Öğretmenler, burada mıyız? Hani hep şikayet ediyorsunuz ya "sesimizi bile yükseltemiyoruz artık" diye. Bu yaşta kendisine mal dedirten, buna gülen, sonra da internette paylaşan ailelerin çocukları geliyor. Siz daha hiçbir şey görmediniz.
Dön yiğidim vatanda sana hasret dön...
Ama dönemezsin!
Bizi motive edip kalmamızı istiyorsun senin sahip olduğun imkanların bölüşüleceğinden korkuyorsun.
Korkma!
Biz vatanımızı bırakıp sen istedende gidemiyoruz çünkü VATAN bizim için bir sömürü aracı değil HER ŞEY
Elindeki DJI kamerayı 'influencer'lık ehliyeti sananların türediği bir dönemdeyiz. Restoranlarda 'reklamınızı yapıyorum' diyerek bedava yemek kovalayan, çekim yapma bahanesiyle sponsor arayan bu kitle için tek fark; telefondan kameraya geçmeleri... Popülist dilencilik
Ben Bursa Milletvekiliyim, partimizin ve Balkan ve Rumeli camiasının sivil toplumu içinden geldim.
Birilerine güvenerek değil Bursa için çalışarak, Balkan ve Rumeli camiamıza ve Bursa halkına güvenerek siyaset yaptım!
Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye Cumhuriyetinin ve Cumhuriyet Halk Partisinin bir neferi olarak; AKP'nin yargı kollarından aldığı güç ve yetki ile yürüyen Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte siyaset yapmayacağımı kamuoyuna saygılarımla bildiriyorum. @herkesicinCHP
Ben Hatay Milletvekiliyim, AKP ye hizmet eden ve Hatay halkının nefret ettiği Lütfü Savaş ve Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte asla siyaset yapmayacağımı kamuoyuna saygılarımla bildiriyorum. @herkesicinCHP
Ben Burdur Milletvekiliyim, Ankara’da birilerine güvenerek değil Burdur Halkı için çalışarak halka güvenerek siyaset yaptım!
Ve şimdi Burdur Halkımızın istemediği Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte siyaset yapmayacağımı kamuoyuna saygılarımla bildiriyorum. @herkesicinCHP
İl Başkanımız Fırat Çoban:
‘’Bu mesele CHP’nin genel başkanının kim olacağı meselesi değil. Bu mesele, bu memlekette yurttaş mı olacağız, köle mi olacağız meselesidir.
Mutlaka, mutlaka bu karşı devrimi birlikte savuşturacağız!’’
CHP Genel Başkanı Özgür Özel tebligatı yırttı, TBMM'ye yürüyor!
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'mutlak butlan' kararı üzerine kendisine ulaştırılan tahliye tebligatını yırttı. 'Geri gelmek üzere çıkıyorum' diyen Özgür Özel TBMM'ye yürüyor.
Dokunulmaz öğrenciler yaratıldı.
Hep haklı veliler yaratıldı.
İstediği olmadığında cimere şikayet eden veliler,
Öğretmenin performansını mesai saatiyle ölçen cahil kitleler doğdu.
Ve uyum sağlayamayan,
Başarılı olamayan,
Kendini ayrıcalıklı gören çocuklar da bu suçları işledi..
#EgitimdeŞiddeteHayır
#EgitimdeŞiddet
#kahramanmaraş
Dün Şanlıurfa’da, bugün Kahramanmaraş’ta olanlar da medyanın da suçu var.
Hem de baştan aşağı…
Yeter artık!
Yaşananlar tesadüf değil…
Zemin nasıl hazırlanıyor?
Gelin bakalım…
Birer gün arayla, iki benzer olay…
Biz ne yapıyoruz Allah aşkına?
Televizyonlarda, sosyal medyada izliyoruz…
İzletiyorlar.
Tekrar tekrar izliyoruz…
Ağır çekimde izliyoruz…
Müzik eklenmiş halini izliyoruz…
Saldırıdan korku içinde kaçanları izliyoruz…
En net görüntü başlığıyla izliyoruz...
Bir yerden sonra haber olmaktan çıkıyor.
Sahneye dönüşüyor yaşananlar…
Gerçekten haber mi izletiyorlar, izliyoruz?
Yoksa farkında olmadan hep birlikte bir senaryo mu yazıyoruz?
Artık haber değil bu!
Tekrar eden bir sahne…
Üstelik sahneyi izleyen sadece biz değiliz.
Bu görüntüler, bazı zihinlerde bir kıvılcım yakar…
Bazen bir çocukta, bazen psikolojik sorunları olan bir yetişkinde…
Her şey bir kıvılcımla başlar…
Herkeste değil fakat birinde…
Zaten sorun da o bir kişi…
İçinde öfke olan…
Görülmek isteyen…
Dikkat çekmek isteyen…
O kişi şöyle düşünüyor olamaz mı?
Yaparsam… herkes beni konuşur…
Ve biz, hepimiz buna zemin hazırlıyoruz…
İstemeden falan değil hep birlikte katkı sağlıyoruz…
Bu işin Rtük, televizyon, dizi, film tarafı da var…
Evlerde ne izleniyor?
Karşımızda ne var?
Silah…
İnfaz….
Racon…
İntikam.
Bağırış, çağırış, kurşun…
Dizinin tamamı zaten kim kimi vuracak üzerine kurulu…
İyi adam da vuruyor…
Kötü adam da vuruyor…
Tetik çekmek, silah taşımak, vurmak, kafa koparmak normalleşiyor…
Sonra dönüp şaşırıyoruz…
Niye böyle oldu?
Ne bekliyorduk?
Gül bahçesinde mi yetişiyor bu çocuklar…
Haberlerde şiddet.
Dizilerde şiddet…
Kadın programlarında şiddet…
Sosyal medyada şiddet…
Oysa önceden böyle değildi yapımlar…
Aile, dostluk, dayanışma dizileri ağırlıktaydı misal…
Bu artık maruz kalmanın ötesinde alıştırma değil de ne?
Yok mu bir denetim mekanizması?
RTÜK nerede?
Ekranda sigara görününce ceza var…
Bir kadeh içki görününce ceza var…Adam dizide 15 kişiyi öldürüyor, sorun yok…
Bir kadeh içki; kurşundan, silahtan daha mı tehlikeli?
Herkesin payı olduğunu düşünüyorum…
Evinde birçok silah bulunduran, çocuklarını şiddeti överek yetiştiren ailelerin…
Bu görüntüleri paylaşanların…Yayınlayanların…
Şiddet içeren dizileri, filmleri denetlemeyenlerin…
Çocuklarına izlettirenlerin…
Sonra dönüp nasıl oldu diyoruz…
Olmadı…
Oldurduk.
Azar azar…
Göre göre…
Bile bile…
Peki yarın tedbir alınır mı?
Sorunun köküne inilir mi?
Sanmıyorum…
Sıradaki olayı çaresizce beklemeye devam mı?