YENİ Parti’yi milletimiz kurdu. Biz de milletimize vekaleten, 91 milletvekili olarak gerekli işlemleri yaptık.
TBMM’de işlemlerimiz yapıldı, anamuhalefet partisiyiz. Şimdilik anamuhalefetiz ama ilk seçimlerde iktidar partisi olacağımıza yürekten inanıyoruz.
Bundan sonraki sürece dair bazı bilgileri paylaşmak isteriz. Çok yakında üyelik alımlarını başlatacağız. İl ve ilçe örgütlerimizi kurduktan sonra sonbaharda kurultayımızı yapacağız. Ardından mevzuat gereği süreler işleyecek.
Seçime girme yeterliliğini kazanacağız. Bu sırada yedek bazı çalışmalar da yürütüyoruz. Vatandaşlarımıza bu süreçteki destekleri için gönülden teşekkür ederiz. Bizi takip etmeye devam edin.
“Yargıtay karar verirse ne olacak?” sorusuyla ilgili değerlendirmelerimi paylaştım.
Hukuki olup olmayacağı belli olmayan bir yargı sürecine odaklanmaktansa yola çıktık, geleceğe bakalım. Halkın kalbi kırıldı, bizim de kalbimiz kırık olsa da bir sorumluluğumuz var. Umudu büyütmeli ve YENİ Parti için çalışmalıyız.
CHP'nin rozet töreninde salonda bulunanların en az 200'ü sahte figüran CHP'li ile dolduruldu.
Kılıçdaroğlu'nun rozet töreni için 950 TL’ye cast ajanslarından tutulan figüranlar arasında Mısırlı, Özbekistanlı göçmenler, atanmayan öğretmenler, öğrenciler vardı.
Arka bahçelerde slogan provası yaptırıldı. 50 kişiye CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildi.
Not: Haberi yalanlayan herkese alandan fotoğrafımı bırakmak istiyorum. Destekleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Cahil, sinsi ve kötüsün @06melihgokcek
1- Ben ve benim gibi arkadaşlarımız görev istemiyoruz dedik. (Aşağıdaki 1 dakikalık videoyu izle. Senin kankaların konuşuyor.)
2- Kalan 3 isim de TBMM’de en önemli görevde. PM’de olamaz.
Şimdi izle 🔻
Bugün, tarihi bir sorumlulukla, YENİ Partimizin Kadın Kolları Genel Başkanlığı görevini üstlenmekten büyük bir onur duyuyorum.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in Liderliğinde biz, kadınların hem siyasetin öznesi hem de değişimin ve umudun öncüsü olduğuna inanıyoruz.
Bu yolculukta hiçbir yol arkadaşımızı geride bırakmadan, omuz omuza yürüyerek ülkemizi hep birlikte aydınlık yarınlara taşıyacağız.
Şimdi, yeni bir başlangıcın, büyük bir yürüyüşün zamanı.
Birlikte başaracağız.
Kuruluşta mücadelenin en başında gençlik yer aldı. Kurtuluşta da mücadelenin öncü neferleri yine gençler olacak.
Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde bu tarihi dönemde YENİ Parti Gençlik Kolları Genel Başkanlığı görevini üstlenmekten onur duyuyorum.
Güzel yurdumuzun mihenk taşı gençliğimizle yepyeni bir yol açtık.
Bugün, milletimizin topyekün mücadele verdiği yolu açan gençliğimize selam olsun.
Bize vatandaşlarımız “boyun eğmeyin” diyorlar.
“Onlara benzemeyin” diyorlar.
Bize şefkatle sarılıp “hasta olmayın”, “kendinize ve başkanınıza iyi bakın” diyorlar.
Sokaklarda kişilere öfkenin çok ötesinde, geleceğe dair bir umut var. Biz de gücümüzü o umutta buluyoruz.
Erdoğan’ın dizayn ettiği siyasetin parçası olamayız, eskiyi geride bırakıyoruz.
Mevcut partimiz, iktidarın yargı kolları ve mutlak butlan düzeni tarafından ele geçirilmiştir. Kurultay iradesi gasp edilmiş, delege iradesi yok sayılmıştır.
Parti içi demokrasinin tüm yolları tıkanmış, örgütümüz etkisizleştirilmiş, halkın değişim talebi görmezden gelinmiştir.
Seçilmiş yönetime “bölücü” diyen butlancıların görevden aldığı seçilmiş il başkanlıklarımız...
Partiyi adım adım tasfiye eden hukuksuzluğun haritası.
Tüm il başkanlarımızın yanındayız. Önce kendimize sonra da en büyük hakem olan milletimize güveniyoruz.
Çankaya Belediye Başkanımız Sayın Hüseyin Can Güner hakkında verilen tutuklama kararını doğru bulmuyorum.
Kaçma şüphesi bulunmadığı açık olan bir belediye başkanı hakkında, tutuklama yerine tutuksuz yargılama esas alınmalıdır.
Hukuk devletinin temel ilkesi; tutuklamanın istisna, tutuksuz yargılamanın ise esas olmasıdır. Temennimiz, sürecin adalet ve hukuk çerçevesinde yürütülmesidir.
Bu çirkin dili ve bu çirkin siyaseti yapanlar kadar bunları sahiplenenler de halkın gözünde çoktan bitti. İster kabul edin, ister direnin, kadınların ve halkla birlikte siyasetin devri başladı.
Sevgi Kılıç’ın da, cinsiyetçi sözlerle hedef alınan tüm kadın siyasetçi arkadaşlarımın da yanındayım.
Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner tutuklandı.
Oysa gözaltı kararı verildiği anda yurt dışındayken hemen Türkiye’ye dönen, çağrıldığı her an gidip ifadesini verecek, görevinin başında olan bir belediye başkanından söz ediyoruz. Evinde yapılacak aramalar için yedek anahtarını dahi teslim edecek kadar sürece açık ve şeffaf davrandı…
Soruyorum; kaçma şüphesi nerede? Delilleri karartma ihtimali nerede?
Deliller ortada. Belgeler ortada. Hiçbiri bir yere kaçmıyor.
Tutuksuz yargılama mümkünken neden kişi özgürlüğünü ortadan kaldıran en ağır tedbire başvuruluyor?
Unutulmaması gereken temel ilke şudur:
Tutukluluk bir tedbirdir ve cezaya dönmemelidir.
Yalnızca başka hiçbir tedbirin yeterli olmayacağı zorunlu hâllerde başvurulabilecek son çaredir.
Bugün ise ne yazık ki son çare olması gereken tutuklama, ilk tercih hâline getiriliyor.
Oysa tutuklulukta geçen tek bir saatin bile telafisi yoktur. Kaybedilen zamanı hiçbir mahkeme kararı geri getiremez. Ailelerin yaşadığı acıyı hiçbir gerekçe ortadan kaldıramaz.
Adalet; özgürlüğü kolayca elinden almak değil, hukuk devletinin güvencesi altında adil yargılamayı sağlamaktır.
Hüseyin Başkanın yanındayız.
Cumhuriyet Halk Partisi kurultay delegelerinden 833’ü, parti içi demokratik meşruiyetin yeniden tesis edilmesi ve partinin en yüksek karar organı olan Kurultayın toplanması amacıyla, ortak gündemli ve noter onaylı olağanüstü kurultay talebinde bulunmuştur.
Kurultay üye tam sayısının üçte ikisinden fazlasını temsil eden delegelerin imzaları, Cumhuriyet Halk Partisi Tüzüğü’nde öngörülen on beş günlük süre içerisinde toplanmış ve 17 Haziran 2026 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığına teslim edilmiştir.
Ancak 17 Haziran 2026 tarihinden bugüne kadar olağanüstü kurultay çağrısı yapılmamış, kurultay delegelerinin açık, ortak ve bağlayıcı iradesi sonuçsuz bırakılmıştır.
Türk Medeni Kanunu’nun 75. maddesine göre, yönetim organı tarafından genel kurulun toplantıya çağrılmaması halinde, üyelerden birinin başvurusu üzerine sulh hukuk hakimi üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir.
Bu nedenle, Türk Medeni Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca Ankara Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılmıştır.
Dava dilekçesinde, isimleri daha sonra bildirilecek üç kurultay delegesinin Cumhuriyet Halk Partisi Olağanüstü Kurultayını toplantıya çağırmak üzere çağrı heyeti olarak görevlendirilmesi talep edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında da yeterli sayıda delegenin olağanüstü kurultay isteminin parti yönetiminin takdirine bağlı olmadığı; bu iradenin muhatabına ulaşmasıyla birlikte hukuki sonuç doğurduğu ve parti yönetimini bağladığı açıkça kabul edilmektedir.
Açılan dava, 833 kurultay delegesinin kanundan ve Cumhuriyet Halk Partisi Tüzüğünden doğan haklarının kullanılmasını, parti içi demokratik işleyişin sağlanmasını ve Cumhuriyet Halk Partisinin en yüksek karar organı olan Kurultayın toplanmasını amaçlamaktadır.
Olağanüstü kurultayın toplanması, parti yönetiminin tercihine bırakılabilecek siyasi bir takdir konusu değil; kanunun, parti tüzüğünün ve kurultay delegelerinin bağlayıcı iradesinin gereğidir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.