Bakın lütfen, şu an iktidarda bulunan herhangi birinin geçmişinde ne böyle bir eğitim, ne böyle bir kariyer ne de böyle bir nezaket ve kendine ve yaptıklarına güven yok.
Çıplak arama insanlık suçudur.
Fatoş Pınar Türker’in bugün mahkemede anlattıkları soruşturulmayacak mı?
Hüküm giymemiş, hakkında somut hiçbir delil olmadan aylardır tutuklu yargılanan onlarca insanın tehdit edildiği, baskı altına alınmaya çalışıldığı yönündeki iddiaların üzerine gidilmeyecek mi?
Fatoş Pınar Türker, savunmasının son kısmında tutukluluk ve cezaevi sürecinin en soğuk, en yıkıcı, en korkunç yanlarını anlattı. Salonda avukatlardan izleyicilere, tutuklulara kadar herkes ağladı. Bunu ilk defa yazıyorum ama lütfen sonuna kadar okuyun:
Türker, savunmasının sonunda önce gözaltındaki çıplak arama sürecini şu sözlerle anlattı:
“Vatan Emniyet’teyken arşiv odası gibi bir yere aldılar beni. Eldiven giyen bir polis üstünü çıkar dedi çıkardım. Sonrasında gidip gidemeyeceğimi sorduğumda, altımı da indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. Cinsel organını aç dedi, arkanı dön-eğil dedi. (Kadın izleyicilere dönerek) Utanan varsa çıkabilir ben utanmıyorum. İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum”
Daha sonra, tutuklanıp Silivri’ye sevk edildikten sadece bir gün sonra infaz koruma memuru tarafından SEGBİS için çağrıldığını belirten Türker, şöyle devam etti:
Dedim ki "Ben bilmiyorum, bu ne SEGBİS ne?" İşte dedi böyle online ekrana bağlanıyorsunuz. Ben gittim oturdum, karşımda bir ekran açık ama "Adalet mülkün temelidir" yazmıyor, bir ofis orası. Böyle gözüm de ısırıyor Allah Allah diyorum, en sonunda kırmızı espresso makinesi vardı çünkü Savcı Bey bana o makinede kahve ikram etmişti. İfademi alan savcı, başkanım. Savcım, size soracağım şimdi. Siz tabii ki şey, sizin şahsınızla hiç alakası yok konunun ama hani meslektaşınız ya böyle bir uygulama var mı, yok mu? Dedi ki: "Ya" dedi, "Fatoş şimdi ağlarsın böyle karşımda" dedi, "ben sana ne dedim" dedi.
"Ben sana ne dedim" dedi, "ben senin ne olduğunu biliyorum ama sen bu adamlar sana" dedi "kumpas kuracak demedim mi" dedi. "Niye konuşmadın sen" dedi. "Verecektin ifadeni gidecektin" dedi. "Ama" dedim, "Sayın Savcım ben bildiğim her şeyi anlattım." "Bak şimdi" dedi, "sen git" dedi, "eşyalarını topla. Ben "dedi, "sana Çağlayan'dan araba göndereceğim" dedi. "Geleceksin" dedi, "burada" dedi, "bana" dedi "ifadeyi vereceksin, buradan" dedi "çocuklarına gidersin." Ben de dedim ki: "Savcım" dedim, "ben yeniden ifade veririm, vermemi istiyorsanız" dedim. "Bir avukatıma sorayım." Şimdi karşımdaki savcı ya, "Yok efendim" diyecek halim yok, ben bilmiyorum bir de hakikaten, ilk kez tutuklanmışız. Dedim ki "Tamam" dedim, "ben avukatıma bir danışayım" dedim. Böyle yaptı: "Hâlâ avukat diyorsun bana" dedi. "Sen" dedi, "bu kafayla bir daha" dedi "çocuklarını asla göremeyeceksin" dedi. "Sen bekârsın, değil mi?" dedi. Evet. "Velayetleri de sende?" Evet. "Senin çocukların" dedi, "reşit de değildi, değil mi?" dedi. Değil dedim. "Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını" dedi. Ha, bir anneye böyle denir mi? Çocuklarıyla tehdit ettiler. Az evvel şeyle söyledim ya size hani mal varlığı, "Sen bakıyordun, değil mi?" dedi. Evet. "Bak" dedi, "mal varlığı tedbiri için" dedi, "karar var benim elimde" dedi. "Ama ben" dedi, "28 Mart Cuma günü mesai bitimine kadar sana süre" dedi. Savcım bunu dedi. Ve o gün tebliğ edildi. "Ya bana gelir konuşursun ya da dedi malını mülkünü de alacağım" dedi.
Yani bir şey söyleyeceğim. Şeyi anlayamıyorum. Hani mesela birisinin birisiyle husumeti olur... Hiç beni tanımıyor ki. Tanımadığı bir insandan insan nasıl nefret eder ki? Hani nasıl bunu söyler... Mesela annesi yok mu bu insanların? Hepimiz zıbın giymedik mi? Ben hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum. Bunu çok düşündüm çünkü şimdi Düzce'ye götürüldüm. Düzce'de insanın benim şeyim bozuldu... İnsan olarak öğrendiğim iyilik ve kötülük kavramı bozuldu. Çünkü iyi insan dediğimiz bir tarif var, bir de kötü insan dediğimiz bir tarif var; birbirine girdi bu. Çünkü Düzce'ye bir gittim, 40 metrekarede 25 kişiyiz, 16 kişilik. Koğuş arkadaşlarım; uyuşturucu satıcıları, cinayet, hırsız... Artık mesela bir Roman gördüğümde ben onun çadırcı mı, göçebe mi, arabacı mı olduğunu anlarım. Valla anlarım. Uyuşturucu mu satıyor, hırsız mı onu da anlarım. Hani böyle bir bilgi benim neyime yarayacak bilmiyorum ama... Ve o, hani bir kız getirdiler hamile, 5 aylık, 4 aylık. 1.5 yaşındaki kızını duvara vura vura öldürmüş. İddianamesini ben okudum. Ama diyor ki: "Eşime benziyordu." diyor. "Çok ağlıyordu." "Dayanamadım." diyor. "Ama benim içim" diyor, "çok ferah. 7'sini de yaptım, 40'ını da yaptım, mezarı da çok güzel." diyor. Hamile bir de. Devlet de gayet iyi bakıyor yani gerçekten hamile diye.
Ama ben o insanlarla birlikte kaldım. Mesela 1 yaşında, o Roman bir aile vardı 5 kişi; anneanne, iki kızı, iki torun filan, ailecek kalıyorlar uyuşturucudan. Ama annesi çok bakmak istemiyor, 1 yaşındaydı Afra da geldiğinde, daha yürümüyordu. Mesela ona bakıyordum. Ne yapayım? Onunla teselli ediyordum kendimi. Örgü ördüm, tuvalet temizledim. Çünkü tuvaletler taşıyor. Şey dedim ben de: "Çekilin" dedim, "madem 16 milyon için çalışıyoruz, hani burada da bari bu görevi ifa edelim. Ne yapalım?" Ama hani olduğu gibi anlatıyorum, bilmiyorum... Yani film gibi bu yaşananlar. Gözlerimi açıp şey denmesini bekliyorum, işim gereği tabii reklam çekimlerinin setinde filan da bulundum, birisi çıkacak şuradan: "Kestik! Selçuk Bey siz birazcık daha işte soru sorun, siz şey yapın. Ekrem Bey siz araya girmeyin, bir daha alıyoruz aynı planı." filan diyecekler diye umuyorum yani. Ama olmuyor. Tutukluyuz biz hakikaten.
Ben Medya A.Ş. Genel M��dürü olarak yargılanmaktan hiç gocunmuyorum. Elbette ki varsa bir hatamız, neyse ortaya çıksın. Bence yok, ben %100 beraat edeceğime, %90 bile değil, inanıyorum. Ama siz burada lütfen, rica ediyorum Medya A.Ş. Genel Müdürü Pınar'ı yargılayın. Ben anne olarak, benim çocuklarıma yazık günah değil mi? Bak geçen sene mezun oldu Nehir. Londra'ya gidemedik, o okuldan kabul olamadı. Benim kızım tüm dünyada yapılan sınavda %1'lik dilime girdi. Şu an dünyanın en iyi yapay zeka okulunda okuyor. Bak mezun oldu, ben göremedim. Orada benim güzel kızım. Babalarıyla... Diyor ki: "Anneciğim kepimi saklıyorum, sen eve geldiğinde havaya atacağım." Yani şu kadar, bacak kadar da onu ilkokula verdiğimde, mezun oldu, ben göremedim. Can sağlığı olsun. Ben kendim için yani rüşvet almadım, 15 aydır yatıyorum, bir şey çalıp çırpmadım, mal varlığıma tedbir kondu. Hakikaten, hakikaten çok mağdurum ama kendime dair, geleceğime dair bir şeyim, böyle bir yaşama sevincim, bir şeyim kalmadı.
Çok yorgunum. Anneme dedim ki, demesem iyiydi çünkü benim annem babam ablamı kaybetmişler, çok agresif bir lösemiden 9 ayda... Anneme dedim ki: "Keşke" dedim, "idam cezası olsa da kalemi kırsa, bitse bu iş." O kadar yorgunum, o kadar yorgunum ki kendime dair hiçbir beklentim, isteğim yok. Ama Sayın Hakim lütfen vicdanınıza sesleniyorum, Sayın Savcım sizin de. Yargılayın ama Pınar'ı yargılayın da anne Pınar'ı ne olur tahliye edin. Ev hapsi verin, ben çocuklarımla zaten el ele oturmak istiyorum. Teşekkür ederim.”
Sen kalk onca yılın enkazını kaldır rekor değerde kadro kur cebinden 90 Milyon€ hibe et kimse hak istemesin diye tüm hukuki işleri hallet sponsorluklar devret milyonlar kazandır kasayı doldur
Sonra sana o enkazı bırakan adam Aziz Yıldırım gelsin sefasını sürsün. Ne güzel dünya
Kimse kusura bakmasın bu seçimde 9000 üyenin (toplam oy kullananın %30'u) ilk defa oy kullanması demek 2025 Eylül'deki seçimde oy kullanamadıkları ve çoğunluğunun 2025 Eylül sonrası üstelik üyelik ücretleri bu denli yüksekken üye olduğu anlamına gelir. Hadi diyelim içlerinde son olağan seçimimiz olan 2024 Haziran sonrası üye olan ve 2025'te aidat ödemediği için 2025 Eylül'de oy kullanamayanlar (ki sanmıyorum bu rakam çok düşüktür) olsun.
Ben bu 9 bin üye rakamını üyelik ücretleri 100.000 ve Ocak zammıyla beraber 128.000 ₺ iken mantıklı bulmadım.
%100 denetime tabi tutulması gereken konu.
Anadolu Efes - Fenerbahçe Beko serisi maçları önde götürme süreleri.
Anadolu Efes: 125 dakika 25 saniye
Fenerbahçe Beko: 26 dakika 10 saniye
Fenerbahçe Beko seriyi 3-1 kazandı.
27 bin kişinin katıldığı seçimde Aziz Yıldırım kazanıyorsa "Katılım artarsa Hakan Safi kazanır" diyenler, en başta ben hiç bir bok bilmiyormuşum, bu milletin geri zekalılığını çok küçümsüyormuşuz.
Hayırlı olsun. Ben gene @Fenerbahce gol atınca sevinir, yiyince üzülürüm. Laf anlatamadığımız mankurtlar düşünsün kulübün içine düşeceği bok çukurunu.
Aylardır tüm Türkiye Fenerbahçe başkanlık seçimini konuşuyor. Bu ülkede Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra en büyük gündem her zaman Fenerbahçe seçimidir. FENERBAHÇE TÜRKİYE'DİR.
@mahfiegilmez@mertevg Eğer “Dünyanın en büyük Spor kulüplerinden biriyim” diyorsanız ve de bu dünya çapında gerçekten kabul görüyor ise çarkların tamamı takır takır işlemeli. Önemli olanları da kusursuz işlemeli💛💙💪🏻🙂
Bugün yapılan Fenerbahçe başkanlığı seçimini kim kazanırsa kazansın ilk işi kadın basketbol takımından yollandığı söylenen koç Miguel Mendez'i bulup yeniden göreve dönmesini sağlamak olmalı.
Ne yazik ki Ali Koc'un en buyuk hatasidir, hep soylerim!
Hani meshur video var ya, AY ile canli yayinda ceketsiz Nihat tartismasi olmust, AY "ben dostumu satmam" derken Ali Koc "ben Fenerbahce icin dostumu tanimam" demisti.
Iste o Ali Koc, Fenerbahceyi batiran, tefecilerin, bankalarin, faktoringcilerin eline dusuren, gelirlerini yiyen, paralarini adamlarinin 5 para etmeyen arsalarina yatiran Aziz Yildirim' vefa gosterdi. Hesap sormadi, suclamadi, mahkemeye goturmedi hatta aleyhine konusmadi bile!
Saf gibi kendisine sarilinca arkasini dondu ve AY'den bicagi sirtina yedi!
O gun hesap sorulsa ve AY hak ettiklerini yasasa bugun suratina bile tukurulecek adam bulunmazdi.
Ufuk Şansal beyin giderayak şubenin kucağına bıraktığı son gün hediyesi Ahmet Çakı, kadrodaki oyuncuların kaçını tanıyor? Yabancı oyuncuların kaçı onu tanıyor? Hayatı boyunca kaç kadın basketbol maçı izlemiş?
Mesela son 2 sezonda final-four'a kalan takımların adını duymuş mu? Söyleyebilir mi? En iyi beşe giren oyuncuları sayabilir mi? Kimlerin MVP olduğundan haberdar mı? WNBA'den kaç oyuncuyu bilir, kaç maç izlemiş? Draftı takip etmiş mi? Bu sene NCAA Women şampiyonu hangi okul oldu, haberi var mı?
Mendez gitmek isteyebilir, kalmaya ikna edemezsin, okey. Ama iki gün sonra yoksan hocayı yeni yönetime bırakacaksın. Diyelim ki onu da sen seçmek istedin. HANGI KRITERE GÖRE AHMET ÇAKI arkadaş?
Babanızın kesesinden ulufe mi dağıtıyorsunuz? Hayatı boyunca kadın basketbol takımı çalıştırmamış birisini, son 4 sezonun 3'ünde Euroleague şampiyonu olmuş bir takımın başına getirmek nedir? Kadın basketbol'u bambaşka bir dünya.
Derseniz ki, geçmişte Haydar Kemal Ateş'i de getirdik, o da kadın basketboluna yabancıydı. Yanlış dersiniz. Zira:
1. Sezon ortası diğer hocanın görevine son verildiği için apar topar yapılmış bir hamleydi o.
2. Takıma ne katkısı oldu? Yerine geldiği hocadan daha fazla ne yaptı?
3. Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı artık o seviyenin takımı değil. Son Euroleague şampiyonu apoletini taşıyan bir takıma, o takımın belki tek maçını izlememiş birisini, yangından mal kaçırır gibi hoca diye getirmek nasıl bir aymazlık, nasıl bir sorumsuzluk, nasıl bir ciddiyetsizliktir?
@fbkadinbasket@UfukSansal
@Merobey2 Meriç bey yakıştı mı size, attınız bombayı camianın kucağına ve çekildiniz kenara. Doğru değildir söylediğiniz demiyorum ama herkes böyle şaşırmışken lütfen çıkın söyleyin, mesajınızın arkasında mısınız, değil misiniz? Bunu bilmek hakkımız💛💙🧿
Haydi Abbas...Vakit tamam.. Akşam diyordun işte ol.....
2002 yilinin tam bu ayında 15 Haziran'da #Bahceli ortagi oldugu Hükümetten çekilip #erkenseçim kapisini açmişti. Erken secimde de AKP'nin
24 yil surecek iktidarina aracilik etmişti... Bugün, Bahçeli'nin KOÇ çıkışı gayet önemli, biranlamda AKParti"yi getiren MHP/Bahçeli, 24 yilsonra yine erken secim kapisini actirip, budefa da AKP'i........
7 Haziran 2026
⏳️⌛️
Fenerbahçe için taş üzerine taş koyan,sponsorluk yapan,hizmet eden kişilere hakaret eden kongre üyelerini ihraç etmeyip omuz omuza vererek nasıl birlik beraberlik sağlayabiliriz ?
Bir kadına yönelik aşağılayıcı ifadeleri normalleştirmeye çalışmak ne güç göstergesidir ne de cesaret. Bu tavrı sadece vicdanlara bırakmıyorum; hakaretlerinin hesabını hukuk önünde de vereceksin. Mahkemede görüşeceğiz.
Anayasa Mahkemesinin nafaka kararının tek bir amacı var:
AKP’nin kadının Cumhuriyetle sahip olduğu erkekle eşit vatandaşlık haklarını tırpanlama politikalarına hizmet etmek.