Bugün Dumlupınar’da, Türk milletinin bağımsızlık iradesinin tarihe mühürlendiği 30 Ağustos Zaferi’nin gururunu yaşıyoruz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında kazanılan bu büyük zafer; Türk milletinin esareti reddeden, vatanından ve istiklalinden asla vazgeçmeyen karakterinin en güçlü nişanelerinden biridir.
Dumlupınar, bizlere bir kez daha göstermektedir ki vatan; sadece üzerinde yaşadığımız toprak değil, uğruna fedakârlık yapılan mukaddes bir emanettir.
Bugün bizlere düşen görev; ecdadımızın inancını, cesaretini, fedakârlığını ve vatan sevgisini gelecek nesillere taşımaktır.
Ülkü Ocakları olarak bizler; Dumlupınar’da zafere yürüyen iradeyi, Millî Mücadele’yi ayakta tutan inancı ve “vatan her şeyden önce gelir” şuurunu Türk gençliğinin yüreğinde yaşatmaya devam ediyoruz.
Geçmişimizin kahramanlıklarını yâd etmekle yetinmiyor, aynı ruh ve iradeyle geleceğin güçlü Türkiye’sini inşa edecek bir gençlik yetiştirmek için mücadele ediyoruz.Bu anlayışla, geçmişimizin büyük zaferleriyle gurur duyarken geleceğin Türkiye’sini imar ve ihya etmek mecburiyetindeyiz.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷
Ülkü Ocakları Siirt İl Başkanlığımızı ziyaret ederek kıymetli ülküdaşlarımızla bir araya geldik.
Kültür, spor, eğitim ve teknoloji alanında yürüttüğümüz çalışmalar üzerine sohbet ederek, gelecek dönemde gerçekleştireceğimiz faaliyetlerimizi istişare ettik.
Kıymetli ülküdaşlarımıza çalışmalarında başarılar diliyorum. 🇹🇷
📍 Siirt - Veysel Karani Hz. Türbesi
Veysel Karani Hazretleri; Peygamber sevgisiyle yanan bir gönlün, anne rızasına adanmış bir ömrün asırlara kalan adıdır.
Anadolu'yu Sonsuza Kadar Türk Milletinin Yurdu İlan Eden Büyük Taarruz'un 104. Yılında Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve Silah Arkadaşlarını Rahmet ve Minnetle Anıyoruz.
Anadolu'yu Sonsuza Kadar Türk Milletinin Yurdu İlan Eden Büyük Taarruz'un 104. Yılında Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve Silah Arkadaşlarını Rahmet ve Minnetle Anıyoruz.
Sultan Alparslan Liderliğinde Kazanılan ve Anadolu'nun Kapılarını Türklere Açan Malazgirt Zaferi'nin Yıl Dönümünde Bu Topraklara Vatan Dedirten Tüm Atalarımızı Rahmet ve Minnetle Anıyoruz.
Sultan Alparslan Liderliğinde Kazanılan ve Anadolu'nun Kapılarını Türklere Açan Malazgirt Zaferi'nin Yıl Dönümünde Bu Topraklara Vatan Dedirten Tüm Atalarımızı Rahmet ve Minnetle Anıyoruz.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli:
Türk milletinin tarih sahnesindeki yürüyüşü, nice cihan devletinin kuruluşuna, nice fethin destanlaşan kudretine, nice zaferlerin nesillerce gururla taşınan ve geleceğe ışık tutan hatıralara şahittir.
Her zafer kendi zamanının şartları içinde bir varlık mücadelesini şan ve şerefle taçlanan birer neticeye bağlamış, her fetih Türk’ün devlet kurma iradesine yeni bir saha kazandırmış, şehit ve gazilerimizin kahramanlıkları evlatlarımıza şerefli bir miras bırakmıştır.
Bunların arasında öyle tarih durakları vardır ki meydana geldikleri günün hudutlarını aşarak asırların yönünü tayin etmiş; üzerinde yaşadığımız coğrafyanın adını, kaderini ve siyasi mahiyetini değiştirmiştir.
26 Ağustos 1071 tarihli Malazgirt Zaferi, işte böylece tarihin seyrini yeniden biçimlendiren, coğrafyaların istikametine yeniden yön tayin eden kutlu bir kader anıdır.
Malazgirt’e varan yol bir günde açılmamıştır. Türk’ün bayrağını, İslam’ın sancaktarlığını yapan Türk beyleri, önce 1040 Dandanakan Zaferi’yle Horasan’da siyasi kudretini ilan etmiş; Çağrı Bey’in Anadolu’ya uzanan keşif seferleri bu yeni ufkun öncü adımlarını teşkil etmiş; 1048 Pasinler Zaferiyle küffara ilk ağır darbelerden biri indirilmiş; Tuğrul Bey ile süreç hız kazanmış; Sultan Alparslan’ın 1064’te Ani’yi fethetmesiyle daha ileri bir safhaya taşınmıştır.
Afşin Bey ve diğer Türk kumandanlarının Anadolu içlerine uzanan akınlarıyla Bizans’ın Doğu’daki tahakkümü adım adım kırılmış; Türk atlılarının bastığı her toprak, yaklaşmakta olan büyük fethin ve Türk hakimiyetinin habercisi olmuştur.
26 Ağustos 1071 Cuma günü gelip çattığında Sultan Alparslan, ordusunun saf düzenini gözden geçirmiş, beylerine son emirlerini vermiş, cuma namazını eda etmiş, ardından beyaz şehadet libasını kuşanarak Malazgirt Ovası’na revan olmuştur.
Malazgirt’e kefeniyle çıkan Sultan Alparslan’ın önünde zafer, gönlünde uğruna can verilecek Türk milletinin cihanşümul devlet ülküsü ve aklında Tammetül Kübra’ya dek Türk milletine yurt olacak Anadolu vardır.
Hakanının ölümü göze aldığı yerde neferin tereddüdüne, korkunun saflara sirayetine, inkâr edenlerin ise iman dolu yüreklerin önüne geçmesine imkân yoktur.