Küresel bir zenciperestlik var. Diziler ve filmlerde tarihi karakterler kasıtlı olarak zenci yapılıyor. Sürekli zenciler pohpohlanıyor. Afrika kitasindaki zenci nüfusu her geçen gün artıyor.
Küresel kapitalizm ile sol el ele vermiş durumda ve her ikisi de milletleri ve devletleri güçten düşürmek istiyorlar.
Önce ki gece Şanlıurfa Topçu Meydanında
Yaklaşık 100 kişilik Suriyeli bir grup
5 kişilik Urfalı bir aileye döner bıçağı, taş ve sopalarla saldırdı.
Olayda elinden ve kafasından ağır olarak yaralanan Urfalı hastaneye kaldırıldı.
Suriyeli guruptan 2 kişi gözaltina alınıp serbest bırakılırken, Urfalı bir kişi polise mukavemetten tutuklanarak cezaevine konuldu.
(Ahmet Arıkan)
Bu sefer de Sığınmacıların çocukları çocuklarımıza el uzattı!
Kocaeli'nin Çayırova mahallesinde vatandaşlık almış Suriyeli 4 sığıntı çocuk tarafından 14 yaşındaki O.M. isimli çocuğumuz okul çıkışında kıstırılıp taş ve sopalarla bayıltana kadar dövüldü.
Hastanede çocuğa müdahale edilerek, kaldırım taşıyla yarılan kafasına 6 dikiş atıldı.
"Haremden Mahrem Hatırat"
Kıbrıslı Mehmet Paşa'nın eşi Melek Hanım'ın anıları.
Osmanlı tarihinde ilk kez bir kadın anılarını yazmış. 1840-1870 arasında Mehmed Paşa'nın atandığı ve/veya tayin edildiği Osmanlı topraklarında gördüğü her şeyi muazzam bir anlatımla yazmış.
Melek Hanım, Arapları şöyle anlatıyor:
Araplar; hırsız, ahlaksız ve müthiş pis insanlardı.
Yolcuları durdurup soyuyorlar, köyleri yapmalayıp talan ediyorlardı.
Türklerden nefret ediyorlar, sopa yemeden vergi ödemiyorlardı.
En fakirinin bile iki karısı vardı. Kadınlarını sefil bir hayatın kucağına atıyorlardı. Tek bir odada hayvanlar gibi yaşıyorlardı. Kadınlarını sürekli dövüyorlardı. Kadınların birbirleriyle ilişkileri de kötüydü.
Arapların ellerinden kolayca alınabilecek bir şeyleri yoktu. Vergi vermemek için büyük bir direniş gösterirlerdi.
Fil derisinden yapılmış kırbaçla dayak yedikten sonra; belki ağızlarında, belki koltuk altlarında gizledikleri keseyi çıkarırlardı...
Melek Hanım, eşi şark vilayetlerine atanmadan önce saraya da bolca gitmiş biri.
Hatıratında 2. Abdülhamid'in babası Sultan Abdülmecid'in kadınlara olan zaafından ve saraydaki inanılmaz israftan bahsediyor...
Saray kadınlarının sadakat diye bir inancı yoktu. Saraya geceleri erkek alıyorlardı.
Saray kadınlarına yanaşmak, zenginleşmek ve yüksek mevkilere erişmek için önemli bir yoldu...
Melek Hanım, Osmanlı ordusunun sefil halini daha önce hiç duymadığınız biçimde anlatıyor.
Çadır bezinden üniformalar, sefalet içinde aç gezen subay ve astsubayların Yahudi ve Ermeni tefecilere maaş bonolarını kırdırması, ailelerine bakamamaları, Paşa'ların sahtekarlıkları gibi...
Melek Hanıma göre, Osmanlılar eğitimli insanlardan hoşlanmazdı. Cahil ya da yarı cahiller makbuldü. Böyle insanları istedikleri gibi yöneteceklerini biliyorlardı.
Mehmed Paşa'dan boşanınca kızım Ayşe'yi elimden aldılar. Ona sadece Kur'an okumayı ve dikiş dikmeyi öğretip, eve kapattılar! diyor.
Melek Hanım:
Aynı ailenin bireyleri olduklarını iddia eden bu insanların (Osmanlı Hanedanı) aralarında hiçbir ortak yan yoktu.
Her şeyleri ayrıdır; odalar, eşyalar, mobilyalar, arkadaşlar, dostlar, hatta istirahat saatleri...
Haremlik-Selamlık iki ayrı kurumdu...
Melek Hanım:
Osmanlı ailesinde Haremlik-Selamlık statü ve zenginlik paralelinde keskinleşiyordu...
Fakir Osmanlı bireyi ile, zengin birey ve daha ötesi soylu bireylerin durumu farklı idi...
Zengin ve soyluların harem-selamlığı iki ayrı bina idi ve�� bununla övünürlerdi....
Melek Hanım:
Osmanlı soyluları mevkileri yükseldikçe gülünçleşirdi. Kadınlar kendi kısmında akşama kadar misafir ağırlayıp dedikodu yapardı.
Paşalar da gün boyu dalkavuklarıyla entrika çevirmek, yağcılarının kendilerini hayranlıkla izlemesi için hokkabazlık yaparlardı...
Melek Hanım:
Sultan Abdülmecid'in (ll.Abdülhamid'in babası) kızı, kocasını başka bir erkekle aldattı. Bu, mektuplaşmalarla damatça ispat edildi.
Damadın babası derhal Abdülmecid'e gitti. Ama Abdülmecid kızını ayıplamak yerine damadın babasını kovdu!
Bunların Halifeliği de, din ve ahlak anlayışı da çok sorunluydu diyen Melek Hanımın anılarını, Osmanlıcı, Hilafetçi arkadaşların taktirlerine sunalım. ...
(Alıntı kaynak @Mehmet66725437 )
Türk Milletine karşı yapılan azınlık ve mülteci ırkçılığını da protesto edin bende katılayım. Sizin derdiniz ırkçılıkla mücadele deği Türk düşmanlığı @zaferpartisi
Hadi oradan şerefsiz sığıntı. Zafer Partisi seni Suriye’ye yolladığında orada kendi marşını söylersin. Türkiye’de bedava sağlık, ilaç, eğitim al. Sosyal yardım, çocuk yardımı al. Vergisiz kazanç sağla. Türk askeri senin için şehit olsun. Ondan sonra “Bize ait olmayan marşı söylemek utanç verici” Türk Milleti’ne hakaret eden bu alçaklar, 100 sene önce Türk ordusunu arkadan vurdukları gibi depremde de arkamızdan vurmuşlardı. Ellerine fırsat geçerse tekrar vururlar. @zaferpartisi
👉Hataylı Gazeteci Mustafa Dilek:
👉"Bu sabah okula ilk kez giden bir 5. Sınıf öğrencisi, okula girdikten 15-20 dakika sonra gözyaşları içinde babasını arıyor. 'Baba beni buradan al' diyor.
👉Baba alelacele okula geliyor ve ne olduğunu öğrenmeye çalışıyor.
👉Narlıca Atatürk Ortaokulu'nda gerçekleşen bu olayda sınıfın mevcudu 38.
👉Sınıftaki öğrencilerin sadece 3'ü Türk."
👉Türkiye Cumhuriyeti işgal altında halk ölüm uykusunda…
#cokusdonemi
Bursa'da Suriyeli oldukları iddia edilen kişiler, 20 yaşındaki genç kızdan uygunsuz fotoğraf istedi.
Durumu öğrenen %60 engelli erkek arkadaşı Erkan Sarı, tehdit eden kişileri sosyal medyadan uyardı. Konuşmak için bir araziye çağrılan Erkan Sarı, 2 Suriyeli tarafından silah ve sopalarla darp edildi.
Görüntüler, "Bu ülkede Türk'lere ve Kürt'lere rahat yok" diye sosyal medyada paylaşıldı. Saldırganlar reşit olmadığı için serbest bırakıldı. (Life Bursa)
İstanbul'da camının korkuluklarında kedi kurutan zenciyi geçen hafta görmüştük.
Şimdi de İtalya'da sokak ortasında Kedi kesen zenciyi görüyoruz. Bunlar kedi kesip yiyor mu yoksa büyü mü yapıyor anlamadım doğrusu.
Şehirlerde envayi çeşit hastalıklar çıkacak ortaya yakında.
İzmir 629 km kıyı şeridi uzunluğuna sahip, adeta direkt denizin içinde olan bir şehir. Sizce böyle bir şehirde çocuklar neden deniz görmeden büyür?
Çünkü bu şehrin belediye başkanı, güzelim sahillerin ve plajların hemen tamamının anahtarını Kürt mafyasına teslim etmiş durumda.