Gençlik 19 Mayıs'ı unutmamalıdır. Tarihlerinde bir 19 Mayıs bulunmayan nice mağlup milletlerin ömrü, mev'ut bir Mesihi bekler gibi hep bu günü beklemekle geçiyor.
Çanakkale Kahramanı Cevat Paşa...
19 Mayıs 1937, Tan...
Gizliliği 2025 yılında kaldırılan 1934 tarihli resmi belge...
Mısırlı El Mukattam gazetesi muhabiri Kerim Sabit, Türkiye ziyaretinden sonra Atatürk hakkındaki izlenimlerini yazmış:
- Fransızcayı iyi bilir ve Almanca konuşur. Türkçe'ye karşı olan kıskançlığından ötürü Türkçe'den başka lisanla konuşmaz.
- Çok şık giyinir. Söylenene göre şık giyinmeyi pederinden almıştır. Şıklığı Ateşe Militeri iken Sofya'da dillere düşmüş.
- Orta boylu, sarı saçlı ve mavi gözlü... Şimdiye kadar gördüğüm bakışların en kuvvetlisidir.
- Hararetlenirken tabanca kullanır gibi ellerini birkaç defa önüne doğru uzatır.
- Gazi Hazretleri 54 yaşındadır. Bünyeleri hala kuvvetlidir. Bazen sabahlara kadar uykusuz kalır. Güneş çıkınca da sanki bütün geceyi uykuda geçirmiş gibi atına binerek gezmeye çıkar.
- İcabı halinde her mahrumiyete katlanabilir. Çünkü azimkarlığının bir had ve hududu yoktur.
- İstanbul'da bulunduğu zamanlar geceleri Park Otele giderler. Dostlarıyla bir fer gibi oturur veya dansa iştirak eder. Kendisine bir fert gibi muamele edilmesini çok sever. Bir gece danstan sonra Mısırlılardan biri Gazi Hazretlerine yol açmak istedi. Gazi kabul etmedi. Herkesin sırasıyla geçmesi lüzumunda bulundu.
- Gazi'nin sadeliğini Ankara'yı ziyaret ederken gördüm. Bir tepe üzerinde yapılıp şehire nazır olan sarayı o kadar o kadar sade tarzda yapılmıştır ki, dış görünüşü Cumhurbaşkanı ikametgahı olduğunu göstermez. Bilakis bu binayı gören yabancılar henüz bitirilmemiş olduğunu zannederler.
- Gazi, Ankara'da bulundukları zaman her gün öğleden sonra gezmeğe çıkarlar.
- Gazi Hazretlerinin maiyetleri motosikletli iki asker ve otomobili takip eden ve içinde üç kişi bulunan otomobilden ibarettir.
- Bir kulübe girdikleri zaman yalnız girer, orada istedikleriyle görüşür, herkesin elini sıkar.
- Gazi genellikle köyleri ziyaret eder. Köylülerle konuşur. Köylülerin vaziyetini sorar, istediklerini dinler.
- Bugün Türkiye'de Gazi'ye kurtarıcı gözüyle bakmayan hiçbir kimse bulunmadığını söylemeye hacet görmüyorum.
Binlerce şehidimizin canıyla alınan bu vatanı, bir imzanın ucuna bağlamaya kimsenin hakkı da haddi de yoktur.
Kanla kazanılan toprakları, masa başında kaybettirmeyeceğiz!
18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde başta Ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahraman şehitlerimizi rahmetle anıyorum.
#18Mart #ÇanakkaleZaferi
Atatürk'e ve silah arkadaşlarına mevlit okutulduğu için cinnet geçiren bazı kimseler, Papa'nın İznik'teki ayin çıkarmasına sus pus... Müftülük önüne giden yok. Eylem yapan yok. Tepki gösteren yok. Diyanet'i kafirlikle suçlayan yok.
Hepsi bir gecede laik(!) oldu.
O'NUN UĞRUNA!
Yer:
Silivri 9 No’lu B-35
"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa Vatandır" şuurundan hareketle; her sabah odamın penceresine astığım Al Bayrakla uyandım, her gece Ay-Yıldız'ının bana verdiği güvenle uykuya daldım.
Al bayrağa her bakışımda O'na rengini veren şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi dua ile andım...
29 Ekim'de Cumhuriyetimizin 102. yaşında kutlarken O'na büyük bir gururla baktım...
10 Kasım'da önünde; şanlı bayrağı vatan coğrafyamızda şerefle dalgalandıran Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmet ve dua ile andım...
Özetle bizim için; dün, bugün ve yarın ruhuma güven ve huzur veren Al Bayrağın dalgalandığı her yerde hürriyet vardır, ümit vardır.
Velhasıl; 12 Kasım'da ��ağlayan Adliyesi'ne akın edenler gibi vatan coğrafyamızın dört bir yanından dualarıyla şahsıma ve mücadeleme destek veren Al Bayrak sevdalısı milyonlara selam olsun...
Ay-Yıldız'ın altında ruhlarını ve inançlarını birleştiren kadını, erkeği ve çocuğuyla tek yumruk olan Aziz Türk Milleti'nin önünde saygıyla eğiliyorum.
Her şeyimi borçlu olduğum, son sözün sahibi, mensubu olmaktan gurur duyduğum asil Türk Milleti'ni de saygıyla selamlıyor; teşekkürlerimi kabul buyurmalarını istiyorum.
Var olsun Türk Milleti ve O'nun Şanlı Devleti...
Haksız ve hukuksuz şekilde tutuklanan değerli kardeşim Orkun Özeller'in tahliyesi sevindiricidir.
Ancak muhalefete uygulanan "düşman ceza hukuku"nun hangi boyutlara geldiğini görmek düşündürücüdür.
Türk Milleti hiçbir zaman ülkesinin Kuzey Kore olmasına izin vermeyecektir.
Herkesin hesabını Türk Milletinin demokrasiye olan inancını göz önüne alarak yapmalıdır.
@zaferpartisi
Düşmanların kılık değiştirdi, ağız değiştirdi, fikir değiştirdi, saf değiştirdi, yol değiştirdi, döndüler de döndüler paşam. Biz senden milim sapmadık. Onlar için her şeyin bir bedeli vardı. Gücün, paranın, fikrin hatta kendilerinin bile… Rahat uyu paşam! Biz seni hiç satmadık. “Öldü” diyorlar… Hiç merak buyurma paşam, döneklerin rüzgarıyla savrulmayacağız. Fikrin olacağız, ruhun olacağız, sen olacağız! Üç beş satılık cahil ne ki? Cihan dursa karşımızda, seni ilelebet yaşatacağız.
Bugün, yarın ve daima…