CHP yi karıştırdılar ki ekonomideki rezaletleri konuşulmasın.
Bugün bütçe verileri geldi. İlk 5 ayın açığı 1.1 trilyon tl yi bıulmuş. Geçen yılın açığının %63 üstünde. Güya dezenflasyon ama harcamalar kısılmıyor ve %38 artmış. Gider hızlı, gelir gerisinde kalınca açık da büyüyor
#İBBDavası'nda 50. Gün
İBB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı #TanerÇetin beyanda bulunuyor.
"Ben bu sözü 90 bin kişilik İstanbul Büyükşehir Belediyesi ailesi adına söylüyorum.
2500 çalışma arkadaşımı Sayın Ekrem Başkan bana emanet etmişti.
Bugün huzurunuzda söylüyorum:
Ne 90 bin kişilik İBB ailesinin, ne 2500 kişilik Basın Yayın ve Halkla İlişkiler ailesinin, ne hizmet verdiğimiz 16 milyon İstanbullunun, ne de bu kurumun kaptanı olan Sayın Ekrem İmamoğlu'nun başını öne eğdirecek, yüzünü kızartacak hiçbir evraka, hiçbir usulsüzlüğe, hiçbir fesada, hiçbir menfaate ve hiçbir hileye imza atmadım.
Bu nedenle bugün 90 yaşındaki anneme ve bugün 17 yaşına girmiş olan kızıma sesleniyorum:
Benim alnım açık. Başınız dik, gönlünüz ferah olsun."
Bakım evinde istismar 80 gözaltı 15 tutuklama dosyada gizlilik kararı!
Batman’da iddiaya göre özel bir bakım merkezinde çok sayıda çocuğun istismara maruz bırakıldığı ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınırken, 15 kişi tutuklandı ve bakım merkezinin faaliyetlerine son verildi.
Kentte yaşananlara tepki gösteren yurttaşlar protesto eylemi düzenledi. Yapılan basın açıklamasında, işitme engelli bireylerin de takip edebilmesi için işaret dili çevirisine yer verildi.
Tutuklama kararından sonra Silivri Belediye Başkanı Balcıoğlu'ndan ilk açıklama geldi:
"Benim alnım açık. Başım dik. Vicdanım rahat!
Tanıklık yok. Somut delil yok. Sadece “duydum” var.
Yetmedi; 12 yaşımda kaybettiğim rahmetli babama ev aldığımı bile iddia ettiler."
https://t.co/motDG4Xm5n
AKP'lilerin "Artık dövebiliyoruz" dediği, bakanın "Giden gitsin" dediği bilim insanlarından birisi...
Bir kamu üniversitesinde cerrah. Öyle bir yorulmuş, enerji kaybetmiş ki, muhtemelen hemen yemekhaneye indirmişler.
Süslü bir basın toplantısı, yanında protokol filan yok. Yemeğini yerken aynı anda mutlulukla ameliyatların önemini anlatıyor.
AKP’nin eski Fındıklı İlçe Başkanı Hasan Kuzuoğlu’nun sahibi olduğu Kuzuoğlu Grup ile Günvak Gıda ortaklığındaki projelere karşı çıkan köylüler nöbete başladı
Bölge halkı, Karadeniz kıyılarının şirketlere tahsis edilmesine karşı mücadeleyi büyüteceklerini söyledi
https://t.co/PoSLJyICQo
Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul hakkında zamanında şunları söylemişti:
Kanal İstanbul meselesinin, İstanbul’a dair sosyal, çevresel, yaşamsal, nüfus olarak, ulaşım olarak her yönüyle büyük bir külfet, büyük bir problem, büyük bir sorun yumağı olacağının altını çizeyim.
Bu bir emlak projesidir. Bakın emlak projesi. Araziyi tanıdıklarına sat, sonra burayı imara aç, birileri para kazansın projesidir. İstanbul’a büyük bir külfettir, büyük bir zarardır. En az 2,5 - 3 milyon daha ilave nüfus demektir.
DerhalGitmenizGerekiyor!Derhal!
BinlerceYıldaOluşanBuDoğal Zenginlik,BetonunVeRantın değil, yaşamın evidir. Bugün alınan her yanlış karar; yalnızca ağaçları, dereleri ve dağları değil, gelecek kuşakların hakkını da tehdit etmektedir.
BopEşbşk @RTErdogan@murat_kurum@mehmetucum
DerhalGitmenizGerekiyor!Derhal!
BinlerceYıldaOluşanBuDoğal Zenginlik,BetonunVeRantın değil, yaşamın evidir. Bugün alınan her yanlış karar; yalnızca ağaçları, dereleri ve dağları değil, gelecek kuşakların hakkını da tehdit etmektedir.
BopEşbşk @RTErdogan@murat_kurum@mehmetucum
Fırtına Havzası imara açıldı!
Karadeniz'in kalbinde yer alan, dünyanın sayılı doğal havzalarından biri olan Fırtına Havzası; dereleri, ormanları, yaban hayatı ve eşsiz ekosistemiyle yalnızca bir bölgenin değil, insanlığın ortak mirasıdır.
Binlerce yılda oluşan bu doğal zenginlik, betonun ve rantın değil, yaşamın evidir. Bugün alınan her yanlış karar; yalnızca ağaçları, dereleri ve dağları değil, gelecek kuşakların hakkını da tehdit etmektedir.
Fırtına Havzası bir imar alanı değil, korunması gereken bir yaşam alanıdır.
Dereler özgür aksın, ormanlar nefes alsın, Fırtına Havzası yaşasın!
#FırtınaVadisiYokOlmasın #Karadeniz #YaşamAlanları #DoğayıSavun #KaradenizSatılıkDeğildir
🚨 Son dönemde yayımlanan Dr. Hussam Ebu Safiye’nin görüntüleri, İsrail’in Filistinli tutuklulara yönelik kötü muamelesinin ve insan hakları ihlallerinin sarsıcı bir kanıtıdır.
⚠️ Dr. Ebu Safiye, yaklaşık bir buçuk yıldır herhangi bir suçlama yöneltilmeksizin keyfi olarak tutuklu tutulmakta; bu süre boyunca fiziksel şiddete maruz bırakılmakta ve sağlık hizmetlerine erişimi engellenmektedir.
⚠️ Yakın zamanda hücre hapsine alınmış olması, zaten kötüleşen sağlık durumuna ilişkin endişeleri daha da artırmaktadır.
🛑 Dr. Hussam Ebu Safiye derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır
🛑 İsrail, keyfi olarak alıkoyduğu tüm Filistinlileri özgür bırakmalıdır.
🛑 Devletler ise İsrail üzerindeki baskıyı artırarak Filistinli tutuklulara yönelik kötü muamele ve hak ihlallerine son verilmesini sağlamalıdır.
İmzacı ol 👉 https://t.co/jWJhQ4ygmz
🗣️Mülakat mağduru öğretmen: Ablukaya alındım ama örtülü olduğum için tutuklanmadım. Neden biliyor musunuz? Çünkü örtülülere dokunmayın demişler. Örtülüyüm ama gömleğimi yırttılar, örtümü açtılar, buna utanmıyorlar. Örtülüyüm, gözaltına alınırsam tepki toplarlar diye utanıyorlar. Eskiden başörtü mağdurları vardı şimdi mülakat mağdurları var.
Taner Çetin’in savunması sonrası Ekrem İmamoğlu söz aldı.
İmamoğlu, savcının Çetin’e ifade sırasında “64 yaşına gelmişsin, buradan çıkamazsın, gel etkin pişmanlıktan yararlan. Senin Ekrem'in bile diploması yok, senin gibileri dolduruyor oraya, dolgun maaş veriyor, gel sen itirafçı ol" sözlerine tepki gösterdi.
İmamoğlu, şunları söyledi:
“Bizim dönemimizde yüzlerce denetim gerçekleştirildiğini ve buna açık şekilde tabi olunduğunu özellikle belirtmek isterim.
Bir başka hususu da tekrar sormak istiyorum. Anladığım kadarıyla, bana da atıf yapılarak yürütülen sorgu sürecinde, hukukçuların değerlendirmelerine göre usule uygun olmayan bir sorgulama yöntemi uygulandığı yönünde bir kanaat oluşmuştur.
Ben hukukçu değilim; ancak hukukçu arkadaşlarımızın değerlendirmelerinden anladığım kadarıyla bunu ifade ediyorum. Eğer bu süreç içerisinde hakaret içeren, baskı niteliği taşıyan ya da yönlendirme amacı taşıyan ifadeler kullanıldıysa, bunun artık hukuki mercilerin değerlendirmesine konu olması gerektiğini düşünüyorum. Ancak bana da dolaylı şekilde atıf yapılarak, hatta içinde benim de bulunduğum bir sorgu kapsamında, hakaret içeren veya kişilik haklarını zedeleyen ifadeler kullanıldığına dair bir durum söz konusuysa, bunun doğru olmadığını ifade etmek isterim.
Sayın Başkan, sayın heyet. Elbette bunun değerlendirme mercii siz değilsiniz, bunun farkındayım. Ancak burada ifade etmek istediğim husus şudur: Eğer savcılık makamı adına, Cumhuriyet savcılığı gibi ciddi bir makam adına, kişisel hakaret veya yönlendirme içerikli bir yaklaşım söz konusu olmuşsa, bunun hem meslek etik kuralları açısından hem de hukuk devleti ilkesi açısından ciddi bir sorun oluşturacağını düşünüyorum. Bu nedenle bu süreçlerin ilgili merciler olan Adalet Bakanlığı ve HSK tarafından değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyorum.
Ayrıca, bu tür iddiaların somutlaştırılması, kamera kayıtları ve benzeri deliller üzerinden açık şekilde incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde bu durum ciddi bir güven zafiyeti oluşturacaktır. Bu ifadeleri kullanan kişinin tespit edilmesi gerektiğini de ayrıca ifade ediyor ve en güçlü şekilde kınıyorum."
Genel Başkanımız Erkan Baş, Edirne'de direnen Özşen Madencilik işçilerinin yanında kamuoyuna açıklamalarda bulundu:
"Aylarca işçileri çalıştırıyorsunuz, sonra maaş günü geliyor 'ben bu maaşı yatıramayacağım' diyorsunuz. Buradaki işçi ezilirse hepimiz eziliriz, yenilirse hepimiz yeniliriz. Bu Türkiye'yi bir taşeron cumhuriyete, yurttaşı da köleye çevirmeye çalışan bir anlayışa karşı emeğin hakkını alma mücadelesidir!"
İskoçya da yeni yapılan binalara kuş tuglası konulması kanunlaştı.
Bundan böyle evlerin belirli yerlerinde konan bu tuğlalar içinde kuşlar kendilerini daha güvende hissederek,konaklayacak lar.
Bizde bırakın kuşu,hayvanı,çocukla
rımızı bile koruyamıyoruz..👈🖊️
AP raporu, Gürlek ve 15-16 Haziran günleri
"Türkiye’nin iş birlikçi burjuvazisi, 12 Eylül 1980’de, ABD destekli askeri darbeyle, işçi sınıfı örgütleri üzerinde tam bir terör estirerek AKP iktidarına giden yolları açtı. Erdoğan iktidarı da, 2010 yılındaki anayasa değişikliğiyle yargı alanında attığı adımların meyvelerini bugün siyasal alanı yargı eliyle dizayn etme pratikleriyle alıyor.
Gürlek’in İBB davasının savcısı olarak adalet bakanlığı görevine atanması ve kendisine yakın olan ve başta Özgür Özel olmak üzere CHP’lilerin dokunulmazlıklarıyla ilgili olarak öne çıkan savcıların Ankara’da kritik görevlere getirilmesi bu sürecin bir devamı olarak yaşanıyor"
✒️ Fatih Polat (@fpolat69) yazdı
https://t.co/ZCPmadcCYs
‘Kahraman Küba halkı yaratıcı bir direnç gösteriyor’
Küba lideri Díaz-Canel, gübre, yakıt, tarım ilacı ve lojistik sıkıntılarına rağmen ülkede temel ürünlerin ekildiği tarım alanlarının son 15 yılın en yüksek seviyesine çıktığını söyledi.
https://t.co/o0B6AgVG7T
Aileden bir kadın: Baştaki bunun arkasında olduğu sürece nasıl olacak
Erkan Baş: Biz yalnız değiliz, biz ayağa kalkarsak hepsinden daha güçlüyüz. Emeği geçinen insanlar insanlar bu ülkede onlardan çok daha kalabalık
En dandik olayda valisi içişleri bakanı cumhurbaşkanı insanları arar TRT1 Erdoğanın elindeki telefona zoom yapar ses dışarı verilir. Kurşun sıkılan bu insanları bir kaymakam bile aramaz ne oldu ne etti geçmiş olsun sorumlular en kısa zamanda vs vs
Bizim bizden başka kimsemiz yok.