Hadi gelin bir konuda anlaşalım
Okuma yazmanız var umarım
Bu twitte ne yazıyor ? Melek belli olsun yazıyor! Yani aybüke olmasa da başka biri melek olacaktı serhatın remi eşi olacaktı ve siz hala o iğrenç kuma konumuda kalacaktınız boşuna dram kasmayın yanı #HalefKöklerinÇağrısı
Sen aylarca hazırlık yap..hikaye oyuncu dekorasyon kostüme kadar titizlikle dizi hazırla..en son torpilli yeteneksiz birin sokarak her şeyin içine et..azmış gibi o'da torpiliyle ittiği başrolün önüne geçmek için bot fln para basıp seni rezil etsin..vah ki ne vah
@guloguz_#yılser
Meleğin kaftanından serhatın meleği öpmesi kadar meleğin rüyası da gerçeği de birebir aynı :) o kırmızı ay da serhatın kanıymış meğer :) işte detaylar #SerMel#HalefKöklerinÇağrısı
Bu sahneden birkaç dakika önce kalbinin pisliğini kusup, menfaati için sevenleri ayırmak istedi, misliyle de ödeyecekti elbet. Ee Ne demişler; “Herkes kalbinin ekmeğini yer..” kahrol yılan. #HalefKöklerinÇağrısı
Açıkçası Serhat, son yıllarda yazılan en sorunlu ana karakterlerden biri olmasına rağmen seyircinin bir kısmı bu karaktere hayret verici bir şekilde bağlanmış durumda. Zorla, imam nikahıyla evlendirildiği kadınla Serhat’ı “yakıştıran” inanılmaz büyük bir kitle var. Hatta öyle ki Serhat’ın aşık olup kendi isteğiyle evlendiği (ve üstelik hamile olan) eşinden ayrılıp kuma olarak getirilen kadınla birlikte olmasını istiyor izleyenlerinin çoğu. Geçen bölümde Serhat’ın Yıldız’la yakınlaşması bu kesimi memnun ederken, geri kalan izleyici için mide bulandırıcı bir senaryo hamlesi oldu.
Serhat’ın hikayesi baştan sona çelişkilerle dolu. Yıllarca İstanbul’da tıp okumuş, başarılı bir cerrah olmuş, Urfa’ya ve oradaki kültürel baskılara geri dönmek istemediğini her fırsatta dile getiren bir karakterdi en başta. Bir sebeple döndüğü memleketinde kalmamak için dirense de gelinen noktada kaçtığı ağalık düzenine razı olduğu yetmez gibi ağalığı pek bir sevmiş görünüyor. Üstelik iki eşliliği kabullenmekle kalmayıp zorla evlendirildiği kadınla duygusal yakınlığa sürükleniyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, resmi nikahlı eşinin haklı itirazlarına karşı alınganlık göstermeyi başarıyor.
Ortaya çıkan tablo: iğrenç bir senaryo tercihi. Leş bir karakter yazımı. Bu kadar eğitimi, mesleki etik iddiası, şehir yaşamı deneyimi ve modernlik söylemiyle inşa edilen bir adamın bir anda bu kadar ilkel, çelişkili ve tutarsız davranması hem karakter bütünlüğünü çökertiyor hem de benim gibi bir kısım (maalesef az bir kısım) izleyicide ciddi bir rahatsızlık yaratıyor.
Ama işin ilginç kısmı şu ki tüm bu sorunlara rağmen dizi çok izleniyor. Yayınlandığı her hafta sosyal medyada ve reytinglerde güçlü bir karşılığı var. Belki de tam da bu nedenle senaryonun bu hataları sürekli tekrarlamasının önünde bir engel kalmıyor. İzleniyor olması, kötü yazımı da meşrulaştırmaya devam ediyor.
Bu hikayeler izlendiği takdirde daha beterlerinin gelmesi de muhtemel.
@aerixzss Eşi ne zaman bir konu da özellike onun partnerleri hakkında konuştuğu zaman saygı duymayıp hayır hande değil burcu değil en çok elçin yakışıyor gupse sen yanlışsın muamelesi yaptığınız zaman saygı görmeyeceksiniz
Hala barış deyince yanına elçinin adını alan birileri var ! Bir salın abi şu adamı ne güzel işini yapıyor başka partnerleri de oldu hepsiyle de çok yakıştı nedir bu elçinin her yerde adını alma sevdanız
@aerixzss İşte her yerde bunu söylemek neye benziyor biliyor musun biri barışı handeyle yakıştırıyor siz gelip hayır elçin diyorsunuz ve sanki o insana sen yanlışsın biz doğruyuz diyorsunuz ! Kendi zevkleriniz size kalsın insanların farklı yorumlarına da biraz saygı ya