Ulu Önder Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ ü saygı,minnet ve özlemle anıyoruz ruhu şad, mekanı cennet kurduğu Cumhuriyet payidar olsun inşallah 🙏🤲 #Atamİzindeyiz
@tanercagli İnsanların temel ihtiyaçlarının sadece iş ve barınma olduğunu düşünmek çok sığ olmuş, fikriniz zaten ziyadesi ile ütopik ama insanların sağlık, eğitim, sosyalleşme, yeni bir şehre intibak konularını nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz acaba
@pinaryaziyor@berkaygezginn Şahsen ben çok ikna oldum beyanınızdan, eminim Berkay da şimdi döner bir hesaplarını kontrol eder o da ikna olmuştur 🤭
Hanımefendi sizi tanımam bilmem ama sanırım ben sizi ne kadar tanıyorsam siz de sözü edilen gazeteci görünümlü kişiyi o kadar tanımıyorsunuz
GÜNAYDIN…
Öncelikle yeni uyandım. Sizlere iyi bir akşam diliyorum. Sosyal medyamı yeni açabildim. Çok fazla mesaj, tweet, yorum gördüm
Hepinize teşekkür ediyorum
Bildiğiniz üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin halk iradesini temsil eden bir üyesi olarak, dün akşam Adalet Bakanlığı önünde sessiz bir çığlık yükselttim
“Ne işe yaradı, ne değişti, şov mu yaptın?” diyenler olmuş
Keşke öyle bir ülkede yaşasaydık da; eylem bitmeden çocuklarımız serbest bırakılsaydı,Ekrem İmamoğlu özgür olsaydı. Ama biliyoruz ki bir hukuk devleti değiliz. Maalesef adaletin, hukukun işlemediği bir düzende yaşıyoruz
Benim amacım; toplumsal bir farkındalık yaratmaktı.
Adalet Bakanlığı’nın önünde durarak “Buradayız!” demekti.
Haksızlıkların, hukuksuzlukların takipçisi olduğumuzu; çocuklarımızın peşini asla bırakmayacağımızı göstermekti.
İstedim ki bu ülkede herkes, içindeki umudu söndürmesin.
Ben bir milletvekiliyim. Dokunulmazlık hakkı bana ayrıcalık olarak değil, halkın hakkını savunmam için verilmiştir.
Bu bir lütuf değil; Anayasa’nın bana yüklediği bir sorumluluktur.
Bugün susarsam, yarın bu ülkenin çocuklarına hesap veremem.
Sosyal medyada bazıları beni cumhurbaşkanı adayı, bazıları genel başkan adayı olarak lanse etmiş. Hepsini yeni okuyabiliyorum.
Samimiyetle söylüyorum:
Bizim tek bir cumhurbaşkanı adayımız vardır, o da önümüzdeki seçimde Cumhurbaşkanı olacağı için cezaevine atılan Sayın Ekrem İmamoğlu’dur.
Bizim tek bir genel başkanımız vardır, o da kurultayda rekor oyla seçilen Sayın Özgür Özel’dir.
Ayrıca bazı eleştiriler de oldu: “Diğer vekiller nerede, neden destek olmadılar?” diye…
Siyasi partiler bir örgüttür. Örgütte herkesin farklı sorumlulukları vardır.
Ben yıllardır eylemlerin içinden gelen bir milletvekiliyim.
Beni yeni tanıyanlar olabilir, ama eskiler bilir:
Nerede haksızlık varsa, orada oldum.
Şanlıurfa’daki elektrik kesintileri için Enerji Bakanlığı önünde sabahladım.
Atanamayan öğretmenler için Milli Eğitim Bakanlığı önünde gece boyunca oturma eylemi yaptım.
Ve bilin ki bu eylemlerin tamamı Sayın Genel Başkanımızın ve Genel Merkezimizin bilgisi ve istişaresiyle gerçekleşti.
Diğer vekillerimizin de yerine getirdiği başka görevler var.
Hepimiz aynı anda, aynı yöntemle hareket edersek etkili sonuç alamayız
Ancak bilin ki hepimiz, sizler için, hak, hukuk ve adalet için var gücümüzle çalışıyoruz
Bizim gündemimiz makamlar değil.
Bizim gündemimiz içeride tutulan gençlerimiz
Ekrem İmamoğlu’na reva görülen adaletsizlik
adalete ulaşamayan yurttaşlarımız
yoksullukla mücadele eden milyonlar
yerle bir edilen hukuk düzenidir
Hukuk güvenliği yoksa, yargı siyasallaşmışsa, Anayasa çiğneniyorsa; başka hiçbir tartışma meşru değildir.
Yolumuzu aydınlatmadan, geleceğimizi konuşamayız.
Makamlar, mevkiler teferruattır.
Esas olan, bu ülkenin çocuklarına huzurlu bir gelecek bırakmaktır
Bu arada, araya birkaç “Adalet Bakanlığı sana yakışır” mesajı da sıkışmış
Hoşuma gitmedi desem yalan olur
Ama ben bir hayalin peşindeyim.
İktidara talip bir parti olarak Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bana bu görev layık görülürse, işte o gün hayallerim tamamlanmış olur
Çünkü ben Şanlıurfa’da fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim
Atatürk Cumhuriyeti sayesinde okudum, öğretmenlerimin emeğiyle hukukçu oldum, bu milletin vergileriyle açılmış devlet okullarında okuyarak avukat ve milletvekili oldum
Bu halka borçluyum.
Ve bugün tek bir hayalim var:
Bu ülkede adaleti yeniden tesis etmek
Ama makamların değil, hizmetin peşindeyim.
Bu parti bana çöpçülük görevini verse yine yaparım.
Bunu süslü söz olsun diye söylemiyorum
Beni tanıyanlar bilir, hiçbir görevi reddetmedim, küçümsemedim.
Bu halkın verdiği her görevi şerefle taşıdım
VELHASIL KELAM:
Bu eylem ne ilkti, ne de son olacak.
Umarım son olur, umarım bir daha haksızlık yaşanmaz.
Ama bilin ki
Nerede adaletsizlik varsa, orada olacağım.
Çünkü benim tek amacım var:
Bu ülke aydınlık olsun, adil olsun, refah içinde olsun
İnsanlar birbirine gülen gözlerle bakabilsin
Bu yolda yürümeye devam edeceğim.
GÜNAYDIN…
Öncelikle yeni uyandım. Sizlere iyi bir akşam diliyorum. Sosyal medyamı yeni açabildim. Çok fazla mesaj, tweet, yorum gördüm
Hepinize teşekkür ediyorum
Bildiğiniz üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin halk iradesini temsil eden bir üyesi olarak, dün akşam Adalet Bakanlığı önünde sessiz bir çığlık yükselttim
“Ne işe yaradı, ne değişti, şov mu yaptın?” diyenler olmuş
Keşke öyle bir ülkede yaşasaydık da; eylem bitmeden çocuklarımız serbest bırakılsaydı,Ekrem İmamoğlu özgür olsaydı. Ama biliyoruz ki bir hukuk devleti değiliz. Maalesef adaletin, hukukun işlemediği bir düzende yaşıyoruz
Benim amacım; toplumsal bir farkındalık yaratmaktı.
Adalet Bakanlığı’nın önünde durarak “Buradayız!” demekti.
Haksızlıkların, hukuksuzlukların takipçisi olduğumuzu; çocuklarımızın peşini asla bırakmayacağımızı göstermekti.
İstedim ki bu ülkede herkes, içindeki umudu söndürmesin.
Ben bir milletvekiliyim. Dokunulmazlık hakkı bana ayrıcalık olarak değil, halkın hakkını savunmam için verilmiştir.
Bu bir lütuf değil; Anayasa’nın bana yüklediği bir sorumluluktur.
Bugün susarsam, yarın bu ülkenin çocuklarına hesap veremem.
Sosyal medyada bazıları beni cumhurbaşkanı adayı, bazıları genel başkan adayı olarak lanse etmiş. Hepsini yeni okuyabiliyorum.
Samimiyetle söylüyorum:
Bizim tek bir cumhurbaşkanı adayımız vardır, o da önümüzdeki seçimde Cumhurbaşkanı olacağı için cezaevine atılan Sayın Ekrem İmamoğlu’dur.
Bizim tek bir genel başkanımız vardır, o da kurultayda rekor oyla seçilen Sayın Özgür Özel’dir.
Ayrıca bazı eleştiriler de oldu: “Diğer vekiller nerede, neden destek olmadılar?” diye…
Siyasi partiler bir örgüttür. Örgütte herkesin farklı sorumlulukları vardır.
Ben yıllardır eylemlerin içinden gelen bir milletvekiliyim.
Beni yeni tanıyanlar olabilir, ama eskiler bilir:
Nerede haksızlık varsa, orada oldum.
Şanlıurfa’daki elektrik kesintileri için Enerji Bakanlığı önünde sabahladım.
Atanamayan öğretmenler için Milli Eğitim Bakanlığı önünde gece boyunca oturma eylemi yaptım.
Ve bilin ki bu eylemlerin tamamı Sayın Genel Başkanımızın ve Genel Merkezimizin bilgisi ve istişaresiyle gerçekleşti.
Diğer vekillerimizin de yerine getirdiği başka görevler var.
Hepimiz aynı anda, aynı yöntemle hareket edersek etkili sonuç alamayız
Ancak bilin ki hepimiz, sizler için, hak, hukuk ve adalet için var gücümüzle çalışıyoruz
Bizim gündemimiz makamlar değil.
Bizim gündemimiz içeride tutulan gençlerimiz
Ekrem İmamoğlu’na reva görülen adaletsizlik
adalete ulaşamayan yurttaşlarımız
yoksullukla mücadele eden milyonlar
yerle bir edilen hukuk düzenidir
Hukuk güvenliği yoksa, yargı siyasallaşmışsa, Anayasa çiğneniyorsa; başka hiçbir tartışma meşru değildir.
Yolumuzu ayd��nlatmadan, geleceğimizi konuşamayız.
Makamlar, mevkiler teferruattır.
Esas olan, bu ülkenin çocuklarına huzurlu bir gelecek bırakmaktır
Bu arada, araya birkaç “Adalet Bakanlığı sana yakışır” mesajı da sıkışmış
Hoşuma gitmedi desem yalan olur
Ama ben bir hayalin peşindeyim.
İktidara talip bir parti olarak Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bana bu görev layık görülürse, işte o gün hayallerim tamamlanmış olur
Çünkü ben Şanlıurfa’da fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim
Atatürk Cumhuriyeti sayesinde okudum, öğretmenlerimin emeğiyle hukukçu oldum, bu milletin vergileriyle açılmış devlet okullarında okuyarak avukat ve milletvekili oldum
Bu halka borçluyum.
Ve bugün tek bir hayalim var:
Bu ülkede adaleti yeniden tesis etmek
Ama makamların değil, hizmetin peşindeyim.
Bu parti bana çöpçülük görevini verse yine yaparım.
Bunu süslü söz olsun diye söylemiyorum
Beni tanıyanlar bilir, hiçbir görevi reddetmedim, küçümsemedim.
Bu halkın verdiği her görevi şerefle taşıdım
VELHASIL KELAM:
Bu eylem ne ilkti, ne de son olacak.
Umarım son olur, umarım bir daha haksızlık yaşanmaz.
Ama bilin ki
Nerede adaletsizlik varsa, orada olacağım.
Çünkü benim tek amacım var:
Bu ülke aydınlık olsun, adil olsun, refah içinde olsun
İnsanlar birbirine gülen gözlerle bakabilsin
Bu yolda yürümeye devam edeceğim.
"Mahir Polat'ın cezaevinde ölmesi riski var" demek, eksik söylemek. Mahir Polat cezaevine koyulması sebebiyle ölebilir. Sağlığı şu haldeyken Silivri'ye gönderilmesi, ölüp ölmeyeceğinin zerrece umursanmaması anlamına gelir. Hukuk, zaten bu değildi, ama hapis cezası bile bu değil.