@diaryofcddc Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez.
Lokman Suresi, 18. Ayet
MY'nin tarih ile hiç alakası yok, hep entrika ve meme gösteriyorlardı. Kanuni o kadar sarayda mı kaldı ömrü seferlerde geçti. FSM'yi drakula ile güreştirip tarihi gerçeklik yakalamaları gururlandırdı, dizi böyle çekilir. Gelecek sezon da İskender beyi tek elle boğup öldürmesini bekliyoruz...
Muhteşem Yüzyıl’da mesela Süleyman ve Şarlken’i güreştirseler ne kadar saçma olurdu demi? Sövüp saydığınız MY ekibi sırf Mohaç Savaşını doğru çekebilmek için sezon finali vermişti ve gerek Layoş’un ölüm şekli gerek Süleyman’ın ona atının üstünde kibirle bakması gerek kibrinden arınmak için geceyi kazdığı mezarda yatması tüm Trt tarih dizilerini tekler.
⚫️ Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
“Birisi Kürt’üm, Çerkes’im, Arnavut’um deyince özgürlük, demokrasi oluyor, ben Türk’üm deyince ırkçılık oluyor.”
“Türklere Türkiyeli deyin diyorlar. Sanane? Ben kimliğimi ifade etmek istiyorum.”
dalga geçiyorum kardeşim, tarihi gerçeklik dizide aranmaz, belgesel veya akademik doküman değil bu. dizi-film eğlence, sosyal etkileşim ve sanatsal haz aracıdır. my de gayet kaliteli bir dizi çalışmasıdır. trt dizileri biraz ego mastürbasyonuna kaçıyor. orada da maddi kar ettiriyor mu ona bakarım. yapım ekibi izlettirip para kazanıyor mu? kazanıyor, gerisi boş. isteyen izler isteyen izlemez.
dalga geçiyorum kardeşim, tarihi gerçeklik dizide aranmaz, belgesel veya akademik doküman değil bu. dizi-film eğlence, sosyal etkileşim ve sanatsal haz aracıdır. my de gayet kaliteli bir dizi çalışmasıdır. trt dizileri biraz ego mastürbasyonuna kaçıyor. orada da maddi kar ettiriyor mu ona bakarım. yapım ekibi izlettirip para kazanıyor mu? kazanıyor, gerisi boş. isteyen izler isteyen izlemez.
Asıl bu düşünce ırkçılıktır. Her konuda olduğu gibi, bir şeyi sürekli ağzında sakız yapan zihniyet çoğu zaman o düşüncenin en büyük taşıyıcısıdır.
Ne olacaktı? Bu topraklarda doğup büyüyen, bu ülkenin vatandaşı olan, bu ülke için şehit ve gazi veren insanlar; hiçbir hukuki bağı olmayan Gürcistan’a, Ermenistan’a, Bulgaristan’a ya da başka bir ülkeye mi bağlılık hissedecekti? Onların dilini mi konuşacak, onların kimliğiyle mi kendini tanımlayacaktı?
Yaşadığı ülkenin vatandaşına Türk denir. Türkler tarihin hiçbir döneminde dar anlamda ırkçı, kavimci bir toplum olmamıştır. Aksine farklı kavimleri içine alarak büyümüş, bazıları da başka ulusların içinde erimiştir. Bu sebeple kendini Türk ulusuna, Türk kimliğine ve bu ülkenin kaderine ait hisseden herkes Türk’tür.
Pragmatik açıdan bakıldığında da güçl�� ve büyük bir ulusun parçası olmak gayet mantıklıdır. Bu kazan-kazan meselesidir. Küçük küçük kimliklere, kabilelere, mikro uluslara bölünmek ise güç değil, zayıflık üretir. Kafkasların ve Balkanların bugünkü parçalı hali ortada. Tek bayrak ve ortak ulus bilinci altında birleşebilseler, bugünkünden çok daha güçlü ve müreffeh olurlardı.
Kabileciliğin kimseye faydası yoktur.
Asıl bu düşünce ırkçılıktır. Her konuda olduğu gibi, bir şeyi sürekli ağzında sakız yapan zihniyet çoğu zaman o düşüncenin en büyük taşıyıcısıdır.
Ne olacaktı? Bu topraklarda doğup büyüyen, bu ülkenin vatandaşı olan, bu ülke için şehit ve gazi veren insanlar; hiçbir hukuki bağı olmayan Gürcistan’a, Ermenistan’a, Bulgaristan’a ya da başka bir ülkeye mi bağlılık hissedecekti? Onların dilini mi konuşacak, onların kimliğiyle mi kendini tanımlayacaktı?
Yaşadığı ülkenin vatandaşına Türk denir. Türkler tarihin hiçbir döneminde dar anlamda ırkçı, kavimci bir toplum olmamıştır. Aksine farklı kavimleri içine alarak büyümüş, bazıları da başka ulusların içinde erimiştir. Bu sebeple kendini Türk ulusuna, Türk kimliğine ve bu ülkenin kaderine ait hisseden herkes Türk’tür.
Pragmatik açıdan bakıld��ğında da güçlü ve büyük bir ulusun parçası olmak gayet mantıklıdır. Bu kazan-kazan meselesidir. Küçük küçük kimliklere, kabilelere, mikro uluslara bölünmek ise güç değil, zayıflık üretir. Kafkasların ve Balkanların bugünkü parçalı hali ortada. Tek bayrak ve ortak ulus bilinci altında birleşebilseler, bugünkünden çok daha güçlü ve müreffeh olurlardı.
Kabileciliğin kimseye faydası yoktur.
1/3 den daha fazladır, psikodinamik terapi ekollerinde tecavüz kurbanlarının çoğunun bu durumdan cinsel uyarım aldığını açıkça belirtir. Belirttiğin gibi terapinin adımlarımlarındam biri de bu uyarım hakkındadır. Fakat bu durumun rezil bir suç olduğunu aklamaz. Suçlular en ağır şekilde cezalandırılmalı, madurlar en uygun şekilde rehabilite edilmelidir.
Mesela ortalama bir Türk buna bakınca bu tiyatroyu Yunanların yaptığını zannediyor. Oysa bu, Likyalıların yaptığı bir tiyatro. Yani Anadolu’nun yerli halklarından birinin eseri.
Bugün yapılan DNA testlerinde de Anadolu Türklerinde ortalama olarak çok yüksek oranda yerli Anadolu kökeni görülüyor.
Eğer Orhun Yazıtları için “Bunu benim atalarım yaptı” diyebiliyorsan, Antiphellos Antik Tiyatrosu için de “Bunu benim atalarım yaptı” diyebilmelisin.
Biz Anadolu Türküyüz.