminlik sağlar.
Dediğimi anlayın.
Eğer tembelim ben diyorsanız tembel değilsiniz.
Sadece kafanızın için de sizi harekete geçirecek bir adanmışlığınız yok.
Kendimi neye adayacağım diye soracak olursanız insanlığa derim.
Faydalı olmaya çalışmak ve iyi insanlarla iş yapmak size maddi manevi tatminlik sağlayacaktır.
Önüne bak kardeşim!
Geçmişi unut artık. Eskiye esef ederek vaktini heba etme.
Tertemiz bir sayfa aç. Yeni bir başlık at.
Maziyi telafi etme stresine girme. Bugünü değerlendir.
İyi bir insan olmak ve kaliteli işler yapmak için geç değil.
Yaşıyorsan vaktin var. Ölmediysen fırsat var.
Tecrübeye başvur. Kendi kendine acele karar verme.
Planla ve uygula.
Ama istikrarlı ol. Pes etme. Acele etme.
Taşıyacağın kadarını yüklen. Çabuk yorulma. Uzun bir yol var önünde.
Allah’a güven. Rabbin seni çaresiz bırakmaz.
30 gün boyunca:
-Sosyal medyayı sıfırla
-Kısa video, gündem tüketme + kaydırma yapmak
-Her gün 50-100 sayfa kitap oku
-Sabah erken kalk ve yürü/günlük yaz/plan yap
-Yemeklerini özenle hazırla.
-Evini toparla, kıyafetlerini düzenle
-Her zaman iyi giyin
-Rutinler yarat, sabah kalktığında, işten geldiğinde, akşam uyumadan önce yapacağın şeyleri belirle
-Uyumadan 2 saat önce ekrandan uzaklaş
-Yapay ışığı engelle
-Günün çoğunu dışarıda geçir
-Yürü, ip atla, ağırlık kaldır (her gün bir şekilde hareket et)
-Yalnız ve izole olma
-Saatlerce müzik dinleme, üst üste dizi izleyip günü heba etme
-Sessizlik periyotları yarat. Bilinçaltına, inançlarına, hayata dair yanlış bakış açılarına odaklan ve onları düzeltmeye çalış.
-Dua et + şükret
-Bağırsak sağlığına odaklan
-Kendine, kişisel bakımına özen göster, olabildiğince iyi görün.
-Saunaya gir, terle, aktif karbon + nikotinik asit al, detoks yap.
-Kahveyi, sigarayı, alkolü bırak.
-Porno ve mastürbasyondan uzak dur.
-Tüm vücuduna magnezyum yağı sür.
-Zengin olmaya, değer yaratmaya, kendi işini yapmaya, başarılı olmaya takıntılı ol.
-Hayal kur - sonra o hayali gerçekmiş gibi yaşamaya çalış/duyguları hisset.
30 gün sonra kim olacağını hayal et,
sonra her gün o adam gibi yaşa.
Bu kitaptan sonra... İflas etmeye, kaoslara, krizlere ve felaketin 1001 türlüsüne karşı gözüm açıldı
Herşey yolunda giderken gülümsemek kolay. Ama farkı yaratan şey... En ters zamanlarda nasıl davrandığımızdır
Beğendiğim tavsiyelerden 4-5 tanesini paylaşayım:
-- Stres ne güzel bir nimet
Bilim tarafından hormezis denen bir mekanizma keşfedilmiş. Zararlı gördüklerimizin aslında bizi güçlendirdiğini söylüyor
Yani stresten kurtulmaya çalışmak bizi ona karşı daha çelimsiz ve zayıf biri yapar
-- Ne kadar büyük trajedi ve travmanız varsa, o kadar derin bir insan olarak yeşerirsiniz
Psikoloji literatürü, insanların travmalardan sonra genelde hayatlarını gözden geçirip, daha anlamlı hale getirdiğini, ilişkilerini güçlendirdiğini ve kariyerlerinde başarıya ulaştıklarını gösteriyor (Post-Traumatic Growth).
Sözün özü...
Artık başıma geleni değil, ona verdiğim tepkiyi yönetiyorum. Herşeyin benim kontrolümde olmadığını biliyorum. Dualarımda mal-mülk değil, yapacak işler istiyorum
Ve Zerdüşt'ün dediği gibi:
"Ey Rab, bana öyle ağır yükler ver ki, kaldırabildiğimde kollarımla gurur duyabileyim".
Başarı için en önemli şey ne diye soracak olursanız.
Net olmak derim.
Yerde 9 tane tavşan var ise 9una odaklanan hiçbirini vuramaz.
Hayat sadece netliğe cevap verir.
Kafası karışıklarla ne yol yürünür ne de başka bir şey yapılır.
Gerçekten istediğin bir şeyin ardından kendini limitlemeden ve inanarak gittiğin zaman, evren bunun olmasında sana yardım eder.
Netlik ve niyet. Bunlar kardeştir.
Niyetin net olmalı.
Ben şunu net olarak istiyorum ve niyetim budur demek elzemdir.
Hayatta ne fırsat biter ne de sektör biter.
Birini seç.
Net ol ve peşinden git.
O olmasa şu olur bu olmazsa şu olur diyen bi bok başaramaz.
Net ol net.
Başarısız değilsin sadece istikrarsızsın.
İstikrarlı olursan başarılı olursun.
Umutsuz değilsin sadece kendine inanmıyorsun.
Kendine inanırsan kendine umut olursun.
Tembel değilsin sadece yeterince büyük nedenin yok.
Büyük bir neden bulursan Çalışkan olursun.
İnançsız değilsin sadece seni motive eden bir amacın yok.
Kendine bir amaç edinirsen bu amaç seni motive eder ve inancın artar.
Korkak değilsin sadece sınırlarını aşmaya cesaret gösteremedin.
Sınırları aşmayı cesaret edersen korkun geçecektir.
Korkan bir beyin tam kapasite çalışamaz.
Korku insanın beynini kullanılamaz hale getirir.
Kaygı bütün sorunlarınızın başlangıcıdır.
Değersizlik ve yetersizlik hissi çözülemezse insan tam potansiyel ilerleyemez.
Kaç yaşında olursanız olun, her gün kahvaltıda küçük bir avuç ceviz yiyin. İleride beni hayırla yad edersiniz.
Hafıza ve bilişsel performansınız artar.
Damar sağlığınızı destekler.
Kalp hastalığı ve diğer kronik hastalıkların riski azalır.
Uyku kaliteniz artar.
Araştırmaya göre, insanların "En pişman" olduğu 3 şey:
1- Aile ile daha fazla vakit geçirmemek.
2- Çok çalışmak.
3- Daha fazla seyahat etmemiş olmak.
(Ekonomist)