Ağır hasta mahsus Abdullah Tırpan'ın kızı:
"Babamın hem ayağındaki damarlara hem de boynundaki sol şah damarına anjiyo yapılacak. Yanında biz olmadan hastanelere götürüp, yatış yapmadan geri getiriyorlar. 73 yaşındaki babamızın artık tahliye edilmesini istiyoruz. Dayanacak gücü kalmadı."
AbdullahTırpan HapisteKalamaz
KHK kıyımının en ağır günlerinden biriydi 1 Eylül 2016 672 sayılı KHK ile bir gecede 50 binden fazla insan kamudan ihraç edildi. OHAL döneminde çıkarılan 32 KHK, yalnızca insanların işlerini değil; hayatlarını, ailelerini ve geleceklerini de hedef aldı. Aradan yıllar geçti, bu büyük hukuksuzluk hâlâ sona ermedi.
#KıyımHükmündeKararname
KHK'lıların sesini artık KHK'lılar bile duymuyor. Oysa masum gençler hapisteyken
Durmak yok.
Vazgeçmek yok.
Yorulmak yok.
Kabullenmek yok.
#KHKlarİptalEdilirse
HAYATINI KAYBETTİ
Çok üzgünüm. Uğur Öztaş (90) amca bugün İzmir’de vefat etti. Öztaş sapasağlam girdiği cezaevinden felçi çıktı, zor bela geçtiğimiz aralık ayında tahliye edilmişti. Yatalak halde 9 ay yaşadı. Mekanı cennet olsun, gerçekten üzgünüm. Çok değerli bir insandı.
Bugün günlerden KHK’lı Komiser Yardımcısı Mustafa Kabakçıoğlu…
6 yıl önce bugün, Gümüşhane E Tipi Cezaevi’nde plastik bir sandalyenin üzerinde ölü bulundu. ‘Cinayetin’ üzeri, Adalet Bakanlığı tarafından itinayla kapatıldı.
O sandalyede yalnızca Kabakçıoğlu değil, adalet de can verdi.
Yaşlısından gencine hapiste birçok hasta var. Kimi kanser, kimi MS, kimi böbreğini kaybetmek üzere. Hasta tutukluları serbest bırakın!
KHK'lı öğrt. Asuman Birinci
KHK'lı öğrt. Nermin Varol
Abdullah Tırpan
Erol Şengök,
KHK'lı katip Mehmet Parlak
KHK'lı Mehmet Gürler,
KHK'lı Mustafa Özcan Çay
İbrahim Halil Al
HastaMahpusa SesOl
BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre çocukları ilgilendiren her kararda çocuğun üstün yararı temel bir ölçüt olmalı.
4 yaşındaki Utku, 10 ay boyunca annesi Havva Keklik ile birlikte cezaevi koşullarında kaldı. Şimdi özgür ancak annesi hâlâ cezaevinde.
Hapis yatan, sonrasında annesiz bırakılan Utku’nun üstün yararı gözetildi mi?
@barisyarkadas
UtkununAnnesine Özgürlük
Utku henüz Dört yaşında. Çocukluk yıllarını annesinden ayrı geçirmek zorunda bırakılmamalı. Çocuğun üstün yararı ve aile hayatına saygı ilkeleri gözetilerek bu ayrılığa son verilmelidir
Utku annesine kavuşsun çocukluğunu annesiyle yaşayabilsin.
UtkununAnnesine Özgürlük
@muratagirel
Utku’nun cezaevinde annesiyle kalmak ile dışarıda annesiz büyümek arasında bırakılması, çocuğun üstün yararının yalnızca koşulları değiştirmekle değil, annesiyle özgürce evinde yaşayabilmesini sağlamakla korunacağını gösteriyor.
UtkununAnnesine Özgürlük
300 gün hapishane şartlarında kalan Utku, artık babasının yanında.
Haksız gerekçelerle tutuklanan annesi Havva Keklik'in masumiyeti AİHM kararlarıyla ispatlı ancak hâlâ mahkum...
Aile bütünlüğü gözetilmeli, Utku annesine kavuşmalıdır.
@myeneroglu
UtkununAnnesine Özgürlük
Utku 4 yaşında.
Annesi Havva Keklik 10 Eylül 2025'ten beri Sincan Cezaevinde.
Annesi ile birlikte 300 gün tutsak kaldığı hapishaneden cezaevi koşulları nedeniyle ayrıldı.
Şimdiye kadar cezaevinde büyüyordu şimdi ise annesiz büyüyor.
UtkununAnnesine Özgürlük
BU NASIL VİCDANSIZLIK!
Şu fotoğraf o kadar çok içime dokundu ki... Masum kadınları rencide ederek toplumun önüne atan bu hukuksuz düzenin sorumlularından bir gün hukuk önünde elbette hesap sorulur. Allah büyüktür.
KHK’lı dikiş nakış öğretmeni Fatma Aşık bugün Edirne’de tutuklandı. Sıradan bir öğretmeni, büyük bir “terörist” yakalamış gibi fotoğraflayıp medyaya servis ediyorlar. Oda TV, A Haber ve benzeri iktidar medyası da servis edilen bu fotoğraf üzerinden kadını hedef gösteriyor.
Fatma Aşık’ın Temmuz 2016’da Nevşehir Halk Eğitim Merkezine ataması yapılmış, ancak 1 gün bile çalışamadan KHK’yla ihraç edilmiş. Bu kadını neyle suçlayacaksınız? Dini sohbetlere katılmakla mı? Bir öğretmeni terörist gibi teşhir etmek nasıl bir utanmazlık, nasıl bir vicdansızlıktır!
https://t.co/7r8PJRwZ6O
Bazı hikâyeleri dinlerken insan kendi hayatından cümleler duyuyor…
Bu doktorun anlattıkları da bana bunu hissettirdi.
Hukuksuzluklar nedeniyle ülkesinden ayrılmak zorunda kalmış. Yeni bir ülkede, yeni bir hayatta yeniden başlamış. Ama yaşadıklarına rağmen üretmeye, çalışmaya ve insanlara faydalı olmaya devam etmiş.
Ben de benzer bir hikâyenin içinden geçtim.
Bir insanı ülkesinden uzaklaştırabilirsiniz…
Alıştı��ı hayatı, çevresini, düzenini geride bırakmaya zorlayabilirsiniz.
Ama emeğini, bilgisini, karakterini ve yeniden başlama iradesini elinden alamazsınız.
Belki de insanı güçlü yapan tam olarak budur:
Yaşadıklarının sizi tanımlamasına izin vermeden, yolunuza devam edebilmek.
Onu dinlerken kendi yolculuğumu da yeniden düşündüm.
Ve bir kez daha şunu hissettim:
Hayat bazen elimizden çok şey alabilir.
Ama biz vazgeçmediğimiz sürece, yeniden üretmenin ve yeniden başlamanın her zaman bir yolu vardır.