Muharrem İnce: “Et çok pahalı. Çözüm: Tüketimi %85 büyükbaş – %15 küçükbaş. Bu alışkanlığı değiştireceğiz; %30 küçükbaş – %70 büyükbaş yapmamız lazım. Tarımsal sulama dönüşümü: Her tarlaya su vanası, yarım kalan barajları tamamlayalım, yeraltı barajlarımızı yapalım, şebekelerin kayıp-kaçak oranlarını önleyelim, gri su uygulamasına geçelim ve 13,5 milyar dolar harcayalım. Türkiye’yi kuraklıktan kurtaralım. Enflasyon böyle düşer; enflasyon talimatla düşmez.”
Arkadaşlar biraz uzun süreyle tweetler atacağım. Bu tweetler eğer dinlerlerse idareci ve siyasilere yönelik olacak. Yazarsam belki okurlar diyorum. Bizim öyle danışma komisyonlarına seçilmemizden birşey çıkmıyor. Kendi bildiklerini yapıyor, bizi de süs gibi vitrine koyuyorlar: I) İSTANBUL’UN DEPREME HAZIRLANMASI: GENEL: 1-İstanbul ve yakın çevresindeki çoğu sanayi kuruluşları ve organize sanayi bölgeleri Marmara Bölgesinin dışına çıkartılmalı, bunun için Anadolu’da uygun ortamlar hazırlanmalı ve teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir. 2-İstanbul’a nüfus celbedecek olan yatırmlar dudurulmalı ve İstanbul’dan Anadoluya göç hızlandırılmalı ve devlet eliyle özendirilmelidir. 3-İstanbul’da daha fazla bina ruhsatı verilmemeli imar ve iskan kısıtlanmalıdır. 4-İstanbul’da altyapı ve yapıstoku hızla elden geçirilmeli ve deprem dirençli yapılmalıdır. 5-Bu işleri aksatacak yasalar yerine yenileri çıkartılmalıdır. 6-Bina muayeneleri vatandaş isteğine bağlı olmadan bizzat ve hızla devlet eliyle geçekleştirilmelidir. 7-Deprem dirençsiz binalar bizzat devlet tarafından dirençli hale getirilmeli veya yıkılıp yeniden yapılmalıdır. Eğer vatanda da işin içine sokulacaksa, ızun süreli ucuz kredi verilmelidir.
HÜKÜMETİMİZE ACİL BİR ÖNERİ: Daha önce çeşitli kaynaklar da önermiştir ama köklü bir çözüm oldğuna inandığım için ben de öneriyorum: istanbul’da depremde can kaybına neden olabilecek bina sayısı en az 90,000. Bu da yüz binlerce canımızın can güvenliği yok demektir. Evet biliyorum en doğru yol bu binaların güçlendirilmesi veya yıkılıp yeniden yapılmasıdır ama bütün bu binalara bu işlemin uygulanmasına vaktimizin olduğunu sanmıyorum. Onun için DEVLET İstanbul’da deprem güçlü ve BOŞ binaların tümünü kayıt altına alıp DEVLET olarak kiralamalı ve riskli binalarda yaşayan insanlarımızın buralara taşınmalarını sağlamalıdır. İnsanlarımızın can güvenlği sağlandıktan sonra Belediye ve vatandaşlala el ele verip boşaltılan binaları deprem dirençli hale getirmelidir. Bir bilim adamı olarak bundan daha acil çözüm düşünemiyorum. İnsanımızın CAN GÜVENLİĞİ HERŞEYİN ÖNÜNDEDİR. Hükümetimiz bunu muhakkak yapmalıdır. İnanıyorum ki bu tüm İstanbulluların TALEBİDİR, sevgiyle
"Ne hoş bir güzelliği vardır;
Hafif adımlarla, dünyadan gülümseyerek geçenlerin.
Kimseye bir kötülüğü
dokunmadan yaşayanların.
Onurlu bir yaşamı seçenlerin..."
- Virginia Woolf