Hayatımda ilk defa babama "Seni seviyorum" demiştim...
Hatırlayanlar bilir, 2010-2011 yılları arasında Türkiye'nin çevresini özellikle yanıma hiç para almadan dolaşmıştım. Yolculuk yaklaşık dokuz ay sürdü. Yolculuğumun sonlarına doğru, bir gün çadırımda uzanırken yine düşüncelere dalmistim. Babama hiç seni seviyorum demediğimi anımsadım.
Aslında babamı çok seviyordum, o da beni çok seviyordu. Davranışlarımızla, ilişki biçimimizle zaten bunu belli ediyorduk. Fakat öyle bir kültürde büyümemiştik. O dil, bu dili konuşmayı bilmiyordu, utanıyordu... Ne babam dedeme seni seviyorum demiştir ne de dedem çocuklarına demiştir. Ve bunu yaşayan tek kişi olmadığımın da farkındayım.
O gün bütün cesaretimi toplayıp babamı aramaya karar verdim. Ama öncesinde bir isınma turu yapmam gerekti, yani annemi aradım. Anneme zaten bunu söyleyebiliyorum. Olsun. Yine söyleyeyim dedim ve "Alo anne, seni çok seviyorum" dedim.
"Kurban olurum evladıma ben de seni çok
seviyorum" diye başladı. Kadin telefonu kapatmayı bilmiyor, defalarca dualarla beraber tekrar etti.
Canım anacığım, elinden gelse okuyup üflemesi için peşime imam takar. Öyle inançlı ve sevgi dolu bir kadın. Zaten onunla konuşmalarımızda telefonu mecbur kalıp ben kapatıyorum çünkü uzun sürüyor ve hiç nokta koymaz, telefon kapandıktan sonra bile virgüllerle duaya devam eder.
Isınma turu iyi başlamıştı. Ama yeterli degildi. Hala babamı aramaya cesaretim yoktu. Bir de abimi arayayım dedim. "Alo abi, seni çok seviyorum" dedim. O da bana "Nihayet parayı hatırladın. Söyle bakayım kaç para lazım lan!" Dedi. Gel de anlat para istemediğimi...
Velhasıl, biraz cesaret toplayıp babamı aradım. Uzun uzun konuştuk, ne zaman yolculuğumun biteceğini, zorluk çekip çekmediğimi, gördüğüm ve yaşadığım şeyleri sordu. Sonra ona " Baba, sana bir şey söyleyeceğim, hayatında ilk defa benden böyle bir şey duymuş olacaksın" dedim. "Söyle bakalim" dedi.
"Baba seni çok seviyorum" dedim. O an bir sessizlik oldu. Kalbim güm güm atıyordu. Ne diyecekti acaba?
O birkaç saniye bana saat gibi gelmişti. Nihayet konuştu ve ses tonundaki değişimi, titreşimi hissedebiliyordum. Cevabı, "Deve oğlu deve" oldu.
"Deve oğlu deve" oğlum, evladım, ben de seni çok seviyorum" demekti.
Yolculuk bittikten sonra Van depremi oldu, depremzedelere yardıma koştum. Sonra hazır buradayken Muş'a aileyi de ziyarete gideyim dedim. Ve yolculuk sonrası ilk defa babamla karşılaştık.
Normalde babamın elini optugumde beni hep tek yanağımdan öperdi. O gün elini öpünce beni iki yanağımdan öptü. Nasıl mutlu olduğumu anlatamam. Yanında bir hafta kaldım ve İstanbul'a dönerken vedalaşmak için tekrar elini öptüm o da tekrar iki yanağımdan öptü beni. Şapşal şapşal gülümsüyordum.
İstanbul'a döndükten iki gün sonra gece yarısı telefonum çaldı. Arayan abimdi, direkt söyledi. "Baba öldü, kalk gel"
Yataktan sıçrayıp evin içinde bir sağa bir sola koşturdum. Pantolonumu giyinmeye çalışırken yırtıldı. İki gün önce getirdiğim bavulumu bile hala boşaltmamıştım. Gece yarısı apar topar havaalanına koştum. Ama o saatte uçak yok. Sabah uçağını bekledim. Olayın şokuyla hiç ağlayamıyorum bile. Ucak havalanırken idrak yolları açılmaya ve hüngür
hüngür ağlamaya başladım. Eniştem beni havaalanından alıp direkt camiye götürdü. İki gün önce iki yanağımdan öpen adam yerdeki tabutun içinde beyaz kefeniyle yatıyordu. Çok yaralayıcıydı. Ama gerçekti.
İnsanın hayatında bir dönüm noktası olur ya, işte benim hayatımın dönüm noktası da babamı kaybettiğim gün oldu. O günden sonra hormon verilmiş civciv gibi hızla büyümeye başladım...
İbrahim Hacıosmanoğlu'nun 4 bin villa yapması planlanan proje, Bargilya Sulak Alanı'nın hemen yanındadır. 197 kuş türüne ev sahipliği yapan bölge, 2001 yılında BirdLife International tarafından Önemli Kuş Alanı (IBA-Important Bird Area) olarak tanımlanmıştır.
•Sonrasında bu karara rağmen villalar, oteller yapılacağı açıklanmış ve büyük tepkilere neden olmuştu.
•Çevre Bakanlığı'nın projeye verdiği ilk “ÇED Olumlu” kararı mahkeme tarafından iptal edilmişti. Bakanlık daha sonra ikinci kez “ÇED Olumlu” kararı verdi. Bu süreçte Milas Belediyesi de projenin bir kısmı için inşaat ruhsatı düzenledi.
•Muğla Büyükşehir Belediyesi ise ikinci “ÇED Olumlu” kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle dava açtı. Dava halen devam etmektedir. Projenin geleceği açısından kritik olan hukuki süreç de bu davadır.
•İŞTE TÜM MESELE BU DAVAYI KAZANMAKTIR.
•İBRAHİM HACIOSMANOĞLU'NUN GERÇEK YÜZÜNÜ GÖRÜN.
•BİR SONRAKİ TWEETTE BU DAVAYI KAZANMAK İÇİN KİMLERİN DESTEĞİNİ ARKASINA ALACAĞINI YAZACAĞIM.
Allah çarpsın şu olay yeteri kadar konuşulmuyor direkt olarak ihanet bu başka bir şey değil. Çıkıp delikanlıca milli takım ile kamp var dünya kupasındayız şu turnuvadan bir dönelim sonra bakalım bile diyemediler. Galatasaray görüşmüş olsaydı şu an 7/24 bu konuşuluyordu medyada.
Ersin Düzen: "Milli Takımın 1. kaptanı Hakan Çalhanoğlu ve 2. kaptanı Merih Demiral, ABD'ye gitmeden önce Hakan Safi'yle transfer görüşmesi yaptı.
Milli Takımın teknik direktörü Fatih Terim olsaydı o fotoğraf verilebilir miydi? İmkansız."
🚨 Villalarda otur, milyonlarca Euro’yu cebe indir.
Bu ülkenin tüm kaynakları senin için seferber olsun, iki maçtada sahaya s*ç sonra dön birde tribüne s*ktir çek.
Lan olum siz adam mı oldunuz ?
Şimdi gelelim size sözde kaptanlar Merih Demiral ve Hakan Çalhanoğlu. 24 yıl hasret kaldığımız dünya kupasına hazırlanmak yerine birilerinin seçim malzemesi oldunuz. İdman yapmak yerine youtube ve seçim sonucu peşindeydiniz. Hakkımız size helal değildir!
Hakan Safi milli takım kampına girip milli takım kaptanları Merih Demiral ve Hakan Çalhanoğlu ile odalarında başbaşa görüşüp transfer anlaşması yaptığında neredeydin sahte kabadayı? O gün sesin niye böyle gür çıkmıyordu delikanlı başkan @TFF_Org
3 tane gavat firma yüzünden starlink erişimine, mobilden ucuza sınırsız internete sahip olamıyoruz ama tavuk fiyatları yeterince kazık değil diye hemen duruma el atılıyor
Hakan Safi neler diyor öyle..!?
Yabancı hakem gelmesi de , yabancı VAR gelmesi de benim sayemde oldu dedi.!!!
Fikstür ve hakem konularında sorun olmayacak dedi..!
TFF ve MHK buna bir cevap verecek mi?!
Sanmam….