7-Bu nedenle “Sayın Bakan Ömer Bolat şu kadar parayı çekti” diyebilmem için MKK hareket kaydını görmem gerekir.
Sayın Bakan 37,8 milyon liralık yatırımının bugün hâlâ aynı üründe durduğunu söylüyor. Bunun doğrulanmasının yolu çok kolaydır: yatırım aracının kodunu ve 26 Şubat 2024’ten bugüne işlem dökümünü kamuoyuna açıklamak.
Sayın Bakan,
Ben size sorularımı sordum. İddiaları aktardım, resmi belgeleri ortaya koydum. Ticaret Sicili kayıtlarını, KAP bildirimlerini, şirketlerin ortaklık yapılarını ve sermaye hareketlerini kamuoyuyla paylaştım.
İddiaları kesinleşmiş gerçekler gibi sunmadım. Sizden de yalnızca sorulara açık ve belgeli yanıtlar bekliyorum.
Bir gazetecinin adını hakaret ederek anarak açıklama yapmak, o gazetecinin sorduğu soruları yanıtlamak anlamına gelmez.
Elbette açıklamalarınızı yayımlar, belgelerinizi inceler, hatamız varsa düzeltiriz. Çünkü gazetecilik, bir iddiayı ne pahasına olursa olsun savunmak değil, gerçeğin peşinden gitmektir.
Ama şunu da unutmayalım:
Bir hesabın üzerini sözlerle örtebilirsiniz; içindeki rakamları ancak belgelerle açıklayabilirsiniz.
Bu dosyada takip edilmesi gereken benim adım değil, paranın izidir.
Ve ben o izin peşindeyim.
4-Hedef Portföy ve bağlantılı şirketlerin değerlerinin yapay biçimde artırıldığı yönündeki iddialara gelince…
Bu kapsamda incelediğim şirketlerden biri de EFG Enerji Ticareti A.Ş.
2016 yılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarına göre EFG Enerji’nin sermayesinin yüzde 50’si User Holding A.Ş., diğer yüzde 50’si ise Bulgaristan merkezli Energiya Finansova Grupa AD tarafından taahhüt edilmiş. Şirketin yönetiminde User Holding’i temsilen Erol User bulunuyor.
Ancak asıl dikkat çekici belge, 2 Şubat 2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan genel kurul tutanağı.
Bu tutanakta Bulgar ortağın temsilcisi; şirketin aktif ticari faaliyeti, sermayesinin kullanımı, bilançosu ve yapılan ödemeler hakkında ciddi itirazlarda bulunuyor.
Dahası, şirket sermayesinin kuruluş amacına uygun kullanılıp kullanılmadığının, herhangi bir usulsüzlük bulunup bulunmadığının ve yapılan ödemelerin hangi amaçlarla gerçekleştirildiğinin araştırılması için Türk Ticaret Kanunu’nun 438. maddesi kapsamında özel denetçi atanmasını talep ediyor.
Ancak ortakların oyları yüzde 50’ye yüzde 50 bölündüğü için özel denetçi atanması kabul edilmiyor.
Yani bu sorular bugün ilk kez sorulmuyor. Şirketin kendi ortağı tarafından yıllar önce resmi genel kurulda gündeme getiriliyor ve Ticaret Sicili kayıtlarına geçiriliyor.
Elbette bu tutanaklar tek başına şirket değerlerinin yapay biçimde şişirildiğini kanıtlamıyor. Ancak şirketin faaliyetleri ve sermaye kullanımı hakkında resmi kayıtlara geçmiş ciddi itirazları ortaya koyuyor.
İddiaları ve bu iddialara ilişkin resmi belgeleri kamuoyunun bilgisine sunuyorum.(Belge5)
Fatma’nın annesi 72 yaşında GYO şirketi kurdu
▪️Bir kızı bakan, biri büyükelçi, biri meclis üyesi, oğlu bakan yardımcısı...
▪️Sayanların 72 yaşındaki annesi Hatice Sayan’ın yüklü mal varlığı ve gayrimenkul şirketi var.
https://t.co/z7gXReCEux
Bekir Bey,
Öncelikle bazı hususları açıklığa kavuşturmak istiyorum.
Sizinle daha önce hiç görüşmedik. Telefon numaranız da bende kayıtlı değildi.
Numaranızı buldum, sizi aradım ve mesaj gönderdim. Arama ve mesaj kayıtlarını da paylaşıyorum.
Daha sonra siz beni mesaj gönderdiğim numaradan değil, başka bir numaradan aradınız. O sırada motosiklet kullandığım için telefonunuza cevap veremedim. Eve ulaştığımda, arayan numara kayıtlı olmadığı için geri dönüş yapıp kim olduğunuzu sordum. Siz de kendinizi tanıttınız.
Telefon görüşmemizde yaşananları size anlattım.
Üstelik program sırasında gazeteci İsmail Saymaz da size ulaşmaya çalıştı.
Şimdi siz kamuoyuna dönüp “ARAMADINIZ! SORMADINIZ! TEYİT YA DA BİLGİ İSTEMEDİNİZ!” diyerek beni yalan söylemekle suçluyorsunuz.
Oysa telefon kayıtları ve gönderdiğim mesajlar ortada.
Bir başka önemli husus daha var.
Bir gazetecinin elde ettiği bilgiyi doğrulatabileceği tek makam siz misiniz?
Adli kaynaklar yok mu? Resmî belgeler yok mu? Siyasi partinizin temsilcileri yok mu? Konuya doğrudan vakıf başka kişiler ve kurumlar yok mu?
Bir gazeteci, elde ettiği bilgiyi farklı ve birbirinden bağımsız kaynaklardan araştırır, karşılaştırır ve doğrulatır.
Gazetecilik, bir basın müşavirinin açıklamasına veya onayına bağlı olarak yürütülen bir faaliyet değildir.
Bir bilgiyi teyit etmek başka, iddiaların muhatabına cevap hakkı tanımak başka bir şeydir.
Ben size ulaşmaya çalışırken gazetecilik sorumluluğumun gereğini yerine getiriyordum. Bu, başka kaynaklardan bilgi edinmediğim ya da araştırma yapmadığım anlamına gelmez.
Ayrıca canlı yayında Sayın Bakan’ın açıklamasında bana atfedilen rakamı telaffuz etmedim. Yayın arkadaşımın sorusu üzerine söz konusu rakamı bilmediğimi açıkça söyledim. Aktardığım bilgilerin iddia olduğunu da özellikle belirttim.
Ortaya koyduğum bilgilerin ve iddiaların araştırılmasını, belgeler üzerinden açıklama yapılmasını beklerken tartışmanın şahsıma yönelik bir “yalancılık” suçlamasına dönüştürülmesini doğru bulmuyorum.
Elbette söylediklerime itiraz edebilirsiniz. Elinizdeki bilgi ve belgelerle iddiaları yanıtlayabilirsiniz. Ben de verdiğiniz yanıtları kamuoyuyla paylaşırım.
Ancak beni “iftiracı” ve “yalancı” olarak nitelendirmeniz, ortaya koyduğum soruları ortadan kaldırmaz.
Siz “Tek bir telefon, tek bir mesaj yok” diyorsunuz. Ben arama ve mesaj kayıtlarını paylaşıyorum.
Asıl mesele kimin kimi aradığı değil, kamuoyunun yanıt beklediği sorulardır.
Telefon kayıtları üzerinden tartışmak yerine, belgeler ve iddialar üzerinden konuşalım.
Çünkü gazetecinin görevi soru sormak, kamu adına denetlemek ve gerçeğin peşinden gitmektir.
Sorulara cevap vermek yerine soruları soranı tartışmanın merkezine koyarsanız, sorular ortadan kalkmaz. Yalnızca cevapsız kaldıkları daha görünür hâle gelir.
Yalan dediğiniz konular ile ilgili de paylaşım yaptım.Yayın kesitini de ek olarak koyuyorum.
https://t.co/h3aTej6RMi
hello everyone, if you want to understand how wealth actually works in modern Turkey, forget the economics textbooks.
in 2022, Üsame Erdoğan, the president's 31-year-old nephew, put roughly $95,000 of personal capital into a new holding company called 1000 Yatırımlar.
three years later, corporate filings showed an annual net profit of 5 billion liras.
read the actual disclosures filed with Borsa İstanbul and the picture gets stranger. during that entire period of growth, the company generated zero revenue from ordinary sales. no products. no commercial services. an operating loss. the billions on paper came entirely from valuation gains tied to the same network of speculative investment funds that just triggered an $18 billion liquidity collapse and wiped out the savings of 455,758 ordinary citizens.
over the past two weeks, prosecutors detained fund managers, raided brokerage firms, and slapped travel bans on 48 business figures.
Üsame Erdoğan, who holds controlling voting rights in the holding at the center of this network, is not on a single police docket.
in the same country, a man gets arrested for complaining about bread prices in a street interview. an elected mayor sits in silivri facing 2,300 years of charges.
$95,000 in. $388 million in assets out. zero sales. half a million people wiped out. zero phone calls from a prosecutor.
Ampülün biri (prof ünvanı var)Beni engellemiş.
Fonları anlat zevkli https://t.co/iMObzLyN0I kimi fonladı bilelim.
Belediye başkanı vekil transferi heyecen vermiyor.🤣🤣🤣🤣
🟥 Boğaziçi Üniversiteliler ayakta
📍Öğrenciler yemek zammına zammına karşı ücretsiz beslenme hakkı talebiyle başlattıkları eylemlerinin üçüncü gününde
📍Çevik kuvvet ise yemekhane önünde öğrencilere karşı duvar ördü
Üsteki sanatçı Berna Laçin. Tweet attı. Evi anında basılarak gözaltına alındı.
Alttaki AKP’li Fatma Betül Sayan. Günlerdir hakkında onlarca iddia var. Tek fonda 2,2 milyar TL kazandı.
- Evi basılmadı.
- Gözaltına alınmadı.
- Nazikçe ifadeye davet edildi
Biri “adalet” mi dedi?
Bunu attım, sonra çorbayı ocağa koydum, yazmamın üstünden 1 saat geçmeden halkı kim ve düşmanlığa sevketme suçu ile ilgili soruşturma açıldı dedi gazeteci bir arkadaş.
Açıkçası yalan haberdir diye varsayıyorum.
1 saat içinde kim ne okudu da kin ve düşmanlığa sevkoldu da ne olay oldu da konu savcılığa gitti de soruşturma başladı değil mi?
Mantıklı değil yani vardır bir hata herhalde
İzmir "Cemil istifa" sloganlarıyla yankılanıyor
🎥Cemil Tugay'ın AKP'ye geçişini protesto eden halk, "Cemil kaç kaç kaç, İzmirliler geliyor" diyerek yürüyor
https://t.co/rn0pojijne