Cahit Zarifoğlu, 7 Haziran 1987'de vefatından bir kaç gün önce hasta yatağında onu ziyaret eden Erdem Bayazıt’ın elinden tutar “Erdem” der ve ekler; “Kırlarda çiçekler artık bensiz açacak.”
Kabri Küplüce Mezarlığında... Yakın olanlar bugün yarın uğrayıp bir Fatiha okusa keşke.
Yok, öyle hesapla kitapla işimiz olmuyor bu konularda. Sağlıklı, verimli, olgun, çatışmadan uzak bir zihinle ve bunların devamlılığını sağlayacak, hatta üzerine koyacak denk biriyle eşleşip dünyaya getireceğim çocuk ya da çocuklar, torun ya da torunlar rakamlardan daha önemli.
Geç evlenenler hiç düşünüyor mu?
35 yaşında evlendin. 38'de çocuğun oldu. Büyük ihtimalle ikincisi olmayacak!
Çocuğun da 35 yaşında evlendi. İki seneye torun doğsa sen 74 yaşında dede/nine olursun!
Torun yürüyüp koşmaya başladığında 78 olacaksın!
Sen onunla oynayamayacaksın!.
Doğru kişi; çabanızın zorlama değil, doğal bir yönelim olduğu kişidir. Verilen emek karşılıksız kalmaz. Bir hatıraya jest, bir zorluğa omuz gelir doğru kişiden. Gocunmaz, olaylara rövanşist bakmaz, "iyi ki varsın" demeyi bilir. Beyhude çabalarla kendinizi değersizleştirmeyin.
Doğru kişi; çabanızın zorlama değil, doğal bir yönelim olduğu kişidir. Verilen emek karşılıksız kalmaz. Bir hatıraya jest, bir zorluğa omuz gelir doğru kişiden. Gocunmaz, olaylara rövanşist bakmaz, "iyi ki varsın" demeyi bilir. Beyhude çabalarla kendinizi değersizleştirmeyin.
Tercihlerimizin her birinde var oluşun sessiz bir feryadı gizli aslında. Anlamı kovalarken kendi yarattığımız suretlerde kayboluyoruz.Hakikatte yavan olan tercihlerimizi kutsallaştırıyoruz bir nevi. Her yanılgı, o kutsallığın aslında kırılgan bir ilüzyon olduğunu bize fısıldıyor.
@ardic_tugrul İnan öyle bir derdim olmadı. Kendi kendime yazar çizerim. Hayatı tıkanan, yol almaya cesaret edemeyen, yalnızlığını bahane eden birilerine feyz olduysa naçizane, ne alâ tabi. Takdir eden de kişiliği oturmuş, kimseyle yarışı olmayan iyi niyetli insanlardır zaten.
Nasıl güçlü bir mentale sahip olduğumu ve tek kişilik kalabalığımı şöyle özetleyeyim; Tüm bir geceyi kitaba gömülerek sessizlik içinde geçirebiliyorum. En kalabalık ortamda self-date yapabiliyorum. Herhangi bir ülkeye tek başıma seyahat edebiliyorum.
Sevdiğim kadın benim için bir parfüm beğenip hediye etse; arabaya, odama, dolabıma, kapı kollarına, yastığıma, her yere onu sıkarım. O derece bir bağlılık, o derece bir koşullanma yani. 😅
Sevdiğim kadın benim için bir parfüm beğenip hediye etse; arabaya, odama, dolabıma, kapı kollarına, yastığıma, her yere onu sıkarım. O derece bir bağlılık, o derece bir koşullanma yani. 😅