Ülkü Ocakları Bursa İl Başkanlığımızın düzenlediği Gençlik Şöleni programında kıymetli gençlerimiz ve ülküdaşlarımızla bir araya geldik.
Dombıra dinletisi, Kılıç Kalkan gösterisi ve sanatçımız Ali Kınık’ın konseriyle millî ve manevi değerlerimizi hep birlikte yaşadık.
Programın düzenlenmesinde emeği geçen Ülkü Ocakları Bursa İl Başkanlığımıza ve katılım sağlayan tüm ülküdaşlarımıza teşekkür ediyorum. 🇹🇷
SUNGAR Görev Tabanlı Otonom Sabit Kanatlı İHA Platformu, Köroğlu Teknoloji Kulübü - Bolu
SUNGAR Görev Tabanlı Otonom Sabit Kanatlı İHA Platformu; afet yönetimi, savunma, güvenlik ve altyapı denetimi gibi kritik görevlerde kullanılmak üzere geliştirilen yerli ve milli bir insansız hava aracı çözümüdür. Platform; görüntü işleme destekli otonom görev icrası, koordinat tabanlı hassas rota takibi ve çift emniyetli akıllı bırakma mekanizması sayesinde acil durum malzemelerinin güvenli şekilde ulaştırılmasını sağlamayı hedeflemektedir. Ayrıca don çatlakları ve yol kusurlarının havadan otonom olarak tespit edilmesi, gerçek zamanlı veri aktarımı ve tek platform üzerinde lojistik, gözetleme, denetim ve haritalama görevlerini gerçekleştirebilmesiyle çok yönlü bir kullanım sunmaktadır.
LGS Türkiye Birincisi Eymen Ayaz; sınavlara, Ülkü Ocakları Uzaktan Eğitim Merkezi ve ODAK2023 Anlayarak Hızlı Okuma Yazılımı desteğiyle hazırlandı! Eğitim için geliştirmiş olduğumuz ve tamamen ücretsiz olan bu çalışmalarımızdan faydalanmak için Türk gençliğini Ülkü Ocaklarına davet ediyoruz!
20 TEMMUZ’DA ANLAMLI KIBRIS ZİYARETİ
20 Temmuz Barış Harek��tı'nın yıldönümünde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde anlamlı bir ziyaret gerçekleştirildi.
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin talimatıyla beraberindeki heyetle KKTC'ye gitti.
Şehitlikleri ziyaret eden, Kıbrıs Türkleriyle bir araya gelen Yıldırım, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin "Kıbrıs Türk'tür, Türk'ün öz yurdudur ve ilelebet Türk kalacaktır." mesajını hatırlattı.
@ayyildirim1 @Ulku_Ocaklari
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yıl dönümünde, Ülkü Ocakları olarak Akdeniz’in derinliklerine dalarak dünyaya bir kez daha seslendik.
Şanlı bayraklarımızla birlikte Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin sözünü Akdeniz’in derinliklerinde dalgalandırdık:
“Kıbrıs Türk’tür, Türk’ün öz yurdudur ve ilelebet Türk kalacaktır!” 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
#YKS2026 sonuçları açıklandı.
Sınava giren tüm gençlerimizi emeklerinden dolayı tebrik ediyor, sonuçların kendileri ve aileleri için hayırlı olmasını diliyorum.
Sevgili Gençler,
Şimdi önünüzde önemli bir tercih dönemi var. Tercihlerinizi yaparken ilgi duyduğunuz, yeteneklerinize uygun ve gelecekte severek çalışacağınız alanlara yönelin.
Unutmayın; bir sınav sonucu hayatınızın tamamını belirlemez. Hedeflerinizden vazgeçmeyin, kendinize güvenin ve çalışmaya devam edin.
Sizler bizim geleceğimiz, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın teminatısınız.
Tercih yapacak tüm gençlerimize başarılar diliyorum.
Yolunuz, bahtınız ve geleceğiniz açık olsun. 🇹🇷
Ülkü Ocakları olarak Kayseri’de, il teşkilatlarımızın katılımıyla ortaöğretim teşkilatlarımız ve il ocak başkanlarımız arasında kano yarışları düzenledik.
Ortaöğretim Kategorisi
🥇 Mersin
🥈 Kayseri
🥉 Aksaray
İl Ocak Başkanları Kategorisi
🥇 Eskişehir
🥈 Adana
🥉 Kırıkkale
Dereceye giren teşkilatlarımızı ve yarışmaya katılan tüm arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. 🇹🇷
Ülkü Ocakları Kayseri İl Başkanlığımızın, Millî Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokol çerçevesinde düzenlediği eğitim programları başarıyla tamamlanmıştır.
Bu kapsamda; Afet Bilinci Eğitimi, İlk Yardım Eğitimi, Liderlik Eğitimi ve Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitimi programlarını tamamlayan 444 gencimiz sertifika almaya hak kazanmıştır. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan gençlerimize sertifikalarını takdim ettik.
Gençlerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. 🇹🇷 @bakiersoymhp
Kıbrıs; şehit emanetidir, mücahit mirasıdır, Türk milletinin namus meselesidir, Akdeniz’deki milli varlığımızın kalesidir.
Ada’da iki eşit millet ve egemen iki devlet vardır.
Ancak Avrupa Parlamentosu’nun 17 Haziran 2026 tarihinde kabul ettiği 2025 Yılı Türkiye Raporu, Avrupa’nın Kıbrıs meselesinde ne derece taraflı, tarihi gerçeklerden kopuk ve Rum-Yunan tezlerinin tesiri altında ikiyüzlülük yarışında ne kadar ileri gidebileceğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Kıbrıs Türk halkını egemen bir halk olarak değil, yalnızca Ada’nın “meşru bir topluluğu” olarak tanımlayan bu Rapor; Türkiye’ye Kıbrıs Türklerine “siyasi alan açması” çağrısında bulunmakta ve tüketilmiş federasyon modelini tek çözüm seçeneği olarak dayatmaktadır.
Kıbrıs Türklüğüne istikamet tayin edecek irade, Brüksel’de değildir!
Bu irade; Türk Mukavemet Teşkilatı mücahidinin yıllarca terk etmediği mevziisinde, şehitlerimizin kanıyla sulanan Ada toprağında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Kıbrıs’ta ortaya koyduğu kararlı müdahalede ve Kıbrıs Türklerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kuran kudretindedir.
Kıbrıs Türküne azınlık gömleği biçen, Türkiye’nin Ada’daki meşru varlığını hedef alan ve KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatıyla İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde geliştirdiği münasebetlerden rahatsızlık duyan Avrupa Parlamentosu’nun değerlendirmeleri bizim açımızdan siyaseten sakat ve yoklukla maluldür.
Yıllardır farklı isim ve ambalajlarla tedavüle sokulan, fakat özünde Kıbrıs Türkü’nü Rum idaresine tabi bir unsur haline getirmeyi amaçlayan federasyon düşleri bayatlamıştır.
Kıbrıs Türklüğünün müktesep haklarını, egemen ve eşit statüsünü yok sayan hiçbir yaklaşımın adil ve kalıcı bir çözüme hizmet etmesi mümkün değildir.
Kıbrıs Türkünün Rum idaresi altında azınlık statüsüne boyun eğmesi düşünülemeyeceği gibi, egemen eşitliğinin teyit ve tescil edilmesi de ertelenemez bir hak ve tarihi sorumluluktur.
Kıbrıs’ta iki ayrı devlet varlığının kayıtsız, şartsız, tartışmaya kapatılarak kabul edilmesi; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası statüsünün diğer devletler nazarında tescil edilmesi kalıcı barışın yegâne anahtarıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünü ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutluyor; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı, aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi şükranla ve dualarla yad ediyorum.
Tarihi Harekât kararını cesaret ve kararlılıkla alan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ı rahmet ve minnetle anıyor; bu kararı eşsiz bir kahramanlık ve vatan sevgisiyle sahada zafere taşıyan şanlı Türk Silahlı Kuvvetlerimize şükranlarımı sunuyorum.
Kıbrıs Türk’tür, Türk’ün öz yurdudur ve ilelebet Türk kalacaktır!
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Kıbrıs Türkü, Ada’nın asli sahibidir. Lala Mustafa Paşa’nın serdarlığında yürütülen Osmanlı Devleti Kıbrıs Seferi’nin, on bir aylık muhasaranın ardından 1 Ağustos 1571’de Mağusa’nın fethiyle tamamlandığı ve Türk varlığının Ada’da kök saldığı günden bugüne Kıbrıs Türkü; kendi kaderini tayin etme iradesine sahip egemen bir halk, büyük Türk milletinin koparılamaz ve vazgeçilemez bir parçasıdır.
Bu tarihî hakikat; asırlar boyunca süren kuşatmaların, kanlı saldırıların, yokluk ve yoksunlukların içinden geçerek, vatanını ve bayrağını canından aziz bilen; şehadet mertebesine ve Resûl-i Ekrem’in komşuluğuna erişme niyazıyla cepheye koşan bahadırların yazdığı destanlarla tahkim edilmiş ve bugüne kadar taşınmıştır.
Helenist yayılmacılığın Kıbrıs Türkünün canına, malına, namusuna ve milli kimliğine kastettiği yıllarda; köyler kuşatılmış, ocaklar söndürülmek istenmiş, kadın ve çocuk demeden siviller hedef alınmış, Ada’da Türk milleti soykırıma uğratılmıştır.
Böylesi bir vahametin içinden doğan Türk Mukavemet Teşkilatı; dağınık milli iradeden müşterek bir ülkü doğuran, ülküyü askeri disiplin ile birleştiren, Ada’da Türk milletinin çaresizlik dehlizlerinde kaybolmasını önleyen, bağımsızlık ve hürriyet sevdasını mücadeleyle yüreklerde diri tutan milli bir mukavemet karargâhı olmuştur.
Rum-Yunan hattının emperyalist arzularına karşı dirayetini, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 20 Temmuz 1974’te Ada’ya müdahalesine kadar kesintisiz sürdüren Türk Mukavemet Teşkilatı; Kıbrıs’ta yazdığı destanla, isimleri çoğu zaman bilinmese de cesaretleri milli hafızamıza silinmemek üzere kazınan kahraman mücahitlerimizin şahsında ölümsüzleşmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetlerince icra edilen Kıbrıs Barış Harekâtı; Kıbrıs Türkünü imhaya, Ada’yı ilhaka, Türk varlığını inkâra ve Rum-Yunan tahakkümünü ihyaya yönelen istilacı zihniyete karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Lefkoşa’nın kalbine indirdiği çelikten bir yumruktur.
Türkiye’nin uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri uyarınca gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı’nın yalnız Kıbrıs Türküne değil, Ada’nın tamamına barış ve istikrar getirdiği gerçeği; Rum-Yunan zihniyetiyle onların hamileri açısından hazmı ne kadar güç olursa olsun, yarım asrı aşan sükunetin su götürmez gerçeğidir.
Bugün Türk askerinin Ada’daki varlığını tartışmaya açanlar, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünü sulandırmaya çalışanlar ve 20 Temmuz 1974’te yazılan destanı, sözde işgal söylemiyle karalamaya kalkışanlar; Harekâttan önce akan Türk kanını, yakılan köyleri, dağıtılan aileleri, Rum-Yunan ikilisinin yol açtığızulmü bilinçli olarak hasıraltı etmektedir.
Türk askerinin Ada’daki mevcudiyeti; yeni saldırıların önünü kesen caydırıcılığın, Kıbrıs Türkü’nün güvenliğinin ve Doğu Akdeniz’deki barış ikliminin yegâne sigortasıdır.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde; Akdeniz’in bağrına Türk milletinin irade mührünü vuran aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle; kahraman gazilerimizi şükran ve hürmetle anıyorum.
20 Temmuz 1974; Türk milletinin barış arzusunu boyun eğiş zannedenlere karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kudretini, Kurtuluş Harbi’nden sonra bir kez daha yedi cihana gösterdiği tarihi bir safhadır.
20 Temmuz 1974; Kıbrıs Türkü’nü yurdundan söküp atmayı, Ada’yı köhne Enosis masallarıyla Yunanistan’a bağlamayı ve Doğu Akdeniz’deki Türk varlığını tasfiye etmeyi amaçlayan kanlı hesabın paramparça edildiği milli bir hüküm günüdür.
O gün Türk askeri, Rum-Yunan zihniyetinin asırlık ilhak saplantısını tarihin karanlık sayfalarına hapsetmiş; miadı dolmuş Enosis hülyasını ve yayılmacı emellerini Akdeniz’in sularına gömmüştür.
Aziz Türk milleti, Kıbrıs Türkü kardeşlerinin kanını yerde koymayacağını, sancağını sahipsiz bırakmayacağını, istikbalini Rum-Yunan zulüm cephesinin insafına terk etmeyeceğini; karşısındaki ittifakın genişliği, tehdidin büyüklüğü ve diplomatik baskıların ağırlığı ne olursa olsun tarihi ve milli sorumluluklarından geri adım atmayacağını bütün dünyaya göstermiştir.
Kıbrıs; Anadolu’nun güneydeki emniyet hattı, Doğu Akdeniz’deki milli hak ve menfaatlerimizin kilit noktası, şehit kanlarıyla vatan kılınan bir Türk yurdu, mazinin emaneti ve milli varlığımızın devamlılığıdır.
Ankara ile Lefkoşa’nın kaderi birbirinden ayrılamayacağı gibi, Kıbrıs Türkü’nün güvenliğiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin asayişi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenliğiyle Türk milletinin Akdeniz’deki itibarı da birbirinden kopartılamaz.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Ülkü Ocakları Kayseri İl Başkanlığımızın düzenlediği Koramaz Vadisi Bisiklet Turu ve Doğa Yürüyüşü programına, MHP Kayseri Milletvekilimiz Sn. Baki Ersoy ile birlikte katılım sağladık.
Doğayla iç içe gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı etkinlikte, gençlerimiz ve dava arkadaşlarımızla bir araya gelerek birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirdik 🇹🇷
Bağımlılıkla mücadele, geleceğimizi koruma mücadelesidir.
TASAV tarafından düzenlenen “Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık” Sempozyumu, 18 Temmuz 2026 tarihinde ATO Congresium’da gerçekleştirilecektir.
Bağımlılığa karşı ortak aklı ve bilimsel yaklaşımı güçlendirecek bu önemli programa tüm vatandaşlarımız davetlidir. @ifarukaksu
Rüzgâr belki sert esecek, yollar sarpa saracak; zaman zaman hissenize o kurt yalnızlığı düşecek, bazen kimse sizi anlamayacak, ne kadar dil dökseniz de anlaşılmayacaksınız.
Güneşli günlerin yolcuları, şen sofraların misafirleri, düz yolların heveslisi değil; çetin zamanların nöbetçileri, puslu havalarda ocaklarının bekçileri, Türk Milliyetçiliği davasının yegane hancısı olacaksınız.
Liderim, Genel Başkanım
Sayın Devlet BAHÇELİ…