Parti Sözcümüz Sera Kadıgil:
"Bu ülkede sadece bu sene 65 çocuk çalışırken öldürüldü. Sadece geçtiğimiz hafta bu ülkede 6 kadın öldürüldü. Anayasa Mahkemesi önünde bir emekli "Para için değil onurumuz için" yazan bir pankartı elinde tutarken hayatına son verdi!
Sayın Cumhurbaşkanlarının tensipleriyle Devlet Denetleme Kurulu göreve geliyormuş. DDK'nin bütün üyelerini AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan atadı!"
Eğer doğruysa Fatma Betül Sayan Kaya’nın elde ettiği kazancın 2 katını yani 4 milyardan fazlasını yatırması gerekiyor SPK bülteni gereğince. SPK, etkin pişmanlık için bu hissede böyle bir tutar belirlemişti
Foncunun 2 milyarcık karını iade ettiği söyleniyor.
Eee?
İBB Bursuyla okuyan bir “kamu görevlisi” o fona yatıracak 163 milyon TL’yi nereden bulmuş?
Bu fona girmesine ve tam da çiçek gibi zamanda çıkmasına dair engin(!) öngörüyü nasıl edinmiş?
Sadece etkin pişmanlıktan yararlanmak için bile ödemesi gereken artı 2 milyarı da ayrıca yatırmış mı!?
Banka soyan biri yakalanınca çaldığı parayı savcılığa teslim edip elini kolunu sallayarak çıkıp gidebilir mi mesela?!
Bu mudur?!
Parti Sözcümüz Sera Kadıgil:
"Foncu Fatma'nın görevden affını rica etmesi dışında biz henüz siyasilere uzanan bir yaptırım görebilmiş değiliz. 100 bin emekli maaşı kadar parayı dört ay içerisinde bu kadın ve eşi cebine koydu o fondan. 100 bin emeklinin maaşını dört ayda çekmek ne demek? Bu insanın hala elini kolunu sallayarak gezmesi ne demek?"
Biz aynı tasa kaşık sallayalım, onlar bir defa giydiğini bir daha giymesinler. Bizim sırtımızdan geçinsinler, milyarları cebe indirsinler, bir istifayla geçiştirsinler…
Yok öyle yağma!
Sırf şakaları birilerini rahatsız etti diye kuyu tipi hapishanelerde tutsak edilen komedyen Deniz Göktaş'ı geri aldık!
Bu memleketin çocuklarına zorbalığınız sökmez. Tehditle baskıyla diz çökmeyeceğiz!
Deniz Göktaş, yaptığı tarihi savunmayla, toplumu susturabileceğini sanan iktidara sanatın ve ifade özgürlüğünün yargılanamayacağını tane tane anlattı. Tahliye edilen Deniz Göktaş, korku duvarlarını geri dönülemez bir şekilde yıkarak hepimize umut oldu.
Hoş geldin Deniz Göktaş!
Deniz Göktaş kürsüde;
“3 Temmuzdan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, diğer tutukluların aksine sadece haftada 1 telefonla görüşerek başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim.
Harbiyede kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim.
Yazan çizen insanlara bir otosansür sebebi olduysam tek endişem budur. Lütfen öyle olmasın bilin ki sözlerimiz tahminimizden çok daha etkilidir.
Suçlandığım toplam 4 cümle var. Ben bu cümleleri Harbiye’de beş bin kişiye ondan önce de 197 KEZ Türkiye’nin her yerinde 100 binden fazla seyirciye söyledim.
Hepsinde de kahkahadan ve alkıştan başka tek bir tepki almadım.”
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Deniz Göktaş kürsüde nasıl bir insan olduğunu bir kez daha herkese ispat ediyor.
“Adliyede tutuklanmak için beklerken ters kelepçe yaptıkları yetmiyormuş gibi 3 kez sorulmasına ve reddetmeme rağmen adeta zorla Kemal Kılıçdaroğlu’yla görüştürüldüm. Sonra da tv’den beyanlarımın yalanlandığını oturup gülerek izledim”
“Yurda girdiğim ilk andan son ana kadar her polis niye döndün ki, sendeki fırsatlar bizde olsa dönmezdik dedikçe ülkem için üzüldüm.”
“Her videomu kendim tekrar tekrar yayınlamama rağmen delil karartma şüphesiyle tutuklandım”
“Arada serbest bırakıldım ama hücrede masterchef izlerken kendi kendime üç kez tekrar tutuklandım. İlk mahkeme hakkında tahliye kararı vermemiş olsa daha az suçum olurdu diye düşünüyorum.”
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Geçinemeyen emeklilerin, güvencesiz çalışanların, işsiz bırakılan gençlerin, çocuklarının geleceği için kaygılananların, her gün biraz daha ağırlaşan hayatın altında ezilenler yalnız değil.
Bu ülkenin kaderi, yoksulluğa ve adaletsizliğe razı olmak değil.
Öfkemizi örgütlü bir güce, itirazımızı birlikte büyüyen bir mücadeleye dönüştüreceğiz. @TipliEmekliler
AKP'nin Türkiye Yüzyılı:
Okul sıralarında katledilen çocuklar, tek çarenin yaşamına son vermek olduğunu düşünen emekliler, fon vurgunuyla semiren AKP vekilleri.
Bu halkın her zerresine düşman masallarınızı da alacak, defolup gideceksiniz!
Deniz Göktaş derhal tahliye edilmelidir!
Genel Başkanımız Erkan Baş, Parti Sözcümüz Sera Kadıgil, İstanbul Milletvekilimiz Ahmet Şık, MYK üyemiz Av. Özgür Urfa, PM üyelerimiz ve İstanbul İl Başkanımız Furkan Seyhan ile beraberindeki parti örgütümüz, aylardır hukuksuzca tutsak edilen komedyen Deniz Göktaş’ın duruşmasını Çağlayan Adliyesi’nde takip ediyor.
Fikrini söyleyip espri yapmayı suç haline getirip, azılı suçlularıysa sokaklarda gezdiren bu düzene karşı safları sıklaştıracağız, dayanışmayı büyüteceğiz.
Duruşması 1,5 saat rötarla başlayan Deniz Göktaş mahkeme beyanına “suçlama konusu yapılan 4 cümlem için 88 gündür kuyu tipi hapishanedeyim. Cümle başına 22 gündür hapisteyim” diyerek başladı.
Deniz Göktaş’ın savunmasını herkesin okumasını istiyorum.
Özellikle umutsuzluğa düşenlere sesleniyorum: böyle cesur ve zeki gençlerimiz varken bu ülkenin teslim alınması mümkün değil.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifası sorunun çözüldüğünü değil, fon vurgununun iktidar çevreleriyle çok daha yakından ilişkili olduğunu gösterir. Yüz binlerce emekçi yoksullukla boğuşurken siyasiler milyarlarca liralık kazanç elde ediyorsa, bu düzen bir bataklık düzenidir.
Hepsi açığa çıkarılsın! Sorumlular istifa etsin! Emekçilerin mağduriyeti giderilsin!
Dün Ankara'da emekli bir yurttaşımız, onurlu bir yaşam sürebilecek geçimi sağlayamadığı için yaşamına son verdi.
Bugün, Tayyip Erdoğan'ın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nı emanet ettiği kişi hakkında fon vurgunundan 2 milyar TL’den fazla para kaldırdığı iddiası ortaya çıkıyor ve kendisi bunu henüz yalanlamış değil.
Kimse yaşadıklarımıza münferit, tesadüf ya da kader diyemez.
Bunların hepsinin hesabı sorulacak ve halktan çalınan ne varsa hepsine el konulacak!