Görünmeyene, bilinmeyene, duyulmayana, tadılmayana, koklanılmayana,
dokunulmayana hayran olduğum için onu sürekli varoluşa çekiyorum. Bu yüzden evren genişliyor.
İnsan diğer insanların nesnel taraflarını kendi nesnel tarafları üzerinden gördüğü için hep bir kopukluk, ayrılık, tam bir uyuşmama halini deneyimleyecektir. Dışsal birlikteliği yakalamak için hep bir çaba halinde kalarak zorlamayla hareket edecektir.
İnsan bir an yalnız kalmaya tahammül ederek kendi nesnelliğinden tam bir ayrışma halini yakaladığında özüne ulaşır. Bu öz sayesinde insanlara hatta tüm varlıklara mesafesiz olduğunu görür. İnsana verilen öz en büyük hediyedir. Onun sayesinde her şey çabasız elde edilir. Özden edinilmeyen her nesne için sonsuz çaba sarf edilir. Çünkü ne yaparsak yapalım özü hak edemeyiz o bir hediyedir. Sadece hediyeyi vereni her an hatırlayarak hediyeyi kabul etmekten utanç duyma durumunu aşabiliriz.
Bir gün kendine kapıyı sonuna kadar açtığında ailen, sevgilin, evin, dilin, dinin, fikrin, cinsiyetin ve kurtarıcın sevgi olacak. Seni tamamen sevgi dolduracak.
İnsan kendi varlığına tehdit olarak algıladığı her şeyin kontrolü altına girer. Eğer hiçbir dışsal koşulun kendi öz varlığına zarar veremeyeceğinden emin olursa bu farkındalıkla her koşulu kabul ederek her varlığın özgürleşmesine katkıda bulunur.
İnsan, güzellikten de çirkinlikten de sıkılır. Güzelliğe alışınca
çirkinlik daha çekici gelir. Çirkinlikle çatışırken sıkılma halini bir süreliğine unutur.
Aşka değil kelepçelere sadıksın. İlk başta kendini unutarak bize ihanet ettin. Kendimize daha da yakınlaşmamız gerekirken daha da uzaklaştık. Şimdi en çok benden nefret ediyorsun. Kendine geri dönüp beni orada bulana kadar aşkın lanetli olacak. Bütünü kapsamayan her aşk sonludur.
Tüm dereceler, yasalar, hazlar ve acılar sensiz anlamsız Tanrım. Yaşamın ne kaynağı ne sebebi bunlar. Melekler ve şeytanlar senden habersiz, hiçbir güce sahip değiller. İsteyene ateş isteyene ferahlık versinler. Ben artık onlardan hiçbir şey istemiyorum çünkü benden daha çaresiz bu varlıklar. Benim çarem kendimi(herkesi) seninle buluşturmamda.
Dışarıdaki her şey evinde mevcut. Bunu idrak edebilmen için kendi parçan arzuyla senden koparılarak bir nesneye dönüştürülmeli. O nesnenin yarattığı ayrılık acısı tam olarak hissedildikten sonra arzu susarak nesnenin tekrar senin varlığına dönmesine izin verecektir.
Esas canı bedenler dışında gördüm. O yaşamın kaynağı olduğu için bir şeyler aramıyordu. Sonsuz karanlığa ışıkla resimler yapıp korkmadan onları silebiliyordu. Ne onlara esir oluyor ne de onları kendine esir ediyordu.