Erkan Baş: “Şimdi YENİ Parti şuna ikna ediliyor, ‘sağ ile ittifak yaparsak kazanabiliriz’ fikrinden vazgeçemiyorlar. Ben bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Bu Kemal Bey yaparken de doğru değildi. Bugünkü Yeni Parti yönetimi açısından da aynı şeyi söylüyorum.
Normalleşme meselesine ciddi eleştiri getiren bir yerde duruyorduk. Esas derdim bu yani biz AKP ile normalleşerek AKP'yi yenemeyiz.
Türkiye'nin solunu güçlendirmek lazım, cesurca, en solda bir pozisyon almak lazım.
Bu açıdan YENİ Parti, şimdi çok yeni bir parti ama ideolojik açıdan baktığımızda o cesaretli çizgiyi yansıtamıyor.”
Tamamı Onlar YouTube kanalında.
Şule Aydın: Komisyonda TİP olacak mı olmayacak mı diye sorduğumda demiştiniz ki 'barışın önündeki en büyük engel AKP saray rejimi'.
Saray rejimi sizi barışın önünde engel olmadığına ikna ettiği için mi çerçeve yasaya evet dediniz?
Erkan Baş: Bir yılda üç kez damgalandık: komisyona girince "TİP ihanet etti" diyen de oldu, "helal olsun" diyen de.
Açık söyleyeyim yani bir absürtlük görüyorum, Türkiye'de o kadar hızlı hain, o kadar hızlı kahraman ilan ediliyorsunuz ki.
ERKAN BAŞ'TAN SÜREÇ ÇIKIŞI: BURADAN DEMOKRATİKLEŞME ÇIKMAZ
Şule Aydın ile Tatava Yok'un konuğu TİP Genel Başkanı Erkan Baş
Yeni bölüm Onlar YouTube kanalında yayında.
İzlemek için 👇
https://t.co/lPKRhBYuZP
Timur Soykan: "CHP'den CHP'li seçmenin verdiği oylarla o koltuklara, meclis üyelerinin koltuğuna oturmuş kişiler ve onlar istifa ederek CHP'den AKP'ye geçti.
Bakın, gözaltılarla eş zamanlı transfer, gözaltılarla eş zamanlı transfer yapılacak bir pervasızlık. Bu kadar açık artık, bu kadar net. Ve şu gurur pozuna bakar mısınız?
Biz o koltuğa oturduğumuzda halk bizi seçmedi. Biz hangi hakla o koltuğa oturacağız diye düşünmüyorlar. Hayır, saf değilim. Kabullenemiyorum. Bunu kendi onuruma bir vatandaş olarak, bir yurttaş olarak hangi siyasi partide olursa olsun bu olsa, hangi siyasi partiye böyle bir uygulama yapılsa, ben bir yurttaş olarak, bir vatandaş olarak bunu kabullenemiyorum. Bünyem almıyor. Alışmıyorum.
Ve alıştığımız için, normalleştiği için bütün bunların başımıza geldiğini biliyorum. İşte bunu kabullenmemek gerekiyor. Buna şaşırmaktan asla asla vazgeçmemek gerekiyor. Nitekim onların etrafındaki zübüklere de alışmamak gerekiyor."
Timur Soykan: "Artık Türkiye'de şu ilan ediliyor: Seçimde kimi seçerseniz seçin AKP yapar. AKP gelir, o sandıktan çıkmayan adayını oranın başkanı yapar.
AKP yıllarca bütün iktidarı boyunca “milli irade” dedi. Meğer yalanmış. AKP bütün iktidarı boyunca seçimleri kazanmakla övündü ama demek ki kendisi kaybettiğinde demokrasiyi hiçe sayarmış.
Yani o demokrasi tramvayından böyle iniliyormuş. Ve hangi duraktan iniliyormuş biliyor musunuz? Tam da Üsküdar durağı."
Murat Ağırel Gökçek dosyasında ikinci perdeyi açıyor…
Cenk Karayel AC Sportif’i kuruyor. Şirket 5 bin 386 metrekarelik taşınmaz alıyor, ardından şirket Hülya Gökçek’e devrediliyor.
2022’de AC Sportif, CRT Gayrimenkul ve HLY Yapı birleşiyor. Taşınmazlar ise Asuman Çil isminde birine devrediliyor.
Almanya’da HAMAG üzerinden milyonlarca avroluk gayrimenkul yatırımı yapılıyor. Sonrasında Hülya Gökçek’in taşınmazı üzerine Fatih Çil isimli biri lehine 6,5 milyon avroluk ipotek konuluyor.
Asuman Çil ile Fatih Çil karı koca.
Peki bu paranın kaynağı ne? Çil çifti Gökçek ailesinin malvarlığı trafiğinde nasıl bir rol oynuyor?
Yeni isimler, yeni belgeler...
Bu akşam 21'de Murat Ağırel ile Dosya'da buluşalım!
GÖKÇEK DOSYASINDA İKİNCİ PERDE | MURAT AĞIREL | 03 Eylül | Perşembe 21:00
https://t.co/P106hO0dzP
Yeni isimler, yeni belgeler...
Bu akşam 21'de Murat Ağırel ile Dosya'da buluşalım!
GÖKÇEK DOSYASINDA İKİNCİ PERDE | MURAT AĞIREL | 03 Eylül | Perşembe 21:00
https://t.co/P106hO0dzP
Timur Soykan: "Öcalan derse yaparlar, bakın oradaki biat kültürüyle şimdi yüzleşiyor Türkiye.
İyi de demokrasi ne olacak?
Biri de demez mi yani Can Atalay ne olacak arkadaş?
Biri de demez mi Selahattin Demirtaş yatmaya devam mı edecek?
Biri de demez mi ya kayyum atanan belediyeler, Ekrem İmamoğlu, onlar ne olacak?
Böyle demokrasi, böyle barış gelir mi demeyecek mi biri?
Demiyorlar çünkü Öcalan demeyin diyor.
Tuncay Bakırhan’ın sözlerine bakın: ‘Kürt hareketini ve Sayın Öcalan’ı eleştirmek, tırnak içerisinde ‘aydın’ olmaksa bana kusura bakmayın, o dündü. Bugün artık onun alıcısı yok.'
Bu kafada mısınız artık siz? 'Öcalan’a kimse laf söyleyemez...'
Bu çok tanıdık bir dil. Bu dili gördüğünüzde neyi görüyorsunuz, biliyor musunuz? Selahattin Demirtaş hala neden özgür bırakılmıyor? Neden tutuklu? Neden cezaevinde? Onu da anlıyorsunuz.”
Timur Soykan: “Melih Gökçek’e dokunulmuş gibi yapacaklar. Ardından Mansur Yavaş’a dokunup ‘Bakın, biz herkese dokunuyoruz’ diye bir iklim yaratacaklar. Senaryolardan biri bu.
Melih Gökçek hakkında bunca haber, bunca para konuşulmuş; savcılıkta yüzlerce dosya beklerken bugüne kadar bir ifadesinin bile alınmamış olması bu fikri güçlendiriyor.
Olur mu? ‘Olmaz’ dediğiniz ne varsa olan bir memlekette yaşıyoruz. Ama artık halkın ne düşündüğü, halkın fikrinin ne olduğu kimse tarafından önemsenmiyor.”
Timur Soykan: “Artık göklerden size bakan büyük bir göz var en son Fatih'te ve Üsküdar'da bunu gördük.
Yani teknoloji iyi yönlü de kullanılabilir bir yandan da devlet tarafından kullanılıp sizi çok kontrol edebilir.
İşte böyle hayatı gittikçe devlete, otoriter rejimlerde özellikle devletin alanı genişledikçe teknolojiyi size tam dokunabilecekleri, her alanda dokunabilecekleri bir noktaya getirebiliyorlar.”
Barış Terkoğlu: ""Emniyet Müdürlüğü, Adli Tıp Müdürlüğü'ne 27 Temmuz 2026 tarihli yazıda diyor ki: 'Uyuşturucu madde ticareti yapmak ve kullanmak suçundan yapılan soruşturma kapsamında aşağıdaki isimlerin vücudundan kan, kıl, idrar alarak gerekli işlemi yapın.' Kim bunlar? Belediye çalışanları.
Keçiören Belediyesi'nde bildiğin uyuşturucu soruşturması açtırmışlar 129 kişiye.
Gönüllülükle falan olmamış, belediyenin ortasına masa konuyor, herkesten alınıyor. 'Testin pozitif çıktı, sizinle sözleşmemizi feshediyoruz' diyor. Bu yüzden itiraz bile edemiyorlar. Nasıl edecekler? Ekmeğinden olacak."