Biz farklı şehirlerde doğduk belki, farklı üniversitelerde okuduk… Ama aynı hayalle büyüdük: Öğretmen olmak. Aynı sıralardan geçtik, aynı yorgunlukları yaşadık. Aynı kitaplara sarıldık, aynı dualara. Bugün bizi kontenjanlara, rakamlara, branşlara bölmeye çalışsalar da biz aslında aynı sınıfın çocuklarıyız.
Hiçbir branş diğerinden üstün değil. Hiçbirimiz fazlalık değiliz bu sistemde. Hepimiz bir bütünün parçasıyız. Birimiz eksik olunca, aslında hepimiz eksik kalıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki; sınıfta matematik kadar müzik de, Türkçe kadar beden eğitimi de hayatın bir parçası. Biz, sadece ders anlatmıyoruz; biz hayatı öğretiyoruz çocuklara. Hep birlikte…
Bu yüzden artık birbirimize sırt çevirmeyin. Kimseyi kontenjanla yargılamayın. Kimin daha çok, kimin daha az aldığı değil derdimiz. Biz adil bir sistemin, eşit bir geleceğin mücadelesini veriyoruz. Branşımız ne olursa olsun; bu zorlu yolculukta birbirimizin yanında durdukça güçleniyoruz.
Biz öğretmenler el ele vermeli. Çünkü birlik olduğumuzda, sesimiz daha gür çıkar. Ve unutmayalım: Her bölünmüş ses bir haksızlığa sessizliktir. Ama birleşmiş ses, geleceği değiştirir.
Muharrem İnce: "Öğretmen atamasında bile adaletsizlik yapıyorsun.
Matematik öğretmenliğine 117 atama yapıp, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine 1802 atama yaparsan; bilimden uzaklaşırsın.
Bilimden uzaklaştıkça da yoksullaşmaya devam edersin, aç kalırsın, aç."
Yıllarca emek vererek yüksek puan alan binlerce atama bekleyen öğretmenin artık sabrı tükenmiş, umutsuzluk ve karamsarlık içerisinde beklemektedir. Bu zorlu bekleyiş 68 bin öğretmen ataması ile müjdelenmeli ve takvim bir an önce açıklanmalıdır @tcmeb#Kabine68BinÖğretmenAtaması