😢 Yan Diomande'nin kız kardeşi 15 yaşında hayatını kaybediyor ve turnuva başlamadan onun için bir mektup yazıyor.
Okurken gözümden yaş geldi, çok kötü oldum. Mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin!
"Birinin bana sahte bir United forması aldığını ve arkasına siyah keçeli kalemle Ronaldo 7 yazdığımı hatırlıyor musun? Oturup Fransa’ya yerleşme hayalleri kurduğumuz zamanları hatırlıyor musun?
Alışverişe çıkacağımızı, kendimize ait bir evimiz olacağını, arabaları ve büyük bir evi olan zengin bir futbolcu olacağımı ve senin hiçbir şey için endişelenmek zorunda kalmayacağını...
Herkes benimle dalga geçerken, benim bir sonraki Cristiano olacağıma her zaman inanan tek kişi sendin.
Beni Bournemouth’ta, Chelsea’de, Rangers’ta, Olympiakos’ta, Crystal Palace’ta denemelere aldılar... MLS’in yedek takımları bile beni istemedi.
Nedenini bile bilmiyelim. Vizem bitti. Hayalim son buldu. Beni Afrika’ya geri gönderdiler ve birlikte ağladık.
İnanmaktan asla vazgeçmeyen tek kişi sendin. Birkaç hafta sonra Leganés ile sözleşme imzaladım ve bu kez çok farklı gözyaşları döktük.
Bugün ise hiçbir şey hissetmiyorum. Sanki artık insan bile değilmişim gibi. Sen öldüğünden beri içim bomboş.
Telefonu açtım ve şoku hafifletmeye bile çalışmadılar. Hiçbir duygu yoktu. Sadece: 'Kız kardeşin gitti.' Bir partide bardağına bir şey koymuşlar ve bir daha hiç uyanmamış. Gitti. Henüz 15 yaşındaydın. 15 yaşında.
Yarın Dünya Kupası için yola çıkıyoruz. Gerçekten. Erkek kardeşin Fildişi Sahili için oynayacak; Drogba gibi, Yaya gibi, Gervinho gibi.
Her gol attığımda, tüm dünyanın senin adını öğrenmesini sağlayacağım. Öngördüğün şeyi gerçekleştireceğim, yemin ederim. Haklı olduğunu kanıtlayacağım ya da bunu denerken öleceğim."
"Özellikle onlar için iyi bir futbolcu olmak istiyorum. Bu yüzden takım arkadaşlarım bana 'Neden bu kadar çok koşuyorsun?' diye sorduğunda onlara şöyle cevap veriyorum:
Koşmak zorundayım. Her zaman... Çünkü durursam düşünürüm. Ve buna gücüm yetmez..."
samimiyetin s’sini sezdiğim andan itibaren dünyanın en kolay insanlarından bir tanesiyim ama ufak tefek böyle oyun oynama halini anladığım an itibariyle kim olursa olsun çok umrumda da değil hiç umrumda değil hatta
lotte’nin şu sözleri de dikkat çekiciydi. niçin ben, werther? ille de ben, niçin bir başkasına ait olan ben? ille de ben? korkarım, korkarım, bu arzuyu sizin için bu kadar cazip kılan şey, bana sahip olmanızın olanaksızlığıdır”
Ulaşılmaz olanın yarattığı arzu..
"Akıllı bir adam kendisine karşı acımasız değilse gururlu da olamaz, bense sınırsız gururum yüzünden kendime hiç acımıyor, nefret edercesine küçümsüyor herkesin de bana aynı gözle baktığını düşünüyordum."
Birisiyle tanışmak, aşık olmak ve onun da size aşık olması. Karşılıklı hayranlık, merak ve tutkuyla hızlıca derin bir bağlantı kurmak. Hayatta gerçekleşen tek mucize. Bir gün bitse bile bu mucizeyi deneyimlemek büyük şans.