👇🏻📌
İnsanlar sonuçlandırılamayan iddialarla tutuklu yargılanıyor, tüm gelir kaynaklarını da tıkamışlar bu süreçte.
Telafisi olmayan hasar dedikleri bu değilse ne acaba ?
El Ele El Hakka
tutuklu imar müdürü ramazan gülten maddi açıdan zor durumda imiş, otomobilin kredisini ödeyemeyince satmışlar, bu arada bebekleri dünyaya gelmiş, hiç gelirleri yokmuş, müjde kuşu adında bir çocuk kitabı yazmış, eşi resimlerini çizmiş. dayanışma için alalım, aldıralım
Şey sorsunlar ;
-Efendim ülke için o kadar koşturdunuz hala genç ve dinamik görünüyorsunuz, moraliniz çok yerinde ve hiç yüzünüzde kırışıklık bile yok..
-Bunu kelle paçaya mı, takviye edici gıdaya mı borçlusunuz ?
Kılıçdaroğlu'na yakın kaynaklardan aldığım bilgiye göre, dünkü yayın performansından dolayı yakın çevresi çok rahatsız. Kılıçdaroğlu'nun imajının tamamen zedelendiği düşünülüyor. Bu sebeple önümüzdeki hafta TGRT'de apar topar bir yayın hazırlığı var. Kılıçdaroğlu'nun 10 gün içerisinde TGRT'ye konuk olarak "imaj toparlama" çalışması yapılacağı söyleniyor.
Bilakis mis gibi bir gazeteci sorusu.
Arınma vaadi partinin temel politikası yapılmış, ihraç kararları alınıyor ama genel başkan delegeden meşruiyet almamış.
Bu vaatle delegeden oy isteyip de gerekeni yapmakla görevlendirilmemiş.
O zaman bu görevi kim verdi?
Sayın Kılıçdaroğlu bir gün önce saatlerce Sözcü Tv’de canlı yayındaydı.
Anlatacağını anlattı, doğru soruları soran kıymetli meslektaşlarım sayesinde “niyeti” ortaya çıktı.
Kılıçdaroğlu kendini yeniden anlatma ihtiyacı hissediyor olmalı ki şimdi “yazılı” açıklama paylaşıyor.
Değerlendirmesi size kalmış…
Benim aklımda şu soru var mesela:
Bu paylaşımı yapan Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisi mi?
Yoksa dünkü yayından sonra “belki de istemeden” açıkladığı gerçeklerin üzerini mi kapatmak istiyor birileri?
Az birikin aşağıda, bir kerede cevabını alırısınız :-))
Anayasa gibi bir konuda bile insiyatif alamayan adamı, genel başkan diye mi kakaladınız o da ayrı konu tabii
CHP Genel Başkanı Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü Tv röportajını Manisa’da bir kahvehanede izledim.
Röportajın sonunda kahvede bulunan 60 kişiden 45-50 tanesi ��Özgür Özel bizim hemşehrimiz ama bizi kandırmış, Kemal Kılıçdaroğlu haklıymış.” dediler.
Ne anlatıyo bu yine ?
Pulları döküldü, danışmanlar ferman yazarak, laf ebeliğiyle, ortaya saçılan yılların işbirlikçiliğini süpüreceğini mi düşünüyor tam olarak
Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler;
Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum.
22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir.
2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik.
Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir.
Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik.
Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi.
Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı.
Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir.
Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik.
Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır.
Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir.
Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız.
Buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim.
Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!
Anlık olarak CHP üyeliğimden istifa etmiş bulunmaktayım, Özgür Özel yeni hareketin startını verdiği gibi tarihin doğru tarafında olmaya devam edeceğiz. Kazanacağız.
Sürklase olmuşlar Sözcü TV’nin KK yayınından, moraller sıfır; sözümona soru soranlara ateş püskürüyorlar ama dillendiremedikleri öfke odağı aslen KK tabii ki. Ne konuşmuşlardır Allah bilir stüdyo arkasında :)
Güzel…
@kilicdarogluk İyi de 2017’de mühürsüz oyları kabul ederek AKP’nin bu hakkını da güvenceye aldın.
Pişman değilim diyen kendinsin, çarpıtan kim tam olarak photoshoplu halin mi ?