Gün gelecek yaptıklarınızdan, kendinizden utanacaksınız. Aynaya her baktığınızda kendinizden iğreneceksiniz. Gözyaşları ve ızdırap içinde kendinizi yavaş yavaş öldüreceksiniz. O gün geldiğinde üzüleceğim kesin ama size mi kendime mi orası muallak.
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
Sırf lisedeki sevgilisi “bizim şarkımız olsun mu?” dedi diye hiç tarzı olmayan kıytırık bir müziği sahiplenip, yıllar sonra bile gizliden gizliye dinleyip kederlenen baba yiğitler... Tarifi mümkün olmayan bir yıkıklık bu.
sevdin, seviştin, üzüldün, hediyeler aldın, yanaklar öptün, eller tuttun, bir şeyler öğrenip durdun, gitti, geldi, gittin, geldin, her ne yaptıysan yaptın, kafanı yastığa her neyle ve kiminle koyduysan koydun. başkasıyla acıktın. başkasına doydun. buradan sana dönülmez artık.