Futbol bu. Hem yenmek vardır hem de yenilmek. Cidden elenmek sorun değil. Asıl sorun ne bir mücadele, ne bir karakter, ne bir istek ne de bir umut ışığı olması.
Şu sabahın köründe İzleyen herkes eminim, “keşke hiç gelmeseydik” Kosova gelseydi demiştir.
Hepimizi ezip boynumuzu büktünüz. Daha birkaç gün önce 4 gol yemiş, 50 dakika 10 kişi oynayan takıma insan bir gol atmaz mı ya?
Asıl hatayı dünya kupasına katıldığımızda aşırı reaksiyon vermekte yaptık. Çünkü Çok büyük bir engeli aştık diye düşünürseniz vücut kendini rahata alır. Mücadele etmez. Tarihte ilk defa 48 takımın gideceği, neredeyse herkesin zaten orada olduğu turnuvaya katılmayı zar zor başaran takımı eleştirmek yerine hepimiz göklere çıkardık.
Böyle şeylere aşırı sevinip aşırı ödül vermekten artık çekinmeniz lazım. Başarıdan sonra da özeleştiri yapma cesaretini edinmemiz lazım.
Performans psikolojisinde ödül vermenin motivasyonu öldürdüğünü onlarca araştırmadan biliyoruz. Buna bir dur dememiz ya da bilimsel kurallara göre yapmamız lazım.
Ben üniversite sınavına girdiğim 2002 yılında Türkiye’nin dünyaya kafa tuttuğu moralle girmiştim sınava. Milyonlarca genç şimdi sınava tersi bir moralle girecek. Başta o çocuklar olmak üzere hepimize bir özür borçları var
Bu arada bu yaşandı. 6 sene sonra çok güzel giden kariyerimi bırakmak zorunda kaldım. Türkiyenin en büyük bankasında takım yöneticisi olabilecekken mesleğimi bırakmak zorunda kaldım...
Uzuuun zamandır milli maç harici maç izlemiyordum. Bugün Avrupa maçı hadi izleyeyim dedim. Mourinho hocanın takımı zor pas yapıyor🤦🏻♂️. Vay arkideş...
Hızlı programlarla yetiştirilen yazılımcılardan birine component yapısı nedir, geliştirme yaptın mı sorusuna. Bilmiyorum cevabı aldım ya. 3 aydır iş yapacak frontEnd developer arıyor şirket.
Hatay havalimanını şu anda Ankara büyükşehir belediyesi onarıyor, İskenderun limanını şu anda İstanbul büyükşehir belediyesi söndürüyor, İzmir büyükşehir belediyesi ilk yardımları gemiyle ulaşt��rdı… Hani derler ya, bir işe yaramıyorsun, bari gölge etme razıyız!