TARİH 22 ŞUBAT 2026!
Ferhat Gündoğdu konusunda @ToSportsResmi ‘ta yaptığımız #TekKale yayınında her şeyi açık açık anlattığım ilk yayın budur!
İşte yayının o bölümü ve işte o kesit!
Ferhat Gündoğdu kim mi?
Cevabı!
https://t.co/CQonDSX7hD
Bu ülkeyi ayakta tutan, 23 yıllık AKP iktidarında her ne kadar iyice eriyip kolu bacağı kırılsa da orta sınıftır. Ülkenin bütün yükünü bu sınıf çeker. Vergilerini öderler, suç işlemekten kaçınırlar, trafik kurallarına bile en çok bunlar uyar. Haliyle bu koca ülkenin bütün yükü de orta sınıfın omuzlarındadır.
İyi incelediğiniz zaman, güzel ve insanca bir hayat yaşamak hususunda da en talepkâr olan sınıf da bu sınıftır. Tatil yapmayı bunlar ister, düzgün bir arabaya binmeyi bunlar talep eder, kültür-sanat etkinliği talebi daha çok bunlardan gelir. İyi bir mekanda yemek yemek, iki kadeh bir şey içip arkadaşlarıyla muhabbet etmek, stadyumda bir derbi izlemek, bir antik kent ziyaret etmek vs. gibi taleplerin çoğunu orta sınıftan görürsünüz. Bunların ekseriyeti de muhaliftir. Çoğunlukla ülkenin sahil hattı ve İstanbul'da yaşarlar.
AKP'nin sırtını yasladığı Anadolulu muhafazakar kesiminse çoğunlukla böyle talepleri yoktur. Takımlarının maçını kaçak yayın bulup 144P izlerler ve bunu yaparken telefonlarına virüs bulaştırırlar. Sinemaya gidip film izlemezler, merakları varsa korsan bulmaya çalışırlar. Kaçak alkolden en çok kör olan bunlardır. İmkanları olsa hepsi Suriye'den gelen, tek dalı 10 sigaraya denk, zift gibi kaçak sigara içerler. Sosyalleşme anlayışları bile bir odaya 20 kişi doluşup orada olmayanları çekiştirdikleri akraba buluşmalarıdır. Piknik anlayışları bile bir dağın başına gidip tavuk kanadı kemirmektir ki giderken de 10 kişi balık istifi doluştukları, zor çekiş yapan ve baskı balatası "Ya sabır amına koyayım ya sabııııır!" diye bağıran bir Renault-12 yahut Broadway kullanırlar. Çoğunun arabasının muayenesi olmaz, bu yüzden polis çevirmesine girmemek için şehrin bütün sokaklarını ezberlemişlerdir. Yedikleri en lüks meyve elma, en iyi tatlı Centro muzlu gofrettir ki onu yiyene kadar Çernobil'in erimiş reaktörünü yalayın daha iyidir.
Bu devlet tüketimle döner. Çünkü büyük markalar çıkaramamıştır. ABD gibi bir Apple'a, Microsoft'a, Güney Kore gibi bir Samsung'a sahip değildir. Rusya gibi bütün dünyadan izole edilseler bile kendi kendilerine yetecek devasa doğal kaynakları ve gıda üretim imkanları da yoktur. Bu yüzden aklına gelen her şeye vergi koymak, bir çocuğa alınan bir adet çikolatadan bile 2 lira vergi cukkalamak üzerine bir sistem vardır. Yapılan her alışveriş, devletin kasasına para girmesi demektir. Bütün devlet kurumları bu parayla döner, geçiş garantili ucube projelere ya da AKP'li badem bıyıklı yandaşların çocuklarının altındaki arabalara bu paralarla kaynak yaratılır. Harcama yoksa, alışveriş yoksa, vergi de yoktur. Vergi yoksa hazine boştur, en nihayetinde devlet de yoktur.
Ülkeyi ayakta tutan ama her seferinde de Anadolu muhafazakarlarının götten göte Çankırı'dan öte dünya görüşlerine boğdurulan orta sınıf, ilk defa elindeki gücün farkına vardı ve boykot yapma kararı aldı. Biz bunu oldukça etkili bir yöntem olarak görmekteyiz. Şayet fire verilmez, düzenli uygulanır ve gereği yapılırsa bu metod AKP'yi dut ağacı gibi silkeler. Siyasal İslam'ın dini imanı, Allah'ı kitabı paradır. Para olmadığı zaman hepsi bokuna basmış ayı gibi olur, gecenin köründe "Milli ekonomiye saldırı vaaaaar." diye yangın yaparlar. Bu saatten sonra ya Ukrayna gibi komple dışarıdan gelecek sadakalara muhtaç olur ya da gümbürdeyerek devrilirler.
Orta sınıf ilk kez gücünün farkına vardı, sonuna kadar destekliyor ve sonuçlarını merakla bekliyoruz. -SON-
Ben İmamoğlu haklı mıdır haksız mıdır bilemem ama şunu bilirim; bu iktidar haklı olsaydı şu geçtiğimiz 5 günde İmamoğlu’nun çarşaf çarşaf yolsuzluklarını somut delillerle bağırta bağırta tüm basında ifşalatırdı.