Özgxjdksl oğlum siz numunesiniz ya. Adam sana soru sorarak aslında seni ilzam ediyor sen ise “git öğren” diyorsun.
İddia ettiğin sahabinin yazdığına dair rivayetler var da bu adamın bir mushafı yok kendisine sahife nispet ediliyor o bile tartışmalı.
Adam da sana diyor ki
İddia ettiğin adamın eserini, bu eserde kaç bin hadisi yazdığını söyle.
Tabii böyle bir şey olmadığı için “sen git öğren” diyorsun.
Cidden Allah belanızı versin sizin ya başta Ümeyyeoğulları olmak üzere birilerinin yüzlerce yıl sonra dıdısının dıdısı şöyle diyor diyerek rivayet ettiği pislik yuvası sözlere iman etmemiz için her yolu deniyorsunuz.
@habil719@siya_bendo Yanlışla derdi yok ki adamın öyle olsa hatalı bulduğu yeri direkt söyler.
Bu arkadaş gibileri kafalarının basmadığı meseleleri inkar etmeye programlı.
Vay be demek kuş pisliği döktüler ama yine de gül kokuyordu ödnxjkxjls.
Peygamberin Uhud’da sırtını koyduğu yer gül kokuyor da 7/24 gezdiği sokaklar neden gül kokmuyor?
Erken dönemde neden bize bu şekilde bir bilgi gelmedi?
Sahabeler ve ondan sonraki nesil zamanında kokmuyordu da sonradan mı kokmaya başladı?
Kesinlikle katılıyorum. Aynı şey Ebu Hureyre için de geçerli. Adam peygamber ölmeden 3 yıl önce Müslüman oluyor 1 yıl göreve gidiyor. Maksimum peygamberi 2 yıl görmüş olabilir ama o buna rağmen en çok hadis rivayet eden kişi oluyor.
Bizim Sünniler de “peygamber duasını aldı ve peygamberin sözlerine ayrı ilgisi vardı ondan çok hadis rivayet etti” deyip adamı kutsuyor :)
Gram sorgulama yok. Kendi ekolünün uydurduğu yalanları kendi ekolünü savunmak için kullanmaya devam ediyorlar.
Ulan biraz düşün. Peygamber vahiy olduğunu iddia ettiğin sözleri ne olduğu belli olmayan peygambere son zamanlarında iman etmiş meczuba mı bırakır? Tüm sahabe içerisinden Ebu Hureyre gibi peygamberin sözlerine ilgi duyan başka insan çıkamadı mı?
Kur’an’a göre biliyorsun Yusuf da benzer bir rüya görme durumu yaşadı. Peygamber de rüya yoluyla evlendirileceğini kalbinin ona meylettirilme sebebinin evlendirileceğini düşünmüş olabilir. Yani Allah’ın aklını okumak değil de bence evlendirileceğini bu gibi çeşitli sebeplerden dolayı hissetti.
Görüşüne saygı duyuyorum kendi içinde tutarlısın da ben ayeti ilham olarak açıklıyorum.
Yani peygambere onunla evlendirileceği hissettirilmişti peygamber bunun ahlaksızca bir şey olduğunu düşündüğü için “evlilik bağını koru Allah’tan kork” deyip evliliğe yanaşmayıp aksine Zeyd’in evliliğinin de bozulmamasını istiyordu.
Yani içinde sakladığı şey bence evlendirileceğiydi.
Bu adamların dini para, sermayesi din.
O kadar ahlaksızlar ki mesela geçen ACM peygamberin Zeynep ile evliliğini açıklarken “yok peygamber Zeynep’i ev haliyle görmüş etkilenmiş çeşitli sözler söylemiş Zeynep de bunu duyup Zeyd’e söylemiş o da eşini boşamış falan diyorlar bunların tamamı yalan” diyor.
Ulan ikiyüzlü adam “yalan” diyorsun da Tabakat eserlerin tefsirlerin bu anlatıyla dolu. Yalansa yalanı söyleyen bizzat senin savunduğun ekol değil mi?
Arkadaş en eski tefsir Mukatil’in tefsirini aç bizzat bu olay ahlaksızca bu şekilde anlatılıyor. Bu yalansa savunduğun sahabe veya sonraki nesil peygambere iftira atmış olmuyor mu? Bak bu basit bir ravi hatası da değil burada spesifik bir senaryo var.
Ya adam gibi çıkıp bu anlatıları kabul edeceksin ya da “bu anlatılar uydurmadır dolayısıyla bu anlatıları yayan anlatan insanlar da uydurukçudur” diyeceksin.
Namussuz gibi işine geleni kabul edip işine geleni inkar edemezsin.
Kureyşliler menfaatleri için yüzlerce hadis uydurup bunları en güvenilir hadis kitaplarına sokabilmiştir.
Buhari ve Müslim’de geçen şu hadisler bu duruma örnek gösterilebilir şöyle ki;
“Bugünden sonra hiçbir Kureyşli kıyamete kadar öldürtülmeyecektir”
(Buhari Edebü’l Müfred 365.)
“Bugünden sonra kıyamete kadar hiçbir Kureyşli sabren öldürülmeyecektir.”
(Müslim cihad 1782.)
Bu hadisler uydurulduktan kısa bir süre sonra tarih bu söylemleri yalanladı. En basitinden Kureyşli Emevi ve Abbasilerin birbirlerine neler yaptığı herkesin bildiği bir gerçektir. Öte yandan Kureyşli Haşimoğulları (ehli beyt) Kerbela’da neler yaşadıkları hâlâ dillerden düşmemektedir.
Tarihsel gerçekliğe ters düşen bu hadisi Sünniler “ya aslında orada irtidat ederek dinden dönüp öldürülmeyeceklerinden bahsediyor” diyerek yine metinde olmayan batini eklemeler yaparak tevil etmeye çalıştılar.
Bir başka hadiste de peygamber şöyle söylüyor;
“Hilafet iki kişi kalıncaya kadar Kureyş’te olmaya devam edecektir.”
(Buhari Menakıb 2. Müslim İmaret 4)
“Hilafet 30 yıl sürecek ondan sonra saltanat gelecektir.”
(Tirmizi Fiten 48. Ebu Davud Sünnet 9)
Muaviye halifelerden sonra hilafeti alıp yönetimi babadan oğula geçirmek için bu hadisleri uydurttu. Bunun sayesinde de yüzyıllar boyunca İslâm coğrafyası saltanat ve Kureyş’te kalan bir yönetimle idare edildi.
Tarih bu hadisleri de yalanladı. Hilafet 16. Yüzyılda Kureyş soyundan çıkıp Osmanlı’ya geçti. Artık dünyanın hiçbir yerinde bir halife de kalmadı.
Şimdi iki seçenek var.
Ya peygamber tarihin gördüğü en büyük yalancı.
Ya da bu hadisler ona isnad edilmiş fakat birilerinin uydurduğu sözler.
Gerçeği görmemezlikten gelip “ya aslında orada öyle demek istemiyor” diyerek peygamberini 3 5 yaş çocukmuş gibi daha muradını anlatmaktan aciz bir çocuk durumuna sokmaktan vazgeç artık seçimini yap.
Ebu Hanife’ye göre bir adam 5 6 yaşlarında küçük bir kız çocuğuna analdan tecavüz etse kızın anüsü ile vajina arasındaki zar yırtılıp kızda sakatlık bıraksa dahi o adam dinen o kızın annesi ile evlenebilir caizdir. Adama da zina suçu olarak sopa cezası verilir. (Serahsi Mebsut 9. Cilt, Sayfa 129)
Fakat bir adam dinden çıksa veya dinini değiştirse bu adam ile nikah kıyılabilir mi meselesine gelince Ebu Hanife’ye göre bu adamın evliliği tartışılmaz çünkü bu adamın hakkı ölümdür. (5.Cilt, Sayfa 77)
Yani mezhep imamlarına göre fikir değişikliği bir çocuğa tecavüz etmekten çok daha kötü. Bunun da en büyük sebebi o dönemlerde kadının hiçbir değerinin olmaması.
Mezhepler fetvalarını bulunduğu coğrafyadaki durumlara göre verdi. Bundan dolayı mezheplerin fetvalarında kadının hiçbir değeri yoktur. Bu kadın günün birinde kendi kızı eşi dahi olacak olsa da dinin sahipleri olduğuna inandırılan erkekler kadının aleyhine yüzlerce fetva verip “Allah bunu emrediyor” dediler.
Günümüzde bu tarz ilkel insanlık dışı fetvaların uygulanabilir hiçbir yanı yoktur. Mezheplerin bu tarz fetvalarına da yüzlerce örnek verilebilir.
Mesela kadın koku süremez, makyaj yapamaz, bıyık kaş vs alamaz. Eve kadın bir arkadaşını davet edip sohbet muhabbet yapamaz. Bunları yapabilmelerinin tek şartı vardır o da “erkek onayı.”
Bir şey haramsa haramdır fakat dinin sahibi(!) olan erkekler bu dinde o kadar tasarruf yapma hakkını kendinde görmüş ki helalleri haramları kendi istekleri doğrultusunda şekillendirebilmişler.
Öyle ki bu yolda cennetin anahtarını erkeğe verip kadının vazifesini de bu erkeği memnun etmek olarak ilan ettiler.
Yani hadisler mezhepler ilkel dar kafalı erkeklerin söylemlerinden fazlası değildir. Bundan dolayı yalnızca erkeğe hizmet eden kadını insan yerine bile koymayan yüzlerce söylem bulmak hiç de zor değildir.
Özellikle celladına aşık kadınlar neyi savunduğunuzu iyi öğrenin. Laik devlette yaşayıp “Mezhepler kolaylıktır uymalıyız hadisler doğrudur inanmalıyız” demek kolay. Bu hükümler orada duruyor aklın vicdanın kabul ediyorsa savunmaya devam edebilirsin lakin kabul etmiyorsa tavrını göstermelisin.
Zira tüm bunları kabul etmek bir yerde de Allah’a iftira atmaktır. Bunun hesabını nasıl vereceksin?
Hadis de ayrıca çok ilginç azil yapıp yapmamayı peygambere soruyor.
Bir başka hadiste gazveye gidiyorlar akıllarına cinsellik geliyor birileriyle de ilişkiye giremiyorlar peygambere gidip kendilerini hadım etmek istediklerini söylediklerinde de peygamber muta yapmalarını söylüyor :)
Yani hadislerdeki anlatıya göre sahabe bile peygamberden daha ahlaklı.
@LorneUnnamed İstedikleri kadar kıvırabilirler bu tarz mezhep kitaplarını okuyanlar bilir ki bundan çok daha fazlasını bu eserlerde bulmak hiç de zor değil.