Tezmen'in Nijerya'daki garip işi: Şirketin adı Para Haraket Limited!
* Tera'nın patronunun savcılığın el koyduğu, pek göze batmayan bir şirketi var: Savana Dış Ticaret. Ortağı Nijeryalı.
* Ortağının Nijerya'daki adresinde bir şirketi daha çıktı. Hiç bilinmiyordu: Para Haraket Nig. Ltd.
Bitmedi...
Aynı adreste bir üçüncü şirket de var. Türkiye'de ticari ve siyasi ilişkileri güçlü bir aileye ait.
Bu şirketin Tezmen ile resmi bir ilişkisi yok. Ama şirketin Nijerya'daki CEO'su, Tezmen'in el konulan şirketindeki ortağı!
Sevgili yurttaşlar,
Aralarında benim de olduğum yüzlerce seçilmiş, siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar sadece siyasi tutumları nedeniyle, haksız hukuksuz biçimde cezaevlerinde tutuluyor.
Bizden tüm yaşananlara razı olmamız, olan biteni talihsizlik sayıp susmamız bekleniyor.
Susmayacağım. Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim.
Artık bıçak kemiğe dayanmıştır.
Meclis’in açıldığı bugün, Hatay halkının gasp edilen temsil hakkını ve emekçilerin, yoksulların, bilcümle halkımızın, adalete aç olanların duyulmayan sesini duyurmak için 24 saatlik açlık grevine başlıyorum.
Bu aynı zamanda, Anayasa’ya uyulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve görevimi yapmamın önündeki engelin kaldırılması için bir çağrıdır.
Ülkenin sorunlarını kendi sorunu bilen herkesi sesini yükseltmeye çağırıyorum. Bizi kendimizden başkası kurtarmayacak. Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız.
Ş. Can Atalay -Seçilmiş Hatay Milletvekili-
Uyan Türkiye!
AKP’nin, fon vurgununun faturasını, vatandaşa ödetme planını ortaya çıkardık!
Kamunun yüksek kârla işlettiği; 2 boğaz köprüsü, 8 otoyol ve 2 çevre otoyolunun 30 yıllığına özelleştirme planının altından;
AKP’li siyasilerin ve bürokratların karıştığı fon vurgununun faturası çıktı.
Zira bu kişiler, manipülasyonla elde ettikleri astronomik kârı, büyük ölçüde yurtdışına kaçırmış durumdalar.
Peki para çoktan yurt dışına çıktıysa, bu rezilliğin faturasını şimdi kim ödeyecek?
AKP tabii ki faturayı vatandaşa çıkaracak!
Peki nasıl?
Devlete ait varlıkları hızla özelleştirerek!
Önce, özelleştirmeyle kelepir şekilde köprü ve otoyolların işletmesi yandaş şirketlere devredilecek.
Ardından özelleştirmelerin peşinatı, AKP’nin kendi yaptığı vurgunun Hazine’de açtığı deliğin kapatılmasında kullanılacak.
Tabii ki delik yine kapanmayacak!
Ancak vatandaşlarımız özelleşen otoyollarda 30 yıl boyunca yandaş şirketlerin insafına bırakılmış olacak.
Araç geçiş ücretlerine zam üstüne zam yapılacak!
Örnek⬇️
Özelleştirme kapsamına alınan;
KGM İzmir-Çeşme Otoyolu
Güzergahı: İzmir-Çeşme
Uzunluğu: 56 km.
Geçiş ücreti: 53 TL
Bu özelleştirme gerçekleşirse, araç geçiş ücretine yapılması beklenen zam oranı %350❗️
🔵 Karayolları 2.Bölge’de, kamunun işlettiği, KGM İzmir-Çeşme Otoyolu’ndaki araç geçiş ücreti kilometre başına 0,95 TL
🔴 Aynı karayolları bölgesinde bulunan, aynı uzunluktaki, Yap-İşlet-Devret modeliyle yandaş şirketlerin işlettiği;
Menemen-Çandarlı-Aliağa Otoyolu’nun araç geçiş ücreti kilometre başına 4,29 TL
Aradaki fark 3,5 kat❗️
Sonuç⬇️
KGM İzmir-Çeşme Otoyolu özelleştirilirse;
Şu anda 53 TL olan araç geçiş ücreti kademe kademe 240 TL’ye çıkacak.
Bu da araç geçiş ücretlerine %350’ye kadar zam demek!
Bunun adı, AKP’li siyasilerin ve bürokratların yaptığı fon vurgunu faturasını, devasa zamlarla vatandaşa ödetmektir!
Bu özelleştirme, vatandaşın vergileriyle maliyetini defalarca kez ödediği yollarda, yandaş şirketlere soydurulmasıdır❗️
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Bir iyi haber, bir kötü haberim var.
İyi haber: Tahliye oldum.
Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.
Ülkemize dayatılan siyasi gündem arasında haberiniz olmadı belki ama Fethiye’de ormanlarımız yanıyor!
Ne yangın uçağı tartışması var, ne ihmal, ne de tedbir!
Ne güzel yönetiyorlar gündemi değil mi?
Ankara’da “sır” gibi saklanan dava!
Özyurt Savunma Sanayi şirketinin sahibi İhsan Özyurt, 'izinsiz harp silahı üretip yasa dışı sattığı' iddiasıyla tutuklandı. Jet hızıyla iddianame hazırlandı ve adli kontrolle bırakıldı.
Nasuh Mahruki’nin gözaltına alınmasın��n ardından verdiği savcılık ifadesi ve tutuklamaya sevk yazısı…
Mahruki’ye yöneltilen suçlama, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama.”
Savcılığın sevk yazısında, Mahruki’nin 15 Temmuz darbe girişimini “tiyatro” olarak tanımladığı ileri sürülüyor. Ayrıca takipçi ve görüntülenme sayılarının yüksekliği nedeniyle paylaşımın toplumda infial yaratacak nitelikte olduğu belirtilerek tutuklanması talep ediliyor.
Ancak Mahruki’nin paylaşımında “tiyatro” kelimesi geçmiyor. Ayrıntılı savunmasında da 15 Temmuz’u “tiyatro” olarak nitelendirmiyor.
Bilkent Üniversitesi Arkeoloji Bölüm 1.'sinin mezuniyet konuşması:
"Her gün haberlerini okuduğumuz kadın cinayetleri, hormona erişimi kısıtlanıp intihara sürüklenen translar ve sermayenin merhametine kalan işçilerden, kendimizden de bildiğimiz gibi hayatta kalmaktan daha politik bir eylem yok.
Ancak hayatta kalmakla yetinmeyeceğiz.
Kesişimsel mücadelemizi kampüslerde ve sokaklarda yaşattığımız gibi akademide de yaşatmaya devam edeceğiz."
Kemal Kılıçdaroğlu'nun ihaneti ile alakalı en muhteşem paylaşımı Cem Seymen yapmış
*Öfkeliyiz. Çevremdeki herkes çok kızgın. Kimse Kemal Kılıçdaroğlu ismine tahammül bile edemiyor şu anda
*Televizyonlara çıkıyor mağdur edebiyatı yapıyor bir de. Kayyumluğu kabul etmeseymiş kaymakamlar mı yönetseymiş CHP'yi. Böyle diyor
*Kendi seçmenine gerizekalı muamelesi yapıyor, alemi aptal yerine koyuyor. Hiç sıkılmadan. Zerre umursamadan. İnsanların öfkesi biraz da buna
*Kemal Kılıçdaroğlu'nun son kurultay süreci ve sonrasındaki konumunu bu gözle okuyabilir miyiz?
*Bence evet. Neden mi?
Bakın, yıllarca bu ülkede 'sarayın yargısı', 'talimatla çalışan mahkemeler' diyerek adaletsizliğe karşı yürüyen, meşruiyetini bu eleştiri üzerine kuran bir lider düşünün
*Sonra bir gün bir kurultay yaşanıyor ve aynı lider, koltuğu geri almak uğruna, tam da hayatı boyunca eleştirdiği o yargı mekanizmasının sunduğu bir can simidine sarılıyor: Mutlak butlan kararı
*İşte kırılma noktası tam olarak burası. Bu durum, 'Partiyi kayyıma bırakamazdım' ya da 'Hukuki haklarımı kullandım' gibi rasyonalize edilmiş kılıflarla açıklanamaz
*Eğer iktidarın tek taraflı güç dinamiklerinin aparatı haline gelmiş bir yapıdan medet umuyorsanız, şeytanın temsilcisiyle masaya oturmuşsunuz demektir
#SONDAKİKA I Özgür Özel'den yeraltındaki Özşen madencilerine destek
"Bugün madenciler yer altında açlık grevine başladı. Vicdansız patron telefonları, haberleşmeyi kesti. Elektriği kesti. Buradan ilgili bakanları uyarıyorum. Bir tek madencinin burnu kanarsa bunun hesabını size soracağım. Sonuna kadar arkanızdayız, emekle beraberiz, emekçiyle beraberiz"
https://t.co/KHfMFkYU3P
Bizler 3 aydır maaş alamayan Özşen Madencilik işçileriyiz, direnişimizin 21. günündeyiz.
Müzakerelerde patronun parasını olmadığını ve bize alın terimizin karşılığını veremeyeceğini söylüyorlar.
Biz hakkımızı istiyoruz, sonuna kadar da direneceğiz!
#KiremitçiyeHuzurYok
Mehmet Şimşek konuşurken yabancı yatırımcılar gülmeye başlıyor. Mehmet Şimşek güldüğünüzü görüyorum bunları uydurmuyorum diye ifade kullanıyor
Bir ülke adına ne kadar utanç verici durum.
İmamoğlu’nun bu sabah yaşadığı şeyin adı nedir?
Silivri’den Kartal’daki duruşmaya götürülüyor.
Yolun ortasında “araç bozuldu” deniyor.
Tuvalet ihtiyacına bile izin verilmiyor.
Sonra aynı arızalı araçla geri dönüldüğü söyleniyor.
Yahu araç bozuksa 60 kilometre nasıl geri dönüyor?
Başka araç varsa neden Kartal’a devam edilmiyor?
Bu çağda cezaevi aracı yolda kalıyor, tutuklu siyasetçi duruşmasına götürülemiyor; biz de buna tesadüf mü diyeceğiz?
Bence mesele araç arızası değil.
Mesele İmamoğlu’nun mahkemeye gelişinde oluşabilecek görüntüden, kalabalıktan ve siyasi etkiden duyulan korku.
Hukuk böyle işlemez.
Bu, yargılama değil; eziyet ve gözdağıdır.
#imamoğlu #siyaset #chp #akp #erdoğan
Saat 8’i geçiyor. Şu dakikalarda Silivri Cezaevi’nde görevli memurlar, sayım için Merdan Abi’nin kaldığı B-35 koğuşuna avlu kapısından girdi. Hücre kapısı üzerine kapatıldı.
7 aydır tutuklu. Gazeteci Merdan Yanardağ’ı unutmayalım.
Ali Mahir Başarır "Bize arının diyenler utansın
Vahit Kiler, 4 dönem Akp vekili
Halkbank'tan 100 milyon $ kredi çekmiş ödememiş
AVM’sini verip borcunu kapatmış
Sonra 100 milyon $’a devlete verdiği AVM’yi 48 milyon $’a geri almış
Bu adamın kapısı neden sabah 6'da çalınmıyor"
🔴 Müjdat Gezen'den Silivri'de Cumhuriyet’e özel açıklama
🗣️ "Ekrem İstanbul'un evladı, hepimizin evladı. Bugün doğum günüydü onu yalnız bırakmak istemedik, geldik."
🗣️ "Böyle bir mahkeme salonu ilk defa görüyorum. Ben istiyorum ki komedileri sadece biz yapalım ama olmuyor."
Giresun @milliparklar Müdürlüğü 3 ay için ölüm izni vermiş...
Olmaz.....
Yeter......
Yok balımı yedi , yok bana saldırdı , can güvenliğim yok , senin tuzun kuru , gel de burada yaşa söylemlerine karnım tok...
Karadeniz'de kar yağdığında ulaşamadığın her yer ayının evdir. Ulaşabilsen zaten kışın da yaşardın....
Yazın buralarda 3-4 ay hayvancılık ve arıcılık yapılır. Bu insanlar ayılara , kurt ve çakalalara karşı deneyimlidir önlemini alır...Geçici barınak kurup kışın toplarlar. Son 30 yılda tüm yaylalar villa apartman doldu... Bürokraside söz sahibi Karadenizi insanı bunu çok iyi kullandı.
Her şeyi kendine göre düzenledi...
Sonuç Uzungöl , Ayder ve diğer yüzlerce yayla yok oldu....
Rize de binlerce kaçak bungalov var.
Adı bungalov. Su basmanı olan bungalov mu olur...? Hobi bahçesi mi olur....?
Şimdi de ayı var korkuyoruz diye şikayet ediyorlar. Balını , armudunu yemiş..
Yer kardeşim hayvanın bahçesine girmişsin....Sen de onun yemişlerini toplayıp reçel yapıyorsun...
Dinamit , elektrik ile balık avlıyorsun....
Balık bırakmadınız....Ayı ne yesin...
Alabalık yumurtlamak için dağlara ulaşamıyor...
Yaban geçiş koridoruna duvar çekip yol geçiriyorsun...Hayvan beslenmek için geçiş yeri bulamıyor....
İnsan sağlığı için yaylaları gereksiz insandan arındırın....
Yaban hayatı rahat bırakın....
@milliparklar@ibrahimyumakli@OGMgovtr@BearConserve@MoveTheWorld@TC_giresun@CITES